Haftanın vitrini – 29
Yeni çıkan, yeni baskısı yapılan, yayınevlerince bize gönderilen, okumak ve üzerine yazmak için ayırdığımız bazı kitaplar: Aynı Yıldızın Altında / Birlikteliğin Güçlü Nedeni / Camondo’ya Mektuplar / Eski Şehir Spor / Eşikler / Göl Kenarındaki Hoş Ev / Gölgenin İzinde / Kürt Sorunu / Oxford Dünya Mitolojisi / Yağmur Ormanının Kemerinde
Aynı Yıldızın Altında
çev. Ali Volkan Erdemir
Paris Yayınları
Nisan 2025
80 s.
Akutagawa’nın alegorik dehası, Dazai’nin varoluşsal ironisi, Tokuda’nın göz alıcı toplumsal çözümlemeleri ve Nankichi’nin duru, içten ve çocuksu dünyası… Her öykü, savaş sonrası Japonya’nın travmalarını, gelenekle modernite arasındaki gerilimi ve bireyin içsel dünyasını incelikle işlediği gibi okurunu da edebiyatın zamansız çağrısına kulak vermeye davet ediyor.
Aynı Yıldızın Altında buluşan bu dört büyük deha toplumsal değişimin nabzını tutup bizi ufukta belirenden haberdar ederken, bir yandan da Japon edebiyatının tam teşekküllü bir panoramasını çiziyor.
Birlikteliğin Güçlü Nedeni: Halkın İcadına Dair Anılar
çev. Sedef Açıkgöz
Ketebe Yayınları
Temmuz 2025
72 s.
Sanırım artık en azından geleneksel tarihçilerin iddia ettiği gibi modern ulusların akıl ve kökene sahip tarihsel topluluklar olmadığını; daha ziyade ve temelde yapay stres toplulukları karakterine sahip psiko-politik telkin organları olduğunu söylemeye hazırız. Bu nedenle uluslar doğaları gereği radikal bir şekilde otoplastiktirler, çünkü yalnızca kendilerini harekete geçirdikleri ölçüde var olurlar ve yalnızca güç dolu kurgusal anlatılarda ve otomatik olarak stresli mesajlarda varlık nedenlerini kendilerine okudukları ölçüde kendilerini uyandırırlar.
Camondo'ya Mektuplar
çev. Gülenay Börekçi
Everest Yayınları
Temmuz 2025
227 s.
Camondo’ya Mektuplar, Edmund de Waal’ın ödüllü biyografi kitabı Kehribar Gözlü Tavşan’daki gibi aile tarihine odaklanıyor ve mektuplar vasıtasıyla edebiyat, sanat, mimari, tarih ve biyografiyi birbiriyle harmanlayarak geçmişin izini sürüyor. Kitap, 19. Yüzyıl İstanbul’una, özellikle de Galata semtine derin izler bırakan Camondo Ailesi’nin fertlerinden Moïse de Camondo’ya yazılan elli sekiz mektuptan oluşuyor.
Edmund de Waal, 1869’da İstanbul’dan Paris’e taşınan, 1. Dünya Savaşı’nda oğlu Nissim’i kaybeden Moïse de Camondo’nun, yaşadıkları evi bağışlayarak onun anısına kurulmasını sağladığı, geniş bir 18. yüzyıl Fransız sanatı koleksiyonu barındıran Nissim de Camondo Müzesi’nin odalarında geziniyor. Nesneler, mobilyalar ve sanat eserleri vasıtasıyla bize Proustvari bir pencere aralıyor.
“Edmund de Waal bu ince ve zarif kitapta, kelimelerin nesnelerden daha az yer kaplamakla birlikte anılarımızı en az onlar kadar iyi barındırabileceklerini gösteriyor.” –The New York Times Book Review
Eski Şehir Spor
Kırmızı Kedi Yayınevi
Haziran 2025
232 s.
Haydar Ergülen’den bir borç ödeme denemesi ESKİ Şehir Spor.
Eskişehir doğumlu, Eskişehirspor taraftarı bir yazardan, “eskişiir”in rüzgârı ve eski günlerin özlemiyle Eskişehir’e dönüş, kurulduğu günden bugüne Fethi-Nihat-Ender’i, Amigo Orhan’ı, vefakâr ve cefakâr taraftarıyla Es-Es’e selam kitabı.
Ergülen avare adımlarla çocukluğunun şehrini dolaşırken Türk futbolunda “Anadolu devrimi”ni ateşleyen Kırmızı Şimşekler’in kuruluşunun 60. yılında içeriden ve dışarıdan serüvenini yazıyor. Şehre, semte, şiire, futbola dair çok-sesli bir döküm.
Eşikler
çev. Özge Çağlar Aksoy
YKY
Haziran 2025
152 s.
İyi bir ölüm ne demektir? Nasıl iyi bir evlat olunur?.. 2009 yılında, sert bir kemer sıkma politikası ufukta beklerken, kitabın yazarı Marianne Brooker’ın kırk yaşlarındaki annesine ağır bir hastalık teşhisi konur. Bu gelişme karşısında yaratıcılık ile aktivizmi ilginç yollarla birleştiren kadın bir süre için hem geçimini sağlar hem de tedavisini finanse eder. Ancak çalışma ve hareket etme kabiliyeti günbegün azalırken ağrıları da aynı ölçüde artar. Zamanla ne ilaçların bedelini karşılayabilecek ne de onurlu bir yaşam sürebilecek hale gelen kadın sosyal devletin desteğini de alamayınca kendi evinde, kendi koşullarında ölmeye karar verir.
Gelgelelim Eşikler sadece o kederli dönem ve yas süreci hakkında bir kitap değil. Yazar hemşireler, vasiyetler ve sosyal devlet politikasıyla geçen o günlere dair anılarını sağlık sistemi, hasta bakımı ve ölüm sonrasının güvencesiz ekonomisi üzerine bir araştırmayla birlikte ele alıyor. Anı ve polemiği feminist felsefeyle harmanlayan Brooker, Anne Boyer, Maggie Nelson, Donald Winnicott ve Sara Ahmed gibi yazarlardan da güç alarak hayati seçimler ve karşılıklı sorumluluklar gibi asli meselelerin altını çiziyor. Böylece onurlu bir yaşam hakkı için bambaşka bir bakım felsefesi –dolayısıyla da bambaşka toplum– hayal etmeye girişiyor.
“Eşikler öyle sıra dışı bir kitap ki hak ettiği her türlü üstün sıfat klişe gibi geliyor. […] Alabildiğine açıklık ve hassasiyet sergileyen bu öfkeli, sevgi dolu, kederli ve derin kitap, radikal bir yaratıcı eylem için muhteşem bir başlangıç noktası.”
–Alex Clark, Observer
Göl Kenarındaki Hoş Ev
çev. Ece İstemi
Karakarga Yayınları
Temmuz 2025
200 s.
Renkli, büyük boy
Dünyanın Sonu Geldiğinde Kimlerle Aynı Evde Olmak İsterdiniz?
Karakarga Yayınları’nın yeni grafik roman serisi Göl Kenarındaki Hoş Ev (The Nice House on the Lake), James Tynion IV ve Álvaro Martínez Bueno’nun iş birliğiyle, çizgi roman dünyasında çığır açan, sarsıcı bir deneyim sunuyor.
İlk sayısından itibaren eleştirmenlerden tam not alan bu seri, Hugo, Eisner ve Harvey ödüllü yazar James Tynion IV’un imzasını taşıyor. Álvaro Martínez Bueno’nun göz kamaştırıcı çizimleri ve Jordi Bellaire’in renk çalışmaları, insan psikolojisinin derinliklerine inen hikâyeyi görsel bir şölenle buluşturuyor.
Kıyamet Sonrası Bir Cennet mi, Yoksa Bir Kafes mi?
Walter, on bir arkadaşını göl kenarında muhteşem bir eve davet eder. İlk bakışta bu davet, uzun zamandır görüşemeyen arkadaşların buluşup rahatlayacakları, doğa içinde huzurlu bir kaçış gibi görünür. Ancak dünya dışarıda alev alev yanarken, içeride her şey yavaş yavaş çözülmeye başlar.
Bu ev, gerçekten bir sığınak mı, yoksa daha büyük bir planın parçası mı? Karakterlerin geçmişleri, ilişkileri ve sırları katman katman açılırken okur, insanlığın, dostluğun ve kendini koruma içgüdüsünün sınırlarını sorguluyor.
Karakarga Yayınları etiketiyle yayımlanan Göl Kenarındaki Hoş Ev, klasik kıyamet sonrası anlatıların çok ötesine geçerek insan doğasının en karanlık yönlerini ustalıkla işliyor.
Göl Kenarındaki Hoş Ev sizi, son derece gerilim dolu, merak uyandırıcı ve unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor. Karakterlerin gözünden hem kendi iç dünyanızı hem de insanlığın geleceğini sorgulayacağınız bu benzersiz deneyim, elinizden bırakamayacağınız bir başyapıt.
Mahmut Celayir: Gölgenin İzinde
Avesta Yayınları
Temmuz 2025
144 s., büyük boy
Gölgenin İzinde, çağdaş Kürt sanatının özgün isimlerinden Mahmut Celayir’in sanatını çok boyutlu bir perspektifle ele alıyor. Mahsum Çiçek ve Fatih Tan'ın kaleme aldığı bu çalışma, Celayir’in sanatının doğa, coğrafya, renk, beden ve hafıza ekseninde nasıl şekillendiğini derinlemesine inceliyor. Çiçek, Celayir’in bozkırla, doğanın ritmiyle ve varoluşsal deneyimle kurduğu güçlü ilişkiyi felsefi bir yaklaşımla çözümlerken Tan ise sanatçının doğayla, kimlikle ve estetikle kurduğu özgün ikilikleri çağdaş sanat kuramlarıyla buluşturarak tartışıyor.
Celayir’in eserlerindeki bozkır, sadece bir mekan değil, insanın köksüzleşmesiyle, hafızanın dönüşümüyle ve renklerin mevsimsel akışıyla yoğrulan varoluşsal bir sahneye dönüşüyor. Sanatçının soyuttan somuta, doğadan kültüre uzanan yaratım süreci, her iki yazarın katkısıyla hem felsefi hem estetik katmanlarda çözülüyor.
avestART kitap serisinin ikinci kitabı olan Gölgenin İzinde, Mahmut Celayir’in sanatındaki doğa, hafıza ve kimlik katmanlarını keşfe çıkan derinlikli bir yolculuk sunuyor.
Hazırlayan: Talat Ordu
Niagara Kitap
Haziran 2025
608 s.
Kürt sorunu nedir? Nasıl çözülebilir?
Türkiyenin bölünme ihtimali var mı?
Kürtler bağımsız olmak istiyor mu?
Çözümde PKK ve Öcalan faktörünün rolü nedir? PKK'nın feshi sonrası neler yapılmalıdır ve ne gibi gelişmeler olabilir?
Yukarıdaki sorular, sorun üzerine düşünce üretmiş olan 30 Yazar ve akademisyenin yaklaşık 20 yıllık yazı ve röportajlarının özetinin yer aldığı bu kitapta bir ölçüde yanıtlanıyor: Tarık Ziya Ekinci, Muhsin Kızılkaya, Mücahit Bilici, Mesut Yeğen, Mithat Sancar, Fuat Keyman, Cevat Öneş, Etyen Mahcupyan, Cengiz Çandar, Murat Belge, Hasan Cemal, Sezgin Tanrıkulu, Hakan Tahmaz, Özgür Amed, Vahap Coşkun, Ümit Fırat, Kemal Burkay, Deniz Ülke Kaynak, Abdullah Kıran, Orhan Miroğlu, Altan Tan, Taha Akyol, Mümtaz'er Türköne, Atilla Yayla, Hüseyin Yayman, Ali Bulaç, Mustafa Erdoğan, Taha Özhan, Akif Emre, Süleyman Seyfi Öğün.
Niagara Kitap, Kürt sorununun anlaşılması ve geleceğe dair bir perspektif geliştirilmesi hususunda mutlaka okunması gereken bir kitapla okurların karşısında...
Oxford Dünya Mitolojisi:
Antikçağlardan Günümüze Mitlere Çağdaş Yaklaşımlar
çev. Tufan Göbekçin
Alfa Yayınları
Temmuz 2025
1104 s., büyük boy
“Mitolojiye Giriş, birinci sınıf bir kaynak. Bu konuda birçok kaynak inceledim ve bunun kadar kapsamlı ve derinlikli olanına çok az rastladım.”
–Marjorie Berman, Red Rocks Koleji
“Bu kitap hem öğrenciler hem de öğretmenler için dünya mitolojisi konusunda mükemmel bir rehber. Özellikle de kapsamlı bir mitoloji dersinde pek çok küresel konuyu ele almaya çalışan öğretmenlere yardımcı olacaktır. Kızılderili ve Afrika mitlerinden çağdaş filmlerdeki mitlere kadar her şeyi kapsıyor.”
–Micaela Janan, Duke Üniversitesi
“Yirmi beş yıldır dünya mitolojisi dersi veriyorum ve bu süre boyunca çeşitli metinler kullandım. Bu kitap piyasadaki en iyi ve en değerli kaynak. İlk baskısından bu yana kullanıyorum ve henüz daha üstün bir çalışma görmedim.”
–Marvin D. L. Lansverk, Montana Üniversitesi
“Mitolojiye Giriş, mitolojiyi ele alırken aynı zamanda çağdaş anlatı formunda mit kavramını tanıtıyor ve mitolojide bulduğumuz bu temaların neden bugün hâlâ anlatılarımızda yer aldığını açıklamak için tutarlı analitik fikirler sunuyor. Ve bunu tek bir kitapta yapıyor. ”
–Bob G. Warren, Valencia Koleji
Bu kitapta neler bulacaksınız?
Yaratılış ve yokoluş mitleri
Kahraman ve hilebaz öyküleri
Jung, Campbell, Propp ve Lévi-Strauss’un yaklaşımları
Mezopotamya mitleri: Enuma Eliş ve Gılgamış
Hint mitleri: Ramayana
Güney Amerika mitleri: Popol Vuh
Zuni, Hopi, Navajo ve İrokuaların yaratılış mitleri
Afrika mitleri: Mwindo
Çin mitleri: Nü Kwa, Kuan Yin ve Maymun Kral
Antik Mısır mitleri: İsis ve Osiris
Antik Yunan mitleri: Kral Oidipus, Prometheus, Demeter ve Persephone
Kral Arthur ve Kutsal Kâse
Çağdaş mitler
Masal analizleri: Grimm Kardeşler, Oz Büyücüsü ve Kaplanın Gelini
Yağmur Ormanının Kemerinde
çev. Serkan Toy
Livera Yayınevi
Temmuz 2025
268 s.
Karen Tei Yamashita, Yağmur Ormanının Kemerinde’de modern zamanlarda anlam arayışının paradoksunu büyülü gerçekçi anlatının tüm olanaklarını seferber ederek sergiler: Her türlü anlam arayışının peşinde olduğu otantiklik, doğallık ve saflık birer imaj haline geldiğinde, tek çare yüzeysel bir tüketim deneyimine teslim olmak mıdır?
Bir yanda, Japonya’da çalıştığı demiryolu şirketi özelleştirildiği için Brezilya’ya göç eden Kazamusa Ishimaru’nun yerel halkın gündelik yaşamına ettiği tanıklığın onda yarattığı değişim; diğer yanda yerel halkın mucizelere duyduğu inancın, onların hayatlarına getirdiği büyük dönüşümler ve son olarak yerel inanışların otantikliğini bir şifa kaynağı olarak pazarlayıp onları çöküşe sürükleyen küresel şirketler - okur tüm bu olayları, geçirdiği görünmez kaza sonucu Kazamusa Ishimaru’nun başına yerleşen, bilinç sahibi bir küreden dinler. Fakat, cansız bir cisme anlatıcı konumunu bahşetmesi Yamashita’nın bu romanda özne ile nesne, kültür ile doğa, hayal ile gerçek arasındaki ilişkileri sarsmak için attığı tek adım da değildir.
Portakal Dönencesi’nin de yazarı Karen Tei Yamashita Brezilya “pembe dizilerinin” parodisi olarak kurguladığı Yağmur Ormanının Kemerinde’de, ironiyi elden bırakmadan ve metaforik öğeler kullanarak uygarlığımızın en yakıcı çelişkilerini sorgulayan post-modern bir anlatı sunuyor.
Önceki Yazı
Tuğçe Isıyel ile Benim Yüzümden'e dair:
“Boşluğu yuva bilmek”
“Boşlukla ilişki kurabildiğimizde, o boşluğa düşmeden içinde durabildiğimizde dönüşüyoruz bence. Ve evet, her insanın böyle bir boşluğa ihtiyacı var belki de, çünkü bazen hiçbir şeyin olmadığı yerde kendimizle ilk kez karşılaşıyoruz.”
Sonraki Yazı
Edebiyat ve makineler (III):
Neuromancer ve bir hiper-makine olarak Wintermute
“Neuromancer daha ziyade beyinle ilgilidir; beynin sağ ve sol loblarını iki ajana böler ve edebi uzamda yayar. Roman bir noktadan sonra tamamen eterik ve sibernetik varlıkların tekelindedir. Dolayısıyla insanın, diyelim ki Case’in ne yaşadığının önemi yoktur, zira mesele insanı ilgilendiren ve insanın kontrolünde bir uzayda gerçekleşmez.”