• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

Haftanın vitrini – 46

Yeni çıkan, yeni baskısı yapılan, yayınevlerince bize gönderilen, okumak ve üzerine yazmak için ayırdığımız bazı kitaplar: Adamım Jeeves / Bilge Karasu’yu Düşünmek / Bir Hikâyem Var / Faşizmin Yeni Yüzleri / İstanbul’un Sahipleri / Jül Vern Seyahat Acentesi /  mono-logos / Politik Bir Samuel Beckett mi? / Suyun ve Sükunetin Kitabı / Unutulan Geçmiş

K24

@e-posta

VİTRİNDEKİLER

12 Kasım 2024

PAYLAŞ

P.G. Wodehouse
Adamım Jeeves
çev. Işıl Özbek Arslan
Yedi Yayınları
Kasım 2024
158 s.

İngiliz mizahının kült karakteri, bahtsız Bertie Wooster’ın sadık ve zeki uşağı Jeeves yine beyefendiyi türlü tasa ve açmazlardan kurtarmak için iş başında.

Jeeves –kendisi adamımdır biliyorsunuz– sahiden olağanüstü bir adam. O kadar becerikli ki. Açıkçası o olmasa hâlim nice olurdu, bilemiyorum. Hafiften Pennsylvania İstasyonu’nun “Danışma” bölmelerinde oturup, hüzünlü bir yüz ifadesiyle mazgallı siperleri seyreden delikanlıları andırıyor. Sözünü ettiğim tipleri muhakkak görmüşsünüzdür. Yanlarına gidip “Tennessee Melonsquashville’e giden tren ne zaman kalkacak?” diye soracak olsanız, hiç düşünmeden ânında “Saat iki kırk üçte on numaralı perondan kalkıyor, San Francisco’da aktarma yapmanız gerekir,” cevabını yapıştırıverirler. Ve asla yanılmazlar. Jeeves de insanda onlar gibi her şeyi biliyormuş duygusu uyandırıyor...

Sekiz öykünün yarısı Jeeves ve Bertie Wooster’ın ilk maceralarını içeriyor, diğer yarısı ise Bertie Wooster’ın erken bir prototipi olan Reggie Pepper üzerine. Adamım Jeeves, Jeeves Serisi olarak bilinen kitapların ilki.
 
Jeeves’e Bırak!
Jeeves ve Davetsiz Misafir
Jeeves ve Taş Kalpli Adam
Uzaktan Tedavi
Freddie’ye Yardım
George’a Tam Destek
Clarence’a Küçük Bir İyilik Yapacağım Derken
Miskin ile Halası

Bilge Karasu'yu Düşünmek
Hazırlayanlar: Savaş Kılıç, Seval Şahin
Katkılar: Abdullah Ezik, Arif Tapan, Cemile Odunkıran, Çağatay Yılmaz, Fatma Berna Yıldırım, Hakan Yücefer, Hasan Turgut, Işılay Kara Tekgül, İmren Gece Özbey, İsa İlkay Karabaşoğlu, Kerem Eksen, Murat Cankara, Murat Özyaşar, Murathan Mungan, Pelin Buzluk, Sema Kaygusuz, Seray Çalışkan, Sylvain Cavaillès, Şerif Eskin, Tansu Açık, Tevfika İkiz, Tunç Tayanç
Metis Yayınları
Kasım 2024
344 s.

Kasım 2023’te gerçekleştirilen Bilge Karasu Günleri’nde sunulmuş bildirilerin yer aldığı kitap, yazar, düşünür ve çevirmen olarak Bilge Karasu’yu bugün okuyan, değerlendiren, bağlamına oturtan farklı kuşaklardan yazar ve araştırmacıların anı, görüş ve incelemelerini bir araya getiriyor. Karasu’nun Türkçe hakkındaki değerlendirmelerinden edebiyat tarihimizde kapladığı yere ve üslup özelliklerine, şiirlerinden resim ve müzik hakkındaki görüşlerine, metinlerinin diğer sanatlarla ilişki içinde okunmasına ve elbette anlatılarının farklı yöntem ve bakış açılarıyla çözümlenmesine uzanan yazıların, yaşamöyküsüyle ilgili araştırmaların Karasu okumalarına, onun hakkındaki araştırma ve incelemelere zenginlik katacağını umuyoruz.

Şahin Alpay
Bir Hikâyem Var
Anılar / Birinci Kitap
Lejand Kitap
Kasım 2024
564 s.

Gabriel Garcia Marquez, biyografisini kaleme alan Gerald Martin’e şöyle demiş: ‘Her birimizin üç ayrı hayatı vardır; kamusal, özel ve gizli hayatlarımız...’ Özel ile kamusal hayat ayrımının ziyadesiyle bilincinde oldum çünkü hayatım bu ikisi arasındaki gerginlik üzerinde şekillendi. Şimdi okumaya başlayacağınız anılarım da bu gerginliğin mihverinde yaşadıklarımın öyküsünden ibaret. Gizli hayatımın özel hayatımın ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünüyor ve onu da ne kadarı mümkünse anlatmayı umuyorum.

İstanbul Nişantaşı’nda Nilüfer Hatun İlkokulu’yla başlayıp, oradan İngiliz Erkek Lisesi orta kısmına ve Robert Lisesi’ne, oradan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne ve orada öğrenci derneği başkanlığına uzanan eğitim hayatı... Lise ikinci sınıfta bir bursla gittiği ABD’de okurken zihnini kurcalayan “ABD niye bu kadar zengin, ülkem Türkiye niçin bu kadar yoksul?” sorgulaması sonucunda Türkiye İşçi Partisi (TİP) saflarında sosyalist olması, derken Maoculuğu benimseyerek 68 Kuşağı’nın önemli figürlerinden biri haline gelmesi, oradan Filistin Direniş Hareketi saflarında gerillalığa kadar varan tam zamanlı devrimcilik öyküsü... 

Sonrasında ülkeden kaçıp İsveç’e sığınarak Stockholm Üniversitesi’nde siyaset bilim doktorası yapması... Orada dünya görüşünü kökten değiştirip giderek sosyal liberalizmi benimsemesi... 1974 Affı’yla ülkeye dönüp İstanbul’da Cumhuriyet ile başlayıp Sabah, Milliyet ve Zaman ile devam eden gazete yazarlığı ve televizyon yorumculuğu... Bu arada kısa bir süre için de olsa CHP’de Deniz Baykal’a Genel Başkan Danışmanlığı yapması... Hepsinin öyküsü bu kitaplarda.

Enzo Traverso
Faşizmin Yeni Yüzleri
çev. Kadir Filiz
Ayrıntı Yayınları
Kasım 2024
128 s.

Yirminci yüzyılın soykırımlar, savaşlar ve sömürgecilikle dolu tarihinden sonra düşmanlıkların yeni kılıflara büründüğü, ideolojilerin artık eski anlamlarını yitirdiği, kısacası hemen her şeyin kabına sığmadığı ve aynı zamanda kabuk değiştirdiği bir yüzyıldayız. Kaynayan bu kazanda, geçen yüzyıldaki gelişmeleri, akımları tanımlamak için kullanılan kavramlar da buharlaşıyor. Soykırım ve faşizm tarihçisi Enzo Traverso, tam da bu bağlamda, Avrupa’da her geçen gün kendisini daha da gösteren ve dünyanın başka yerlerinde ise farklı şekillerde beliren yeni sağ hareketleri merceğine alıyor. Avrupa içinde bile birçok farklılık gösteren mezkûr hareketlerin “faşizm” ile açıklanamayacağını iddia eden Traverso, bu hareketlerin yarattığı heterojen ve karma duruma dikkat çekerek “post-faşizm” kavramını öneriyor. Bu hareketlerin nevi şahsına münhasır unsurlarına, kendilerini geçmiş faşist ideolojilerden nasıl ayırdıklarına dikkat çeken Traverso, günümüz dünyasını etkileyen yabancı düşmanlığının yanında İslamofobi, antisemitizm gibi birçok meseleyi de tartışmanın merkezine alıyor.

Elinizdeki kitabın Fransızca yayımlandığı tarihten bugüne kadar geçen sürede aşırı sağ hareketlerin Avrupa siyasetinin kalbine yerleşmesi ve adından daha fazla söz ettirmesi, Enzo Traverso’nun analiz ve tespitlerinde ne kadar keskin ve hassas olduğunu gözler önüne serdi. Röportaj formatında hazırlanmış bu eser, akıcı üslubu ve analitik tartışmalarıyla bugünün dünyasına dair en net fotoğraflardan biri. Haliyle, daha da büyüyecek gibi görünen aşırı sağın yarattığı birçok sorunu ve ilgili kavramları anlamamıza yardımcı olacak derinliğe ve güncelliğe sahip. Kitap Türkiye’yi doğrudan mesele edinmese bile, bir ayna olarak tutulduğunda, Türkiye’deki tabloyu da hakkıyla gösterecek parlaklıkta bir perspektife sahip.

Reşad Ekrem Koçu
İstanbul'un Sahipleri
Yeniçeriler - İstanbul Tulumbacıları - Tarihte İstanbul Esnafı
Doğan Kitap
Kasım 2024
969 s., büyük boy

Bunlar, tarihten çıkarılmış küçük küçük sahneler, portrelerdir. Modeller hakikidir, şahıslar uydurma değildir. Hadiseler, yazdığım gibi cereyan etmiştir. Fakat bunlar, bir fotoğrafla çekilmiş değil, fırça ve boya veyahut kalemle yapılmış resimlerdir. Öyle zannediyorum ki bu resimler, gençler ve halk için faydalı olabileceği gibi ‘cemiyet ilmi’nin de işine yarayabilecektir.

Osmanlı İstanbulu’nun düzenini belki de en iyi anlatan üç kitap bir arada... Reşad Ekrem yeniçeriler, anlı şanlı tulumbacılar, çeşit çeşit esnafla yine dopdolu, renkli, ilgiyle okunan bir panorama seriyor gözlerimizin önümüze.

Reşad Ekrem Koçu’nun kıymetli tarih bilgisi hikâyeciliğiyle bir kez daha İstanbul’un Sahipleri’nde buluşuyor.

İlhami Algör
Jül Vern Seyahat Acentesi
İletişim Yayınları
Kasım 2024
178 s.

Bence Dedektif Fix figürü, monotonlaşma ihtimali olan bir hikâyeye kaç-kovala dinamizmi getirmesi için düşünülmüştü. Monotonlaşması kaçınılmazdı çünkü hikâyenin kahramanı Bay Fogg oturduğu yerden kalkmayan, kimse ile ilişki kurmayan kapalı devre bir şahsiyetti. İngiliz emperyalizminin ulaşım alt yapısı ve Jül Vern Seyahat Acentesi’nin hizmetleri olmasaydı, Bay Fogg’dan ne köy ne de kasaba olurdu. Yine de, Bay Verne’in yandan ittirmeli hırsız-polis formülü beni sarmasa da eserin bütünlüğüne ve yazarın emeğine saygımdan ötürü, akışı bozmamak mecburiyetindeyim.”

İlhami Algör, Jül Vern Seyahat Acentesi'nde bir yolcunun yolculuğunun peşine düşüyor. Jules Verne'in Seksen Günde Devriâlem'inin kahramanı Phileas Fogg dünyanın etrafını dönmeye çabalarken, onunla birlikte kıtaları, şehirleri adımlıyor. Bir yandan döneme hâkim olan sömürgecilik meselesi üzerinden Verne anlatısına eleştirel bir gözle bakıyor, bir yandan da 19. yüzyıl dünyasını anlamaya; yüzyılın insanı, toplumu ve meseleleri üzerine düşünmeye fırsat yaratıyor. Victoria dönemi edebiyat metinlerine, filmlere, mekânlara, hatta duygulara uzanarak bu yolculuğa eşlik etmek isteyen okurlarına gördüklerinden daha fazlasını görebilecekleri konusunda cesaret veriyor.

Güven Turan
mono-logos
YKY
Ekim 2024
88 s.

YANILIRSIN

Aşk

 

BÜYÜK YALNIZLIK

Aile

 

PARÇA PARÇA BİR UMUT

Boşanma

 

BİR RENK ÇIĞLIĞI

Yalıçapkını

Terry Eagleton
Politik Bir Samuel Beckett mi?
çev. Cavit Mukaddes
Simurg Art
Kasım 2024
28 s.

İkinci Dünya Savaşı sırasında doğmuş Terry Eagleton (1943), yirminci yüzyıl edebiyatının köşe taşlarından sayılan Samuel Beckett’i (1906-1989) ele alıyor. Bu çarpıcı metin, Beckett’ın İkinci Dünya Savaşı’ndaki şaşırtıcı ve çoğu okurun bilmediği yönlerini ve tutumunu çıkış noktası haline getiriyor:

“1941 yılının Eylül ayında, yirminci yüzyılın görünürde en politik olmayan sanatçılarından biri faşizme karşı eline silah aldı.’’

Simurg Art Yayınları, günümüzün önemli yazarı Eagleton’ın Beckett üzerine yazdığı bu yoğun metni okurlara sunuyor.

Yavuz Yıldırım
Suyun ve Sükunetin Kitabı
Vulgus Yayınları
Ekim 2024
52 s.

Yavuz Yıldırım, bir çöküş anlatısının izlerini taşıyan Bir Anlamı Kalırsa Hayat (1992) ve Su Ölen Bir Yağmur’dan (2001) sonra, bu kez, bu çöküşten artakalan, yenik ve fakat iddiasına hâlâ sahip çıkan, soylu ve yalnız direncini bütün olup bitenlerin ortasında telaşsız bir şekilde sürdüren şiirleriyle uzun yıllar sonra tekrar merhaba diyor.

Vahram Torkomyan
Unutulan Geçmiş – İstanbullu Bir Doktorun Üsküdar’dan Paris’e Yolculuğu
çev. Alev Er
Aras Yayıncılık
Kasım 2024
488 s.

İstanbullu doktor ve araştırmacı Vahram Torkomyan (1858-1942), ölümünden birkaç ay önce tamamladığı bu el yazması hatıratta İstanbul Ermenilerinin toplumsal, entelektüel ve dini hayatına dair eşsiz bir tanıklık sunarken, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentindeki sosyal ve politik yaşamın çok katmanlı yapısını da gözler önüne seriyor. İstanbul’dan Paris’e uzanan yaşamını kaleme aldığı Unutulan Geçmiş’te, çocukluğundan ilkgençliğine, öğrenciliğinden meslek hayatına, akademik ve tarihsel araştırmalarından toplumsal ve politik faaliyetlerine dek tüm hayatını, ince ayrıntılarıyla, berrak anılarıyla ve edebi maharetiyle gözler önüne seriyor.

 
Yazarın Tüm Yazıları
  • Adamım Jeeves
  • Bilge Karasu’yu Düşünmek
  • Bir Hikâyem Var
  • Faşizmin Yeni Yüzleri
  • İstanbul’un Sahipleri
  • Jül Vern Seyahat Acentesi
  • mono-logos
  • Politik Bir Samuel Beckett mi?
  • Suyun ve Sükunetin Kitabı
  • Unutulan Geçmiş

Önceki Yazı

TADIMLIK

Geniş Arazide Bir Ben’den:

“Hatıralar ışığa benziyor.”

Dünyanın Kasım'a Görünüşü'nden üç yıl kadar sonra, Sema Aslan'ın Geniş Arazide Bir Ben adlı yeni romanı önümüzdeki hafta İletişim Yayınları tarafından basılıyor. Romandan kısa bir bölümü Tadımlık olarak sunuyoruz...

K24

Sonraki Yazı

ELEŞTİRİ

Sınır tanımayan ırkçılık:

Olay Almanya’da geçiyor

Almanya’daki ırkçı cinayetler örgüsünü inceleyen ve hesap soran bir sergi bize mücadele yöntemleri hakkında neler öğretebilir?

NÂZIM HİKMET RİCHARD DİKBAŞ
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist