• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

Haftanın vitrini – 50

Anneannemin Söylemediği Şarkılar / Baht Oyunları / Can’dan Can’a / Çivisi Çıkmış Dünyanın Sonu / Felsefenin En Güzel Tarihi / Filistinli Radikal Kadınlarla Söyleşiler / Geç Faşizm / İstanbul’da Yaşam Mücadelesi / Sözcüklerin Anlamı / sürgünler ayrılıklar

K24

@e-posta

VİTRİNDEKİLER

11 Aralık 2025

PAYLAŞ

Funda Şenol
Anneannemin Söylemediği Şarkılar
İletişim Yayınları
Kasım 2025
236 s.

Funda Şenol, kendi tabiriyle okumayı, yazmayı ve anlatmayı direnme biçimine dönüştürmüş bir araştırmacı, üretmeyi hiç bırakmayan bir yazar...

Anneannemin Söylemediği Şarkılar’da önce maziye bir bakış atıyor Şenol; annesiyle, anneannesiyle ve hayatına giren cümle kadınla hem halleşiyor hem hesaplaşıyor; anlamaya çalışarak, cesurca...

Sonra bugünün dünyasını, gündelik hallerimizi şaşırarak, şaşırtarak gözlemliyor. Kendi zaviyesinden tanımaya değer bulduğu isimlerin hayatlarına dokunuyor ardından, onları tarihe not ediyor. Bazen neşeli, bazen hüzünlü, bazen sivri, bazen şefkatli kalemiyle hallerimizi anlıyor, bizi bize anlatıyor.

Kadın gözüyle, ince ince, oya yapar gibi; nazik ve hep eleştirel yönünü koruyarak...

Nuray Elçin
Baht Oyunları
Sel Yayıncılık
Aralık 2025
80 s.

İmkânsızlıkların kıyısına asılmış, boğaza bir hıçkırık gibi takılmış hayatlar... Dışı sert içi yumuşak kalmış, buruk, alaycı, hüzünlü insanlar... Nuray Elçin ilk öykü kitabı Baht Oyunları'nda yalnızlığın, çaresizliğin, telafisi olmayan kırgınlıkların ve bir yaraya benzeyen sevgilerin kabuğu kaldırıyor.

"İnsan ağlamayı bırakınca unutmayı aramaya koyulurmuş." Bu öyküler, unutmanın arandığı, seraplarla dolu o çorak topraklarda geçiyor.

Can'dan Can'a
Hazırlayan: Bilge Alkor
Alfa Kitap
Aralık 2025
232 s.

“Can Alkor’un şiirleri, başka bir yönden önemli. Bu önem, denebilirse şiirlerin ‘gecikmişliğinden’ geliyor… Alkor’un iyi bir ozan olduğuna inanıyorum. Yeter ki şiirinin doğum tarihini kendi doğum tarihine uyarlasın.” –Turgut Uyar

“Bir biçim ustasıdır [Alkor]. Bazen ölçülü-biçili, uyaklı dizelerle kurar yapıyı; bazen de serbest koşuğun uzun dizeleriyle.” –Ahmet Ada

“[K]arşılaştığımızda asıl dikkatimi çeken, onun şiirin ve müziğin kimi adlarına karşı duyduğu ve benim de paylaştığım büyük hayranlıktı.” –Ahmet Soysal

“Beraberliğimizin ilk yıllarında, Fransa’da yaptığımız bir otostop gezisinde, Can’ın çantası kendisine gerekli olabilecek günlük eşyalar yerine… kiloluk Larousse, Rimbaud, Valéry ve Mallarmé’lerle doluydu.” –Bilge Alkor

Mauro Corona
Çivisi Çıkmış Dünyanın Sonu
çev. İvon Cerrahoğlu
Kafka Kitap
Kasım 2025
144 s.

Bir sabah dünya uyanır ve fark eder ki artık ne petrol var, ne kömür, ne de elektrik...
 
Kışın en sert günleri yaşanmaktadır; keskin bir rüzgâr eser, soğuk ayak bileklerine kadar işler; radyatörler suskun, yiyecekler az, geceleri aydınlatacak ışık bile kalmamıştır. Kentler, gürültüsüz ve ışıksız birer hayalet diyarına dönüşmüştür ve insanların elinden gelen tek şey birbirilerinin yüzüne öylece bakmak olur. Çok geçmeden anlayacakları şeyse şudur: Bu açlık ve korku dolu kışı atlatmak istiyorlarsa geçmişe dönmeleri, atalarının bilgeliğine kulak vermeleri gereklidir. Çıplak elleriyle iş yapmayı bilen, doğayı dinleyip ondan ders alanların bilgisine…
 
 Zorlu günler dünyayı kasıp kavururken en güçsüzler birer birer düşmeye başlar. Direnenlerse ateş yakmayı, avlanmayı, şifa veren otları tanımayı öğrenenlerdir. Ne var ki dünyanın kaderi insanın dikkatsiz ellerindedir hâlâ...
 
Bol ödüllü İtalyan yazar Corona, korkutan, öğreten, duygulandıran ama en çok da yaklaşan geleceğe dair acımasız ve içten bir uyarıyla nefes kesen bir anlatıyla karşınızda.

Luc Ferry, Claude Capelier
Felsefenin En Güzel Tarihi
çev. Öznur Karakaş
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Aralık 2025
232 s.

Neden hâlâ filozoflardan söz ediyoruz? Çünkü her çağ, kendi anlam krizini aşmak için düşünceye geri dönmek zorundadır. Geleneksel idealler ister ruhani, ister ulusal, ister devrimci olsun artık çoğu kişi için yaşama yön verecek güçte değil. Kaderimizin elimizden kaydığı duygusu, hiç olmadığı kadar derin. Bu koşullar altında hayatımıza yeniden bir yön tayin etmede felsefeden medet umabilir miyiz? Öyleyse, nereden başlamalı?

Luc Ferry, Claude Capelier ile kurduğu diyalogda düşüncenin Antikçağ’dan bugüne beş büyük evresini izliyor: Yunanlılar kurtuluşu kozmosta gördükleri uyumda, Ortaçağ inançta aradı; Rönesans hümanizmi keşfetti, modernite aklın sınırlarını sorguladı. Peki ya şimdi?

Ferry’nin önerisi ne inanca ne ideolojiye yaslanan, aklın berraklığına ve insani bağlara dayanan yeni bir sevgi hümanizmidir. Her zaman olduğu gibi, felsefeyi bir soyutlama değil, yaşama sanatı olarak ele alan Ferry’nin “laik maneviyat” dediği bu yaklaşım şunu vurgular: Anlam, dogmalarda değil, kendi için düşünmeye cüret etme ve sevme kapasitesinde aranmalıdır.

Geçmişin büyük fikirlerini bugünün kaygılarıyla buluşturan Felsefenin En Güzel Tarihi insanın kendini, çağını ve kaderini anlamak için çıktığı en uzun yolculuğun hikâyesi – ve bu yolculuk henüz bitmiş değil.

Shoal Kolektifi
Filistinli Radikal Kadınlarla Söyleşiler ve Güzel Dediğimiz Ne Varsa
çev. Bilge Tanrısever
Otonom Yayıncılık
Aralık 2025
240 s.

Bu kitap, işgal, mülksüzleştirme, sürgün ve ablukanın ortasında yaşamı yeniden kurmaya çalışan 13 Filistinli kadının sözlerine kulak veriyor. Bu kadınlar, anlatılarıyla ve mücadeleleriyle yalnızca baskıya karşı duran değil, aynı zamanda kolektif yaşamı, dayanışmayı ve özgürlüğü yeniden kuran özneler.

Bir direniş mirasını taşıyor, İsrail’in soykırımı karşısında topluluklarını, kültürlerini ve geleceklerini ayakta tutuyor, dehşet bir yıkıcı güç karşısında olağanüstü bir kurucu güç sergiliyorlar. Umutları, yokluk içinde kurdukları hastaneye verdikleri El-Avde (Geri Dönüş) isminde; buldozerlerin defalarca yerle bir ettiği köylerini her seferinde elbirliğiyle yeniden inşa etmelerinde; ata tohumlarını çoğaltıp kendi kaynaklarında bağımsızlaşma çabalarında görünüyor oluyor.

Oturma eylemlerinde, yürüyüşlerde, boykotlarda, kamerayı bir kalkan gibi kullanıp İsrail askerleriyle topluluklarının arasına atıldıkları ânlarda cesaretlerine tanıklık ediyoruz. Diasporada toplumsal hafızayı diri tutma pratikleri, sesi duyulmayanlara ses oldukları radyo programları ise dayanışmalarının sürekliliğini ortaya koyuyor.

Soykırımın salt kurbanları olmayan bu Filistinli kadınlar, özgürlük başkaldırısının mimarları. Dileriz bu kitap da bir belge, bir karşı-hafıza ve bir ısrar olarak direnişe bir katkı sunar.

Alberto Toscano
Geç Faşizm:
Irk, Kapitalizm ve Kriz Siyaseti
Dipnot Yayınları
Aralık 2025
272 s.

Bu çalışma, faşizmi, birbiriyle örtüşen çoklu krizlerle yarılmış ve sarsılmış bir dünyaya musallat olan bir süreç olarak ele alıp çözümleme çabasının ürünüdür. Anti-faşist düşüncenin zengin arşivlerinden yararlanarak toplumsal hareketleri, rejimleri, bireyleri adlandırmak ya da sınıflandırmaktan ziyade faşizmin toplumsal ve ideolojik dinamiklerini, kültürlerini ve zamansallıklarını incelemektedir.

 “Toscano'nun geniş kapsamlı, derinlikli çalışması teorik açıdan tatmin edici olduğu kadar politik açıdan da ufuk açıcı niteliğiyle günümüzde faşizmi ve faşizm karşıtı politikaları yeniden düşünmek için temel bir referans.”

—Michael Hardt, Yıkıcı Yetmişler kitabının yazarı

“Toscano, anti-faşist düşünürlere yönelerek onların sömürgecilik karşıtı, ırkçılık karşıtı ve kapitalizm karşıtı mücadelelere dayanan yaklaşımlarıyla bize liberalizmin faşizme düşman olmadığını, faşistlerin kapitalizmin sera ortamında büyüyüp serpildiğini hatırlatıyor.”

—Robin D. G. Kelley, Özgürlük Düşleri: Siyah Radikal Tahayyül kitabının yazarı

“Bu çok önemli kitapta yazarın her cümlenin politik sonuçlarını enine boyuna düşündüğünü hissediyorsunuz. Geç Faşizm, sömürgeci modernitenin başlangıcından yirminci yüzyılın ortalarına ve günümüze kadar uzanan faşizmin çeşitli tarihsel bağlamlarını ve tekerrürlerini titizlikle ele alıyor, farklılaştırıyor ve birbirine bağlıyor.”

— Jordy Rosenberg, Tilkinin İtirafları kitabının yazarı

Suraiya Faroqhi
İstanbul'da Yaşam Mücadelesi:
17. ve 18. Yüzyıllarda Badireler, Şenlikler ve Felaketler
çev. Ayşen Gür
Koç Üniversitesi Yayınları
Aralık 2025
392 s.

Suraiya Faroqhi yakın dönemde yazdığı makalelerden oluşan bu seçkide okurları temel olarak 17. ve 18. yüzyıl İstanbul’una götürüyor, fakat gerekli olduğunda daha önceki ya da sonraki dönemlere uğramaktan, o zamanların serencamını anlatmaktan da kaçınmıyor.

Kitapta başrolü şehrin “sıradan” sakinleri oynuyor. Salgın hastalıkların ya da büyük yangınların bir gecede koca bir semti kırıp geçirebildiği o günlerde, İstanbullular hayatta kalmak ve ailelerinin karnını doyurmak için büyük bir mücadele veriyorlar. Yenen yemeklerden yürünen sokaklara, sonu gelmez yangınların yol açtığı tahribattan şehzadelerin sünnet düğünlerine geniş bir yelpazede salınan İstanbul’da Yaşam Mücadelesi göçmenlerin, kölelerin, esnaf ve zanaatkârların, loncaların, kent pazarlarına erzak ve hammadde tedarik eden taşralıların birbirleriyle kâh yardımlaştığı kâh çatıştığı çok canlı bir şehir silueti sunuyor. Tabii, sıradan kentlilerle başkentin merkezi bürokrasisi arasındaki gerilimler de bu siluete yansıyor. Kitap yalnızca bu tür mücadelelerden de ibaret değil. Mesire ve piknik yerleri, Boğaz’a dökülen dereler, Evliya Çelebi’nin insana haz veren tasvirleri, Reşat Ekrem Koçu’nun abidevi ansiklopedisinin öyküsü de kitabın sayfalarında kendilerine yer buluyor. İstanbul’da Yaşam Mücadelesi, modernite öncesinin İstanbul’unda gündelik hayatın muhtemel bir tasvirini yapan çok renkli bir mozaik.

Cem Akaş
Sözcüklerin Anlamı
Can Yayınları
Aralık 2025
184 s.

Dünya delirirken, bir yanda hayat bir yanda da “akış” zıvanadan çıkmışken iki kişi bir aşkı yaşatabilir mi?

Tüm dünyayı etkileyen üç günlük genel elektrik kesintisinden kısa bir süre sonra, sıcak bir yaz günü yolları kesişen Demir ve Duru, günlük yaşamlarının sakin düzeni içinde birbirlerini severler ve İstanbul’un ufak bir mahallesinde kendi halinde bir ilişki başlar. Oysa dünyada ve ülkede olayların ardı arkası kesilmemekte, sosyal medya “akış”ları ve yapay zeka, insanların yaşamlarına giderek daha da çok müdahale etmektedir. İki sevgili, kendilerine ait bir dil geliştirerek aşklarını korumaya çalışır ama bunun da bir bedeli olacaktır.

Sözcüklerin Anlamı, okurun dikkatini dağıtarak amacına ulaşan benzersiz bir roman.

Cevat Çapan
Sürgünler Ayrılıklar
YKY
Kasım 2025
72 s.

Cevat Çapan’ın yeni şiir kitabı Sürgünler Ayrılıklar yayımlandı. Şairin Bana Düşlerini Anlat adlı toplu şiirler kitabıyla öbür kitapları da Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta. Son şiirlerinin yer aldığı Sürgünler Ayrılıklar içindeki “Yarım Kalmış Bir Şiir Antolojisi”nde Çapan, şiirimizdeki çağdaşlarını dize dize resmediyor.

Bu yaz da zeytin ağaçlarına bakarak
geçirdik güneşli günlerimizi,
zeytin tanelerinin kararıncaya kadar
güneşi içlerinde nasıl gizlediklerini,

 
Yazarın Tüm Yazıları
  • Anneannemin Söylemediği Şarkılar
  • Baht Oyunları
  • Can’dan Can’a
  • Çivisi Çıkmış Dünyanın Sonu
  • Felsefenin En Güzel Tarihi
  • Filistinli Radikal Kadınlarla Söyleşiler
  • Geç Faşizm
  • İstanbul’da Yaşam Mücadelesi
  • Sözcüklerin Anlamı
  • sürgünler ayrılıklar

Önceki Yazı

TADIMLIK

Pánta Rheî:

Elvan Alpay’ın işleri üzerine notlar

Elvan Alpay'ın 3 Ocak tarihine kadar Sevil Dolmacı Gallery'de devam edecek sergisi Pánta Rheî üzerine Levent Yılmaz'ın sergi kataloğuna yazdığı yazıyı Tadımlık olarak sunuyoruz.

LEVENT YILMAZ

Sonraki Yazı

ELEŞTİRİ

Bekle Beni, bir roman taslağı:

“Bir farsın içindeyiz…”

“Bekle Beni'de var olduğu iddia edilen duyguların okura yansımamasında en az karakter inşasındaki zayıflıklar kadar önemli olan diğer bir nedense romanın dili...”

ŞÜKRAN YİĞİT
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist