• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

Haftanın vitrini – 28

Yeni çıkan, yeni baskısı yapılan, yayınevlerince bize gönderilen, okumak ve üzerine yazmak için ayırdığımız bazı kitaplar: Arıların Yolu / Arzunun Tanrıları / Cambridge Darwin ve Evrimci Düşünce Ansiklopedisi / Ding Köyü Rüyası / Kıyıya Paralel / Kupa Sevgili / Samson ve Nadejda / Sivil İttihatçı / Ten Çağı / Yamyam Kapitalizm

K24

@e-posta

VİTRİNDEKİLER

9 Temmuz 2026

PAYLAŞ

Sheikha Helawy
Arıların Yolu
çev. Melek Deniz Özdemir
Samyeli Yayınları
Haziran 2026
80 s.

“Belki isyanın tadını beğenmiş, belki de artık itaat etmekten bıkmıştı.”

Çağdaş Filistin edebiyatının, 48 Araplarının önemli seslerinden Sheikha Helawy, Arıların Yolu’nda İsrail yönetimi altındaki Filistinlilerin gündelik yaşamında kadınlara odaklanıyor. Helawy, kadın olmanın kendisinin politikleştiği bir anlatı kuruyor. Kadın karakterlerin bedenlerinde, korkularında, susmalarında hissedilen sessizlikler, ev içi ilişkiler ve kırılgan gündelik hassaslıklar üzerinden Filistinli kadınları görünür kılıyor.

Nekbe’nin, o Büyük Felaket’in 78. yıldönümünde Filistin edebiyatının özel isimlerinden Sheikha Helawy, ilk kez Türkçe okuruyla buluşuyor. Helawy’nin edebiyatı gerçek ile
arzunun birbirine karıştığı bir dünya bırakıyor kucağımıza. Arıların Yolu’nda gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar hayal ürünü yaşamlarla tanışıyoruz.

Arıların Yolu yalnızca Filistin’e dair bir tanıklık değil; kadın olmanın, itaat ile başkaldırı arasında sıkışmanın ve kendi sesini aramanın da hikâyesi. Çağdaş Arap edebiyatının önemli örneklerinden biri olan eser, Filistinli kadınların, Filistinli bedevi kadınların görünmeyen yaşamlarına yakından bakma imkânı sunuyor.

K-Ming Chang
Arzunun Tanrıları
çev. Ayşenur Bilgen
Livera Yayıncılık
Temmuz 2026
222 s.

K-Ming Chang’in hikâyelerinde keder ile neşenin iç içe geçtiği bir varlıklar korosu geziniyor: Arzunun Tanrıları bizi, ötekilere kazınıp doyurulmamış açlığın çeşitli veçheleriyle karşı karşıya getiriyor.

Lambda Edebiyat Ödülü finalisti olan bu öykü derlemesi göçmenlerin, queer bireylerin ve kadınların dünyasını, gerçeküstü öğelerle işbirliği yaparak, mercek altına alıyor. Tayvanlı-Amerikalı bir kız çocuğunun gözünden teyzelerin, ölü kuzenlerin, hortumların, sel sularının, çöldeki suşi restoranlarının, bodrum katlarının ve teknelerin içinden geçerek anlatılan bu hikâyeler, varoluşun sarmal merdivenini inip çıkıyor: birlikte görülen rüyalar, kırılmış dişler, insanın içine defnedilen bebek cesetleri ve özneleri kuytulara saklanmış, varoluşu köklendiren, insanı köklerinden söken matem ve mutluluk.

Sesleri birbirlerinde yankılanan hikâyeler, geçmişi yalnızca anlatmıyor; sarsıyor, büküyor ve yeniden inşa ediyor. Kimi zaman ölü kuzenler korosunun çarşaflar altında tepinerek sızdığı bir yatağın içinde, kimi zamansa hortum fotoğraflarına özlemle bakan bir kadının ensesinde, arzunun biçim değiştirdiği, matemin uzuvları kemirdiği bir evrende yol alıyoruz.

Arzunun Tanrıları sadece anlatmaz – fısıldar, bağırır, işler, söküp atar, sonra da tekrar diker. Çünkü bazı hikâyeleri anlatmak yetmez; o hikâyeleri bir felakete emanet etmek, felaketlere bazı hikâyeleri emanet edecek kadar güvenmek gerekir.

Cambridge Darwin ve Evrimci Düşünce Ansiklopedisi
Editör: Michael Ruse
çev. Mehmet Doğan
Alfa Yayınları
Temmuz 2026
1054 s., büyük boy

Alanının önde gelen bilim insanlarının kaleme aldığı altmıştan fazla makaleyi bir araya getiren Cambridge Darwin ve Evrimci Düşünce Ansiklopedisi, Charles Darwin’in yaşamı, çalışmaları ve etkilerine hasredilmiş bir başyapıt. Burada bir yandan Darwin’in evrim teorisini keşfediş süreci, yaptığı çalışmalar ve karşılaştığı tepkiler göz önüne serilirken, diğer yandan Türlerin Kökeni’nin yayımlanmasından bu yana geçen 150 yılda bilime etkisi mercek altına alınıyor. Bu çalışma, Darwin tarafından yapılmış keşiflerin din, siyaset, cinsiyet, edebiyat, kültür, felsefe ve tıbba etkisini etraflıca inceleyerek o devasa mirası eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutuyor. Evrimci düşüncenin tarihine ilişkin barındığı geniş malumat, bugün evrim teorisi etrafında gelişen tartışmalara katılmak isteyenler için bir hazine işlevi görüyor.

“Hem Darwin hem de evrimsel düşünce hakkında muazzam bilgiler içeren bu kitap, siyasi karikatürler, botanik çizimler ve Darwin’in orijinal notları gibi pek çok görsel belge de sunuyor. Bu yeni ansiklopedi, bilim tarihçilerinin ve Darwin’in yaşamöyküsüne özel ilgi duyanların yanı sıra meraklı okurlar için de doğal seçilimin temelleri üzerine bir giriş kitabı işlevi görecektir.” –K. M. Sheffield, Choice

“Her üniversite kütüphanesinde ve her akademisyenin kitaplığında bulunması gereken olağanüstü bir kaynak kitap.” –Douglas J. Futuyma, The Quarterly Review of Biology

“Bu ansiklopedi, okura, Darwin’i ve dönemini öğrenme coşkusu aşılayacak ve Batı uygarlığının en büyük teorilerinden biri olan evrim hakkında yazarların bilgisine ve heyecanına ortak kılacak.” –Kostas Kampourakis, Science and Education

“Bu kitap, her gün yeni bir çalışmaya imza atılan bu alanın en ciddi ve kapsamlı başvuru kitaplarından biri olmayı sürdürecek.” –Philippa Levine, Victorian Studies

Yan Lianke
Ding Köyü Rüyası
çev. Başak Sürücü
Jaguar Kitap
Haziran 2026
320 s.

Ding Köyü Rüyası, Yan Lianke’nin romanları arasında özel bir yere sahiptir. Yazar gerçek bir olaydan yola çıkar: Çin’in Doğu Henan kırsalında devlet yetkililerinin teşvikiyle bir kan satma seferberliği başlar. Yoksul ova köylerinde binlerce insan sağlıksız ve denetimsiz koşullarda kanını satarak hızla zenginleşir. Ne var ki bu durum uzun sürmez; bölgede bilinmeyen bir “ateşli hastalık” salgını patlak verir ve birçok köy âdeta haritadan silinir.

Romanın anlatıcısı Xiao Qiang, on iki yaşında zehirlenerek öldürülmüş bir çocuktur. Babası bölgede başlatılan kan seferberliğini fırsata çeviren ve yaşanan felaketlerde azımsanmayacak payı olan bir “kan taciri”, dedesi ise tüm köylülerin sevip saygı duyduğu biridir. Xiao Qiang bir yandan ailesinin bir yandan da bütün bir köyün ürpertici öyküsünü sakin bir üslup içinde aktarırken, dedesi de olanları ve olacakları rüyalarında görmektedir.

Yan Lianke tam üç yıl boyunca antropolog yardımcısı kılığında bölgede çalışmış ve bu süreçte öğrendiği korkunç detayları edebî
yeteneğiyle birleştirerek akıllardan çıkmayacak bir roman yazmıştır.

Ding Köyü Rüyası, Başak Sürücü Can’ın Çince aslından çevirisiyle…

Mehmet Fırat Pürselim
Kıyıya Paralel
Papirüs Yayınları
Haziran 2026
192 s.

Çünkü kıyıya paralel yüzmek bir başarı öyküsü değil, hayatta kalma tekniğidir bu ülkede.

O yaz, hayatımın en güzel yazı mıydı, bilmiyorum… Ama yetişkin olmadan önceki son yazımdı, bunu çok iyi biliyorum. Yetişkinlik; olmak istediğin bir şey değildir, hatta istemezsin bile. Ama bir bakmışsın ki oluvermişsin. Ergenliğin hem fiziksel hem de psikolojik tarafları vardır ama yetişkinlik tamamen psikolojiktir. Bir an gelir bir el uzanır, içindeki çocuğu çıkartıp yerine asık suratlı, ciddi, profesyonelce saygılı birini koyuverir. Gerçek saygı içten gelir, profesyonel olanıysa sonradan yüklenen bir aplikasyon gibidir. Küçüklerimi sevmek tamam da menfaatimin olabileceklerini saymak nedir? Neyse ya, bunlar derin konular.

Kıyıya Paralel’de, Karadeniz’in “sözde turizm cenneti” olarak kabul edilen küçük bir sahil kasabasında 90’larda geçen bir büyüme hikâyesi anlatılıyor. Dönemin siyasileri, Televole ünlüleri sayfalar arasında bir görünüp bir kayboluyor ama şarkıları, kahramanların hayatlarına eşlik ediyor. Dostlar arasında en kötü anılarımızı anlatırken bile güleriz ama eski fotoğraflara bakmak hüzün verir ya, işte bu kitap o fotoğrafların komik öyküsünü okumaya davet ediyor sizleri.  

Lily King
Kupa Sevgili
çev. Selen Birce Yılmaz
Koridor Yayınları
Temmuz 2026
224 s.

Bir gün senin hakkında kitap yazacağımı biliyordun.

Yazar olmak isteyen genç bir kadın, başkalarının hikâyelerini çok iyi anlayıp çözümleyebilse de kendi hikâyesindeki kırılmaları bir türlü anlamlandıramaz. Yaratıcı yazarlık okuduğu üniversitenin en parlak öğrencilerinden Sam ve Yash’la tanıştığındaysa işler değişir.

Arkadaşlarının ona taktığı lakapla Jordan iskambil oyunları ve edebiyat tartışmalarının ortasında aşkı ve arkadaşlığı keşfederken, aynı zamanda kendi entelektüel tutkusunun da farkına varır. Fakat öğrencilik günlerinin sonuna yaklaştıkça kararsızlıklar ve belirsizliklerle birlikte hayat yolu çatallanmaya başlar...

Yıllar sonra hayalini kurduğu mutlu hayatını yaşarken sürpriz bir ziyaret onu geçmişiyle yüzleşmeye zorlar. Ulaşılamamış hedefler, dile getirilememiş duygular, kalp kırıklıkları, sırlar… Jordan geçmişe dair pişmanlıklarıyla bugünün sorumlulukları arasında bir denge kurmaya çalışırken kendi içinde de bir hesaplaşmaya girer.

Lily King’in hem Women’s Prize hem de PEN/Faulkner gibi edebiyat ödüllerine aday olan romanı Kupa Sevgili aşk, arkadaşlık ve hikâyelerin dönüştürücü gücüne dair zekice kurgulanmış bir anlatı.

“Zaman ve pişmanlık üzerine dokunaklı, incelikli bir aşk hikâyesi.” –David Nicholls

“Bilgeliği ve duygusal yoğunluğuyla şimdiye kadar okuduğum en etkileyici romanlardan biri.” –Priscilla Gilman 

Andrey Kurkov
Samson ve Nadejda
çev. Eyüp Karakuş
Siren Yayınları
Haziran 2026
296 s.

Tarihi günlerden geçen bir şehirde, ailesini kaybeden genç bir adam, esrarengiz olayların çekimine kapılıp bir hikâyenin peşinden gider. Çağdaş Ukrayna edebiyatının usta yazarı Andrey Kurkov, Kiev Vakaları’na Samson ve Nadejda’nın macerasıyla başlıyor...

1919 baharında Kiev’e siyasi karmaşa hâkimdir. Samson Koleçko babasının zalimce öldürülmesine tanık olmuş, kendisi de kulağını koparan bir darbe almıştır. Ancak becerikli ve yaşam dolu Nadejda’yla tanışınca hayatında bazı şeyler değişir. Kaosun hüküm sürdüğü şehirde hayatına devam edebilmek için bir iş arayan Samson bazı tesadüfler sonucu kendini bir davanın içinde bulur. Alışık olmadığı esrarengiz ve tehlikeli olayların içine düştüğündeyse Nadejda ona mücadele gücü verecektir.

Tehlike altındaki bir şehrin tüm sesleri Samson’un kafasının içinde çınlarken kesik kulak, tıpkı Gogol’un “burun”u gibi hikâyenin merkezine yerleşiyor. Andrey Kurkov, Kiev Vakaları serisinin Uluslararası Booker Ödülü’ne aday gösterilen bu ilk romanında tarihin izini sürerken ironiyi ve kara mizahı elden bırakmıyor.

Ayşe Köse Badur
Sivil İttihatçı
Maliye Nazırı Cavid Bey
YKY
Haziran 2026
656 s.

Selanik’in çok kültürlü dünyasında yetişen, Osmanlı maliyesinin başına geçen, Avrupa başkentlerinde İmparatorluğun kaderini müzakere eden ve sonunda yeni rejimin dışında kalan bir isim: Mehmed Cavid Bey. Maliye nazırı, İttihatçı, müzakereci ve muhalif kimlikleriyle yalnızca bir devlet adamı değil, aynı zamanda siyaset, ekonomi ve uluslararası diplomasi ağlarının kesişiminde şekillenen bir dünyanın temsilcisi.

Tarihin en çalkantılı eşiklerinden birinde, bir insanın hayatı neyi anlatır? “Sivil İttihatçı” kavramı etrafında kurulan bu çalışma, Cavid Bey’in hikâyesini yalnızca bir yaşam öyküsü olarak değil, bir zihniyetin, bir kuşağın ve bir dönemin hikâyesi olarak ele alıyor. Selanik’ten Paris’e uzanan çok merkezli bir coğrafyada, günlükler, mektuplar ve uluslararası arşiv belgeleri eşliğinde yeniden kurulan bu anlatı, dönemin siyasal gerilimlerini, karar alma süreçlerini ve tarihsel kırılmalarını yakından izleme imkânı sunuyor.

Sivil İttihatçı, bir bireyin yaşamı üzerinden imparatorluktan ulus-devlete geçiş sürecinin çelişkilerini ve kopuşlarını yeniden düşünmeye davet ediyor. Cavid Bey’in yaşamını bu tarihsel dönüşümün çatışmalarını ortaya koyan bir çerçevede ele alarak Türkiye’nin siyasal ve ekonomik tarihine dair temel soruların izini sürebilmek için güçlü bir zemin sunuyor.

Memleket şu veya bu fırkanın malı değildir. Hiçbir şahıs ve heyet şu veya bu kimseyi vatandaşlık hakkından mahrum edemez…
Her birimiz vicdanımızın gösterdiği yolda yürümeliyiz.

Cavid Bey, 1921

Dubravka Ugrešić
Ten Çağı
çev. Zeynep Tür
Everest Yayınları
Temmuz 2026
264 s.

“Tenim, zamanın adeta bir haritası gibi. Her kırışıklık, her leke, yaşanmış bir anının izi...”

Bu kitap, bedeniyle hesaplaşan, zamanın teninde bıraktığı izleri okuyan, hafızanın katmanlarını aralayan bir kadının sesi. Dubravka Ugrešić, kendine özgü keskin zekâsı, kara mizahı ve derinden sarsan ironisiyle, yaşlanmayı sadece bir süreç olarak değil, kimliğimizin, anılarımızın ve toplumsal baskıların bir aynası olarak ele alıyor. Modern dünyada yükselen milliyetçilik ve sosyal medya kullanımı üzerine acıtan, düşündüren ve kimi zaman kahkahalarla okunan satırlar kaleme alıyor. Ten Çağı, unutuşla, değişimle ve kendimizle yüzleşmenin evrensel bir öyküsü. Yüreğimizin de tenimiz gibi zamanla nasıl değiştiğini anlatan, unutulmaz bir hesaplaşma.

Nancy Fraser
Yamyam Kapitalizm:
Demokrasi, Bakım Emeği ve Gezegen Sistem Tarafından Nasıl Mideye İndiriliyor ve Bizler Bu Konuda Ne Yapabiliriz?
çev. Aslı Önal
Ayrıntı Yayınları
Temmuz 2026
208 s.

Çağımızın önde gelen Marksist feminist teorisyenlerinden Nancy Fraser, doğadan ve “ırksallaştırılmış” kitlelerden devşirdiği zenginliği bir güzel midesine indirmekle meşgul sermayenin, birbirimize bakım verme yetisinden bizleri nasıl mahrum bıraktığına, siyaset yapma pratiğinin içini nasıl boşalttığına dair bütünlüklü bir analiz ortaya koyuyor. Hayatın her alanını gözüne kestiren sermayenin doymak bilmez iştahını, ekolojik tahribattan demokrasinin işlevsizleştirilmesine, ırksal şiddetten bakım emeğinin değersizleştirilmesine dek uzanan belli başlı kriz noktaları üzerinden tarihsel bir hat boyunca görünür kılıyor.

Kapitalist sömürünün bir “ön plan hikâyesi”nin yanı sıra, mülksüzleştirmeyi temel alan bir “arka plan hikâyesi”ne sahip olduğunu öne süren Fraser, kapitalizm kavramsallaştırmasını, Marx’ın meşhur üretimin “gizli meskeni” argümanının ötesine taşımayı hedefliyor. Ortaya koyduğu alternatif yaklaşımla, kapitalist toplumu karakterize eden ekonomik alt sistemin, ekonomi dışı addedilen oysaki kapitalist birikimin sürekliliği için vazgeçilmez olan toplumsal yeniden üretim, insan dışı doğa, kamusal mal ve hizmetler gibi süreç ve faaliyetlerle olan ilişkisine odaklanıyor.

Sermayenin yıkıcı gücünü sınırlandırmak için verilecek kararlı ve kolektif mücadelenin her zamankinden elzem olduğunu vurgulayan ve yakın dönemde yaşadığımız COVID-19 gibi krizlerin, sermayenin hayatın her alanını hedef alan “yamyamlığını” sona erdirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz toplumsal direncin inşasında kritik fırsatlar sunduğunu öne süren Yamyam Kapitalizm, gerek eleştirel kuram geleneğine katkısı gerek kapitalizmin çoklu krizlerini açıklamaktaki maharetiyle, beşeri bilimler literatüründe süregiden bir tartışmayı derinleştiren önemli bir müdahale niteliği taşıyor.

 
Yazarın Tüm Yazıları
  • Arıların Yolu
  • Arzunun Tanrıları
  • Cambridge Darwin ve Evrimci Düşünce Ansiklopedisi
  • Ding Köyü Rüyası
  • Kıyıya Paralel
  • Kupa Sevgili
  • Samson ve Nadejda
  • Sivil İttihatçı
  • Ten Çağı
  • Yamyam Kapitalizm

Önceki Yazı

DENEME

Sanatın sansürle imtihanı

“Sanatçı üzerinde sürekli bir baskı hissederken nasıl üretmeye devam eder? İdeolojik beklentilerin, sansürün ve denetimin arasında kendi sesini nasıl koruyabilir?” 

ÖZLEM GÖNCÜ

Sonraki Yazı

İNCELEME

Nermi Uygur’da akıl ve düşünce sorunu üzerine önermeler

“Uygur’un 'yaşama felsefesi'nin merkezinde aklın zaferi değil, her adımda kendini terbiye etmesi vardır. Düşünce artık kendinden emin bir ilerleyiş olarak görülemez, durmaksızın sınanan bir yürüyüştür daha çok.”

BARIŞ ÖZKUL
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist