Hayal Perdesinin Muhayyel Kitapları
“Değerli olanın takdir edildiği ve gözden kaçma, unutulup gitme tehlikesinde olan bir dizi 'hayalet' kitabın kadrinin bilindiği, eşsiz bir kaynak...”
Ergun Kocabıyık
Bitirdiğimiz 2025 yılında 2025’te çıkan pek çok kitap geçti elimden. Kimilerini çok sevdim: Mutfağa tarih penceresinden lezzetle bakan Z. Petek Çırpılı’nın Tarihin Tenceresinden’i; Andrea Camilleri’nin okumaya ve televizyonda seyretmeye bayıldığım enfes karakteri Komiser Montalbano’ya da odaklanan ve D. Dilşad Karail Nazlıcan’ın Türkçeleştirdiği İtalyan Polisiye Romanında Ölüm ve Korku’su; Robert Galbraith ya da namı diğer J.K. Rowling’in bağımlısı olduğum en sonuncu Strike polisiyesi The Hallmarked Man’i; Sevin Okyay ve Arzu Taşçıoğlu’nun harikulade metinleri ve çizimlerle Ejderha’sı (Kadim Zamanlardan Günümüze Sevdiğimiz Ejderhalar); Ahmet Öncü’nün çok keyifli öykülerle akan Salto Mortale-Erken Kapitalizmden Risk, Hırs, ve Rekabet Hikâyeleri ve müzikle kurulan ilişkiyi müthiş bir duyarlıkla kurgulayan Eric- Emmanuel Schmitt’in Işıtan Tual Şekercigil tarafından Türkçeleştirilen Madam Pylinska ve Chopin’in Sırrı adlı romanı. Ancak bir diğer kitap beni büyüledi: Ergun Kocabıyık’ın Asla Okuyamayacağınız 101 Kitap: Hayal Perdesinin Muhayyel Kitapları adlı çalışması.
Kocabıyık, filmlerde bahsi geçen ama mevcut olmayan kitapların harikulade bir dökümünü yapmış. Bu kitaplar yalnızca beyazperdede görülmüş, aslında hiç yazılmamış metinler. Kimilerinin künyesinde basım tarihleri ve veya yerleri, hatta yayınevleri bile mevcut. Sadece kitapların sıralanması değil tabii; hangi filmde ve hangi bağlamda yer aldığının hikâyeleri var tek tek. Kitabı yayınlayan Akademim’in kaliteli kâğıt kullanımı ve basımıyla, ilgili fotoğraflara da bol bol yer verilmiş çalışmada. Görsel malzeme muhayyel kitaplarla sınırlı değil. Çalışmanın ilgi çekiciliği filmlerdeki görsellerle ve Kocabıyık’ın ilgili atıflarının fotoğraflarıyla daha da artıyor. Benim şahsen bu kitaba hayran olmamın başlıca nedeni, “iğneyle kuyu kazmak” diye nitelendirilebilecek, harika bir emek ürünü olması: Tek tek o filmleri izleyeceksiniz ve içlerinde bu tür kitaplar yer alıyorsa not edeceksiniz ki, böyle bir döküme ulaşabilesiniz. Çalışmadaki 101 kitaba eşlik eden metinlerin muhteviyatının, görmediğim her bir filme ilgimi doğurması da bir başka neden çalışmanın beni büyülemesinde.
Asla Okuyamayacağınız 101 Kitap: Hayal Perdesinin Muhayyel Kitapları
Akademim Yayınları
Ağustos 2025
216 s.
Aristoteles’in Poetika isimli eserinin kimilerince kayıp olduğu düşünülen ve komedyayı konu olan bölümü, Umberto Eco’nun 1980 tarihli ilk romanı Gülün Adı’nda (Il Nome della Rosa), 1300’lerde bir manastırda işlenen cinayetlerin nedeniydi. Romanın Jean-Jacques Annaud tarafından 1986’da yapılan film uyarlamasındaki yazmayla başlıyor Kocabıyık çalışmasına. Mitoloji çalışmalarının bence bir numarası Joseph Campbell’den muhtemelen esinlenilmiş karakteri Robert Langdon’a Angels and Demons’ta The Art of Illuminati’yi, The Da Vinci Code’da Symbols of the Sacred Faminine’i yazdıran Dan Brown da romanlarının film uyarlamalarıyla çalışmada yer alıyor. Yalnızca edebiyattan uyarlama filmler değil Kocabıyık’ın çalışmasında yer alan metinlerin görüldüğü. Nuri Bilge Ceylan’ın Sinan Karasu’sunun Ahlat Ağacı; Woody Allen’ın Manhattan’ındaki Jill Davis’inin Marriage, Divorce and Selfhood’u; Semih Kaplanoğlu’nun Yumurta’daki Yusuf Köksal’ının Bal’ı ve niceleri mevcut. Hem muhayyel kurmaca dışı kitaplar var; felsefe, okültizm, dinler tarihi, siyaset, bilim-teknoloji, kişisel gelişim, psikoloji, adli bilimler gibi alanlardan hem şiirden tiyatro oyununa, öyküden romana türlü kurmaca kitaplar mevcut salt filmlerde görünürlük bulan.
Neden böyle bir döküme girişir insan? Kitabın arka kapağında, “Beyazperdede görünüp kaybolan fakat kendine ait bir hikâyesi olan bu edebi gölgelerin filmlerde öylece yitip gitmesine gönlü razı olmayan Ergun Kocabıyık, onlara kitabının sayfalarında bir sığınak sunuyor” denmekte. Nitekim kendisi de, “Uzun yıllardır kitaplarla haşır neşir olan bir editör olarak bu hayalet kitapların filmlerde yitip gitmesine gönlüm razı gelmedi” ifadesini kullanıyor çalışmanın “Başlarken” bölümünde. (s. 11) Bana iki çağırışım yapıyor bu gerekçe: İlki “tutku”; diğeri “kadirşinaslık”. Ayrıntılara müptela bir dikkatle yaklaşıyor Kocabıyık; adeta ihtirasla gömülüyor filmlere. Evet, bir döküm bu çalışmanın ürünü; ama yazarın analitik düşünme yetisini her zerresinde ortaya koyan bir döküm… Kısacası, değerli olanın takdir edildiği ve gözden kaçma, unutulup gitme tehlikesinde olan bir dizi “hayalet” kitabın kadrinin bilindiği, eşsiz bir kaynak Ergun Kocabıyık’ın Asla Okuyamayacağınız 101 Kitap: Hayal Perdesinin Muhayyel Kitapları adlı çalışması.
Son olarak, 2025’te keyifle okuduğum bir kitap da İbrahim Aylak’ın Şizofreni Fenomenolojisi oldu. Tıp alanına uzaklığıma, psikiyatri disiplini hakkındaki cahilliğime rağmen şizofreni hakkında bir çalışmayı bu kadar içine girerek okuyabilmem, yazarının alanına hâkimiyetinden kaynaklı tabii ki: Bir konuyu ne kadar berraklaştırarak aktarabilirseniz, o alanda o denli derinleşmişsiniz demek. Aylak’ın daha önceki çalışması, Psikiyatrinin Üç Izdırabı’nı da ilgiyle okumuştum. Evet, bu çalışmaların kendi alanlarımdan mesleki uzaklığından ötürü haklarında birer değerlendirme yazmak haddim değil ama, siz de tıp gibi bir zanaatı disiplinler arası tahlillerle varoluşsal bir insan bilimleri meselesine dönüştüren bir yaklaşıma ilgi duyarsanız, bu çalışmaları kaçırmayın derim.