ELEŞTİRİ

Orhan Koçak ve Cansever:

‘Kant’a dönüş’te son aşama 

“Koçak, Türk şiirinin belirli bir kesitinin karşılaştırmalı/okutmalı bir panoramasını sunarak, Kant estetiğine çok özel bir noktadan giriş yapıyor. Haliyle, 'ben güzel şiir yazmak istemiyorum' diye ilan eden Edip Cansever’i diğer ediplerden ayırıp, ‘güzel’in içinden alarak ‘yüce’nin tahtına yerleştiriyor.”

DENEME

Le Clezio’nun Amerika’ları

“Elli yıl önce beni farklı yolculuklarına götüren Le Clézio’nun yazdığı yeni kitapları hemen okumak istemişimdir. 1970’lerin ortalarında Le Clézio ile başlayan yolculuğuma bir anlamda geri dönüş yaptım; bu kere 'Amerika’ların' eserlerindeki izlerini tekrar bulmak için...”

SÖYLEŞİ

Anne Enright ile Çitkuşu üstüne:

“Dünyaya sahip olduğumuzu sanıyoruz.

Dil de bu sahiplenmenin ilk eylemi...” 

“Nell’in ve kitabın yaptığı şey dile veda etmek aslında. Dünyayı betimleyici ve sahiplenici unsurlardan arındırarak kendi haline bırakmak. Dünyaya sahip olmanın da ötesinde bir şey bu.”

SÖYLEŞİ

Serdar Soydan'la Lütfen Alkışlamayın'a dair:

Giderek toksikleşen, iki tarafa da zarar veren bir aşk ilişkisi

“İnsanlar, toplumlar, ilişkiler ve bu ilişkilerdeki açmazlar kolay kolay değişmiyor. Lütfen Alkışlamayın biyografik bir dönem romanı ama bugün yaşananlar da o zaman olup bitenlerle neredeyse birebir aynı.”

DENEME

Pollyanna kurdun karnında:

İyimserlikten daha iyisi, trajik umut

“Kâr cetvellerinin, banka kredilerinin, ev taksitlerinin ve mutluluk endekslerinin hesaplandığı bu düzende; belki de iyimserliğimizi sahici bir düşünmeye değil de, bütünüyle bu mekanik hesaplamaya borçluyuzdur.”

İNCELEME

Büyümenin, büyüyememenin ve

büyümeyi reddetmenin romanları

Bir genç vardır; içine doğduğu hayat ona yetmez. Ailesiyle, çevresiyle, kendisiyle uyuşamaz. Ne istediğini bazen bilmez, bazen bulur ama istediği gibi olmaz. Hata yapar, âşık olur, kaybeder. Sonunda elinde kim olduğuna dair bir hikâye kalır. Edebiyat bu soruyu bildungsroman adını verdiği türde yüzyıllardır soruyor.

HER ŞEY

Bin Yayla:

Soyut makine nedir?

“Soyut makine, Bin Yayla’nın tüm kavramlarının tebarüz etmesini sağlayan kavramdır diyebiliriz. Hatta giderek Bin Yayla’nın ta kendisinin bir tür soyut makine olduğunu iddia edebiliriz.”

DENEME

Hiç okuyamayacağımız kitapların hüznü üzerine

Borges, Benjamin, Rilke, hiç okuyamayacağımız kitapların hüznü ve Zaid’in So Many Books adlı kitabı üzerine bir döşek anlatısı.

Tümünü Gör

KİTAPLAR / FİLMLER / OYUNLAR / DİZİLER / SERGİLER...

Tümünü Gör

K24’TE GEÇEN AYDAN SEÇMELER: MART 2026