• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

Miyyavv

“Marcel Broodthaers’in Bir Kedi’yle Söyleşi'sinde kedi sesine insanca öykünülmüyor, doğrudan söz ve ses kediye bırakılıyor.”

ENİS BATUR

@e-posta

DENEME

21 Mayıs 2026

PAYLAŞ

30 yıl önce “Kuş Dili” denememi yazdığımda, Hlebnikov’la sınırlıydı “zaoum”[*] konusundaki tanışıklığım, zaman içinde açıldım öteki örneklere, özellikle de İliazd’ın etrafında yapılan yayınlar aracılığıyla.

Başka canlıların seslenişleri  karşısında insanoğlu cehaletini aşmanın uzağında. Sorun, şiir sanatı düzleminde kurcalamış şairleri. Heptameron’da Ömer Hayyam’ın ku ku ku’lu rubaisini kolektif biçimde kuşatmayı denemiştik. Oradan Hlebnikov’un 1908’den başlayarak öteki seslenişlere yönelişine geçilebilir: Tilkilerle köpekler “hav hav” ve “ha ha”yla diyalog kurarlar İran eksenli (- T!) şiirinde, Zanguezi’de “mara-roma/biba-bul/uks, kuks, el…” diye konuşur tanrılar, “durak!” (ahmak!) der bütün papağanları Hlebnikov’un; şair tıpkı Hayyam gibi güvercin “gurultu”suna da kulak kesilmiştir.

Hayvan sesleri çerçevesinde, hayvan insan sesine öykünüyorsa (papağan, alakarga) ona yer vermekte zorlanılmıyor. Öbür türlü, görsel sanatlarda hayvan sesi en iyi niyetle gösteriliyor: Örneğin Gil Pellaton’da kişneme, Keith Haring’de havlama apaçık imgelenir.

Ama edebiyatta, musikide hayvan sesine insanın kendi dilinde öykünerek karşılık aradığı durum ağır basıyor. Çok sayıda canlı seslendirilmiştir yapıtlarda. Favorim kedilerse, bunun bir-iki nedeni var.

Gioachino Rossini’nin 3’ 10”‘lik olağanüstü muziplikteki Duetto buffo die due gatti’si (1825) bir öncü dokunuş. (Farklı versiyonlarına kolaylıkla ulaşılıyor, benim tercihim Montserrat Caballé’ınki).

Maurice Ravel, kedisi Mouni'yle.

Maurice Ravel’in Çocuk ve Sihirleri’ndeki (1919-1925) bir bariton ile bir mezzo-soprano’nun görkemli kedi dalaşması konuyu doruğa taşır. (Bu “miyavlama duo’su için önerim Marie Anne Lenormand-Elliot Madura ikilisi)

İliazd’ın hem UBUWEB’de, hem Zürih Kunsthalle sitesinde sesli kaydı yer alan Asino a Nolo’sunda (1918), “ai ai”li eşek anırmasının arasına bir “miyav” da karışıyor. Gonçarova’nın beş deseniyle yayımlanan metnin eleştirel basımında “ai” sesinin Rusça karşılığı “hihan”ın “bu benim” anlamına da geldiği vurgulanıyor!

Bu mini seçkinin asıl başyapıtı, tartışılmaz, Marcel Broodthaers’in Bir Kedi’yle Söyleşi (1970) başlıklı, 4’ 54” süreli, çağdaş sanata çuvaldız bir çağdaş sanat manifestosu.

Orada kedi sesine insanca öykünülmüyor, doğrudan söz ve ses kediye bırakılıyor. Ne dediğini, neler söylediğini anlamamamız onu dinlerken, bizim tıkanıklığımız.[1]


 

Bir kediyle söyleşi

Marcel Broodthaers: İyi bir resim mi bu? Kavramsal sanattan bir tür yeni figürasyon versiyonuna dek uzanan şu taze dönüşümden beklenene tekabül ediyor mu, deyiş yerindeyse?

Kedi: Miyav.

MB: Öyle mi düşünüyorsunuz?

K: Miyav... mi… miyav… miyav.

MB: Oysa şu renk apaçık soyut sanat dönemi resmini düşündürüyor, değil mi?

K: Miyav… miyav… miyav… miyav.

MB: Bir cins yeni akademizm biçimi olmadığından emin misiniz?

K: Miyav.

MB: Evet ama gözü pek bir yenilik bile tartışmaya açıktır.

K: Miyav.

MB: Bu hep…

K: Miyav.

MB: Hımm… bu hep bir pazar sorunudur…

K: Miyav.

MB: Daha önceki ürünleri satın alan insanlar ne yapacaklar?

K: Miyav.

MB: Satacaklar mı onları?

K: Miyav… mi.

MB: Yoksa devam mı edecekler? Ne düşünüyorsunuz bu konuda?.. Çünkü, mevcut durumda, pek çok sanatçıyı kurcalıyor soru.

K: Miyav… miyav…

MB: O halde kapatın müzeleri!

K: Miyav!

MB: Bu bir borudur.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru değildir.

K: Miyav.

MB: Bir boru bu!

K: Miyav!

MB: Bir boru değil mi bu?

K: Miyav.

MB: Bu bir boru değil.

K: Mm…

MB: Bir boru bu!

K: Miyav.

MB: Bir boru değil bu!

K: MİYA… MİYAUV!

MB: Bir boru mu bu?

K: Miyav.

MB: Bir boru değil bu!

K: MİYAV… miyao.

MB: Bu bir boru.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru değil.

K: MiyAAV.

MB: Bu bir… Bu bir boru!

K: Miya…

MB: Bu bir boru.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru değil.

K: Miyavv.

MB: Bir boru mu bu?

K: Mm…

MB: Bir boru değil bu.

K: Mm… mm…

MB: Bu bir boru.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru değil.

K: Miyavv.

MB: Bir boru mu bu?

K: Mm…

MB: Bir boru değil bu.

K: Mm… mm…

MB: Bu bir boru.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru değil.

K: MİYAVV.

MB: Bu bir boru değil.

K: Miya…

MB: Bu bir boru.

K: Miyav.

MB: Boru burada değil.

K: Mmi…

MB: Bu bir boru.

K: MiyAV.

MB: Bu bir boru değil.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru değil.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru.

K: MİYAAOV… mm.

MB: Bu bir boru.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru değil.

K: Miyaao… mmi.

MB: Bu bir boru!

K: MİAAOVV!

MB: Bu bir boru değil.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru!

K: MİYAAOV… MİYAOO… MİYAUV.

MB: Bu bir boru.

K: Miyav.

MB: Bu bir boru değil.

K: mm… miyav.

MB: Bu bir boru.

K: MİYAV… MİYAV… MİYAV.

K: …Miav.

MB: Bu bir boru değil.

K: …MİYAAV.

MB: Söz konusu kayıt Düsseldorf Modern Sanat Müzesi, Kartallar Bölümünde yapılmıştır.

K: MİYAAVV… MİYAAV.

K: … MİYAOV… MİAOYOVV.

K: … MİYAAVV… MİYAV… MİYAAVV.

MB: Söz konusu kayıt Düsseldorf Modern Sanat Müzesi, Kartallar Bölümünde yapılmıştır.

K: Miyav… miyavv.

 

 

 

[1] Paradoks: Metni çevirirken ne yazık ki kedinin sözlerini insan seslileştirmek zorunda kaldım. (Ama MB’nin kaydına [“Interview with a Cat”] ulaşmak kolay). “Boru” tercihi bağlamında bir uyarı: Özgün versiyon Fransızca, “tuyau” (boru) diyor MB. İngilizce çeviride “pipe” (boru veya pipo) yeğlenmiş, ki bu çift anlamlılık Belçikalının bir başka Belçikalıya gönderme yapmasını sağlıyor: Bu Bir Pipo Değildir. Türkçeyse, “boru değil” deyişiyle boyut ekliyor ifadeye.

[*] Zaoum, 20. yüzyılın başlarında Rus Fütürist şairlerin öncülük ettiği, kelime anlamı "akıl ötesi" veya "zihin ötesi" olan bir şiir ve dil deneyidir. Mantıksal anlamı reddeden, seslerin estetiğine ve ritmine dayanan, tamamen yeni ve soyut kelimelerden oluşturulan bir dil veya şiir akımıdır. Wikipedia'dan. [e. n.]

Yazarın Tüm Yazıları
  • Bir kediyle söyleşi
  • Heptameron
  • Marcel Broodthaers

Önceki Yazı

DENEME

Hiç okuyamayacağımız kitapların hüznü üzerine

Borges, Benjamin, Rilke, hiç okuyamayacağımız kitapların hüznü ve Zaid’in So Many Books adlı kitabı üzerine bir döşek anlatısı.

BEKİR DEMİR

Sonraki Yazı

DENEME

Otokurmaca ve sonsuz kaydırma evreni

“Türün değişiminin çağın değişimiyle paralel olduğunu, 2000’li yıllardan sonra yazılan kitaplarla, dijital evrenle birlikte varolmaya başlayan sonsuz kaydırma işlemi arasında yadsınamayacak bir bağ olduğunu söylersem çok mu ileri gitmiş olurum?”

TÜRKAN CİM IŞIK
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist