SİNEMA-TİYATRO-TV

İki kalas, bir heves, sıfır bütçe

“Asıl bağımsızlık, parayla sanat arasındaki ilişkinin tek elde yoğunlaşmasını engellemekte aranabilir. Bir oyunun yaşayıp yaşamayacağına ne bakanın, ne patronun, ne sponsorun, ne de tek başına gişenin karar verebildiği bir kültür düzeni.”

SÖYLEŞİ

Ulaş Özdemir’le röportaj:

Etnomüzikolojinin farklı mercekleri

“Her müziğe eşit mesafeden bakıyorum. Dünya müzik kültürleri dersinde Gamelan müziğini de anlatıyorum, Pigme müziğini de; hepsi benim için eşit değerde. Belli bir müzik kültürü cephesinden bir şeyi yüceltmek ya da alçaltmak gibi bir derdimiz yok; şu anki kuşaktan kimsenin yok.”

DENEME

Oulu 2026’da Kayıp Zamanın İzinde:

Sömürgeci zamansallık ve Sámi temsili

Oulu 2026, Kuzeyi egzotik bir manzaraya dönüştürmek yerine, Avrupa’yı kendi merkez fikrini yeniden düşünmeye zorluyor.

İNCELEME

Tekno-Feodalizm:

Çok geç kapitalizmin mantığı

"Dijital ekonomi, yeryüzünün maddi, jeolojik belirlenimlerinden uzaklaştığı gibi ticari endüstriyel koşulları da terk etmeye meyillidir. Böyle bir kopuşu Jean Baudrillard çok önceden, daha sezgisel biçimlerde tespit etmişti.”

SİNEMA-TİYATRO-TV

Deleuze ve tiyatro (II):

Bitik ve imgenin imkânsızlıkları

“Beckett’in imgesinin, tiyatro imgesinin, yarattığı tele-tiyatro imgeselliğinin farkı nedir? Fark basittir: Bene’ye kıyasla Beckett imgeden yalnızca eksiltmeyi değil, toplu eksiltmeyi, lağvı, ilgayı anlar; imge tükenmeli, bitmelidir.”

PORTRE

Henri Michaux:

“Düşüncenin bedeni”

“Bir yazarın evreni elbette biyografisini aşıyor. Ama biyografiyi bir kenara bırakamıyorsunuz. Aile bağlarını, yaşanan ortamı, dostlukları, zorlukları, hastalıkları, geçirilen kazaları… Ayrıca Henri Michaux için 'beden' büyük önem taşıyor.”

İNCELEME

Bir Uçak Dolusu Taze Hipotalamus,

başka cehenneme gerek yok

“Kitaptaki öykülerin en ilgi çekici noktalarından biri, suçun insanı harekete geçiren tetikleyici bir unsur olmakla kalmayıp, okurun ahlaki konforunu yerinden eden, karanlık bir temas alanı olarak ele alınması.”

SÖYLEŞİ

Nazan Bekiroğlu:

“Felaket karşısında insanlıktan çıkmadan insan kalmayı öğrenebiliriz.”

Nazan Bekiroğlu’nun son romanı Dicle’nin Sandalı, 10. yüzyıl Abbasi Bağdadı'nda bir Süryani çevirmenin ve onun Müslüman eşlikçisi Prens Umman’ın etrafında; inanç, kötülük, iktidar çatışmaları ve ahlaki çökme gibi zamansız temaları bir araya getiriyor. Yazarla çeviriyi, babalar ve oğullar gerilimini ve Dicle’nin “evrensel hafıza” görevini konuştuk...

Tümünü Gör

KİTAPLAR / FİLMLER / OYUNLAR / DİZİLER / SERGİLER...

Tümünü Gör

K24’TE GEÇEN AYDAN SEÇMELER: EYLÜL 2026