• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

Türkolmak:

Bütün bir sorgulama

“Onaylı’nın bu ilk şiir kitabı gerçekten de dünyamızdaki yerine sanki bu yer çoktan hazırmış ve onu bekliyormuş gibi bir duygu yaratarak yerleşti.”

Hakan Gürsoytrak, Polis Okulu Giriş Sınavı (ayrıntı), 2004. Sanatçının izniyle.

NECMİYE ALPAY

@e-posta

ELEŞTİRİ

2 Ocak 2025

PAYLAŞ

Tek bir kitaba “yılın kitabı” demek zor, özellikle 2024’ün Cumhuriyet’in ilk yüzyılını değerlendirme yılı olduğunu dikkate alırsak. Belirli bir kitaba odaklanmadan önce, yüzyılı dil ve edebiyat açısından değerlendiren bazı çalışmalara işaret etmeliyim.

Dil alanında Ömer Solak ve İbrahim Coşkun editörlüğünde ortak bir çalışma olarak Cumhuriyet’in Yüzüncü Yılında Türkçemiz, 2023 sonunda yayımlanmıştı (Paradigma Akademi Yay.). Edebiyat alanında İstanbul Büyükşehir Belediyesi yayını olarak Ahmet Bozkurt’un hazırladığı, “Demokrasi Yüzyılı” damgalı, bölüm yazarları silme erkek Cumhuriyet’in 100. Yılında Türk Edebiyatı var.

Şiir alanında Yücel Kayıran’ın, Doğu Batı Düşünce Dergisi’nde özel sayı olarak hazırlayıp sunduğu çok yazarlı ciltlerin de her biri ayrı ayrı değerlendirilmeyi hak ediyor: 2022’de çıkan Klasik Dünya Şiiri cildiyle başlayıp Modern Batı Şiiri I ve II  ile devam eden ve en son 2023-2024 tarihli dört ciltlik Modern Türk Şiiri I-II-III-IV dizisiyle toplam yedi cildi bulan tarihsel-poetik incelemeler bunlar. 2024’te bir tür son (sekizinci) cilt olarak, Şiirin Evrensel Poetikası çıktı.

Bu ciltlerden başka Max Frisch, Süreyyya Evren ve Kutay Onaylı gibi yazar ve şairlerin yeni çıkan kitaplarında da gözüm kalıyor, zihnim kitaplar arasında gidip geliyor ve sonuçta Kutay Onaylı’nın Türkolmak’ında karar kılıyor. Neden?

Ergin Günçe

Kitaba adını veren şiir ve ana motif, “türkolmak” biçiminde yazılan bileşik sözcük, ne tam olarak uzlaşımsal sayılabilir, ne de tam olarak yadırgatıcı; çünkü hemen Gencölmek’i çağrıştırıyor. Ergin Günçe’nin bugün duyarlı yürekler arasında yaygınlaşmış olan bu yaratısı Türkolmak’ın daha ilk bölümünün ilk dizesinde aynen karşımıza çıkınca hem Onaylı’nın yarattığı yeniliği mutlak olmaktan çıkarıyor, hem de aynı kanala yerleşmek üzere hamle ediyor. Türkçede “olmak, etmek, eylemek, kılmak” gibi yardımcı fiiller, belirli durumların dışında kural olarak ayrı yazılır, ‘Türk olmak’ dahil. Dolayısıyla “Türkolmak” da tıpkı “gencölmek” gibi standart dışı bir kullanımdır, poetik bir atılımla yaratılmıştır. Çağrışım çok güçlüdür: “Ergin Günçe” adı zaten bir tür program öğesi ya da damga gibi, kitabın adama sayfasından itibaren bize bakmaktadır.

Onaylı’nın bu ilk şiir kitabı gerçekten de dünyamızdaki yerine sanki bu yer çoktan hazırmış ve onu bekliyormuş gibi bir duygu yaratarak yerleşti. Dünyamızdaki yeri derken, yalnızca şiir dünyasını kastetmiyorum, tarihsel ve sosyo-kültürel Türklüğün başlı başına bir macera, bir olgu ve süreç olmaktan öte, bu olgunun bilinç düzleminde işlenebilir bir sorunsal durumuna getirilmesinden söz ediyorum. Geleneğin ilkesi, yinelenme, birikme ve temastır. Türkolmak’ın şiir dünyamızda rahatlıkla yer bulması, poetik olduğu kadar, Türk olmakla ilgili sosyopolitik ve düşünsel birikimlerin oluşturduğu altyapıya da bir bileğitaşı gibi temas etmesiyle ilgili.

İzleyebildiğim kadarıyla “Türk” kavramına etnolojinin ve idealizasyon çerçevesinin dışına çıkarak belirli bir mesafeden bakan ilk çabalardan biri kültürel çalışmalar alanında Nurdan Gürbilek’in 2001 tarihli, Murat Belge esinli Kötü Çocuk Türk adlı kitabıydı. Gürbilek bu kitaptaki denemelerinde edebiyat dahil, 1980 döneminin popüler kültüründe beliren toplumsal kendilik algısına bakıyordu.

Bir sonraki metin, sorunsalını nihilizan boyutlara ulaştıran yazarlardan İsmail Pelit’in 2009 tarihli Türk Oluşmaları oldu. Bu yapıt hemen tümünde ölüm ve Türklük motiflerinin egemen olduğu alabildiğine sert imgelerle örülmüş on üç şiirsel metinden oluşur. “Hikayeler” olarak tanıtıldığına göre, şiirsel hikayeler demeliyiz. Şairane değil, şiirsel. İsmet Özel’dekinin (bkz. Kalın Türk, 2013) aksine, herhangi bir evcilleştiricinin esamisinin bile okunmadığı metinler.

Barış Ünlü’nün, Türk olmak sorunsalını toplumbilimsel temelde silkeleyen 2018 tarihli Türklük Sözleşmesi’ni anarak, bu listeyi az çok tamamlanmış sayabiliriz sanıyorum.

Kutay Onaylı’nın Türkolmak adlı kitap-şiiri bütün bu öncelleriyle yan yana getirildiğinde, daha çok bireysel ve yer yer kişisel bir zeminde, bir tür özyaşamöyküsü gibi seyreden tarihsel-kültürelci bir şiir olarak beliriyor. Türkolmak, önceki külliyata yeni bir poetik boyut eklemesiyle önemli.

1990’lar Türkiye’sinde neredeyse tektonik bir olay gibi Kürt olmanın su yüzüne çıkmasıyla birlikte, Türk olmak da bilinç düzleminde gerekli mesafede yerini almaya başlamıştı. Onaylı 1994 doğumlu bir şair olarak Türkolmak’ta, bir taraftan kendi sesinde Nâzım’ı bulurken (“memleketimden insan manzaraları” s. 9) diğer taraftan da dünyanın dört köşesine ait lirikleri anıyorsa, küreselleşmenin etkileri artmış demektir. Bu artışı kitap boyunca yağmur gibi yağan verilerden izleyebiliyoruz. “dördüncü türkolmak”ta Kürtler de sahnededir ve şöyle bir dize var:

ve kürtlerin kürdolanların hakları acıları üzerine düşünmeye ve göğe

baktım durmadım (s. 20)

Şiir Turgut Uyar’ı da güncellemiştir. Kitabın bütününden bir analiz çabası okunmaktadır. Türklük bahsinde eskilerin deyişiyle mevcudatı tespit, analiz ve en önemlisi ifade etme ihtiyacı. Yaşamın Türk olmak boyutunun dal dal öykülenmesi. Zamanın ruhuna dair bir sorgulama.

Bir kimyacıya kimyadan söz etmesini rica etseniz kafası allak bullak olur ve “hangi kimyadan” diye sorar, çünkü çeşitlidir kimyalar; google’a soruyorum, analitik, organik diye başlayan sekiz çeşit kimya sıralıyor. Onaylı da sıraya sokmuş, kitabında tümü tek şiir olarak da okunabilecek bir düzine farklı “türkolmak” anlatılıyor, sonuncusuyla birlikte on üç. Bunlar, içe ve dışa doğru dallanmış olmakla birlikte, aynı yaşamın bünyesine bölüm bölüm dahil olan olgular.

Bu uzun şiirde dize içi ve dizeler arası boşluklar, oradaki sözdiziminin iptaline, yani standart dışını çeşitli biçimlerde kullanan “deneysel şiir”in serbestlik alanına işaret. Boşluklar joker gibidir, kendinize göre doldurabilir ya da nefes almakla yetinebilirsiniz. “Göz” sözcüğü ise “akıl” demek oluyor burada: “gözünü çıkarmak”, aklını bir kenara koymak; “başkasının gözlerini giyinmek” vb... Ünlü şiir düşünürü Roman Jakobson bu tür ad aktarmalarını daha çok düzyazıya özgülemişse de bu tekniğin Onaylı’da aldığı biçimler ve nicelikler düzyazıyı rahatlıkla dışlıyor.

Kutay Onaylı

“Olmak” fiilinin kesitsel işlevi bir öznitelik saptamasıdır, bu yönüyle bir etiket, kimlik ya da sıfat belirleme işlevine kayıtlı. Diğer anlamları ise, dönüşmek, olgunlaşmak, tamamlanmak... Bunlar hep göreli, yani hep “öteki”nin varlığıyla olanaklı. Türkolmak şiir-kitabını bu anlamların tümüyle okuyabiliyoruz.

Bitişik yazılan “türkolmak”ın ayrı yazılandan farklı olduğu, “ikinci türkolmak” başlıklı bölümde özel olarak belirtilmiştir. Poetik çabanın bir akla(n)ma olmadığı da!

Bu şiirin egemen fiili “irkilmek”tir belki de; “birinci türkolmak”ta, “kötü şiir riski”nden de söz eder.

 
Yazarın Tüm Yazıları
  • Kutay onaylı
  • Türkolmak

Önceki Yazı

TADIMLIK

“Tarz değiştirmekle yetinmeyip

okur değiştirmek”

Orhan Koçak'ın Okur Değiştirmek: Orhan Pamuk Üzerine Üç Deneme adlı kitabı Everest yayınları tarafından bu hafta basılıyor. Kitabın önsözünü Tadımlık olarak sunuyoruz.

K24

Sonraki Yazı

ELEŞTİRİ

Herkes kendi günahlarının başına

“Yeni, hakiki, dürüst, oyunbaz bir şiirdir üzerimize atılan. Taklit değil, yapmacıklı hiç değil, yapılıdır… Taş üstüne taş koyarak bina inşa eder gibi, kelime kelime, dize dize yükselir.”

ROBER KOPTAŞ
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist