• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

Bedri Rahmi 67 yıl sonra Brüksel’e döndü

Güncel sanat fuarı Art Brussels, 41. edisyonunda siyasetin başkenti Brüksel’i sanatın da başkenti olarak konumlandırdı. Bedri Rahmi Eyüboğlu, 67 yıl önce mozaik duvarıyla ödül aldığı Brüksel’e Dirimart galerisi standında dönüş yaptı.

FAHİRE KURT

@e-posta

SANAT

1 Mayıs 2025

PAYLAŞ

Büyük sanatçılarla yeni yetenekleri bir araya getirmesiyle tanınan Art Brussels güncel sanat fuarı, ekonomik koşulların negatif etkisine rağmen pozitif bir havada geçti. Bu yıl 24-27 Nisan arasında düzenlenen fuara 36 ülkeden 165 galeri katıldı. Brüksel’in sanat kurumlarından, şehrin güçlü koleksiyon geleneği ve hareketli güncel sanat ortamından güç alan Art Brussels, fuarlar arasındaki özel yerini bir kez daha tescilledi. Dirimart galerisi, standında Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerinden oluşan bir solo sergi sundu.

Art Brussels’da galerilerin sunumları her zamanki gibi farklı başlıklar altında toplanmıştı. Büyük galerilerin mekânı Prime, yükselen isimlerin alanı Discovery, fuarın kuruluş yılı 1968 ile 2000 arasında üretilen eserlerin sergilendiği 68 Forward, tek sanatçı sergilerini içeren Solo ve geleneksel galeri modelini kıran katılımcıların yer aldığı Invited. Görsel zenginlik yaratmayı hedefleyen küratoryal sergileme tarzıyla dikkat çeken fuarda geçen sene olduğu gibi bu yıl da tuvallerin üstünlüğü göze çarpıyordu. Tekstil, video, fotoğraf ve yerleştirmelerin, önceki yıllarda çokça gördüğümüz kavramsal işlerin sayısı oldukça azdı. Sergiyi nasıl bulduğunu sorduğum Belçikalı koleksiyoner Winfried Cooremans’a göre, bu yıl galeri sayısının azalmasıyla kalite artmıştı.

Kuruluşundan bu yana, gelecek vaat eden genç sanatçıların keşfedildiği fuar olarak anılan Art Brussels’da eski dönemlerden sanatçılara dair keşifler yapmak da mümkün. Bedri Rahmi’nin Nato Genel Merkezi için tasarladığı mozaik duvarı araştırırken, karşıma hiç duymadığım bir sanat talanı çıktı. Türkiye, 1958 Brüksel Dünya Fuarı için modernist tarzda prefabrike bir pavyon binası yaptırarak Belçika’ya taşıtmıştı. Bedri Rahmi de iki bölümlük binayı birbirine bağlayan duvarı dev mozaik panolarla kaplamış ve 227 metrekarelik bu çalışmasıyla büyük ödüle layık görülmüştü. O sırada merkezi Fransa’da olan NATO mozaik duvarı satın almak istemiş ama Türkiye yanaşmayınca Bedri Rahmi onlar için yeni bir duvar yapmıştı. Ve o duvar daha sonraki yıllarda NATO’nun genel merkeziyle birlikte Brüksel’e taşınmıştı.

Bedri Rahmi pano önünde.

Altı ay süren Dünya Fuarı’nın ardından pavyon binası ve panolar Türkiye’ye geri gönderilmişti. Binanın uygun bir yere kurulması, mozaik duvarın da sergilenmesi planlanıyordu. Ancak 1960 darbesinin ardından Gülhane Parkı’nda çürümeye bırakıldılar, panolar yağmalandı. Birkaç tanesi 1979’da İstanbul Belediyesi’nin bir binasında bulunup o sırada ölmüş olan sanatçının ailesine teslim edildi. Diğer parçalardan sağlam kalanlar 2010 yılında Johann Pillai’nin çabasıyla Kıbrıs’ta ortaya çıkarıldı ve sergilendi.

Kıbrıs’a gönderilmeden önce kimin elindeydiler, burası tam açık değil ama 1962’de 7. Uluslararası Kıbrıs Fuarı sırasındaadaya gönderilmişler, sonra da Türkiye Büyükelçiliği’nin talebi üzerine orada kalmışlardı. Bazı parçalar askeri gazinonun duvarına, bir kısmı büyükelçiliğin bekleme odasına ve yazlık konutuna asılmıştı. Kimileri sehpaya ve tezgâha dönüştürülmüş ya da kırılmıştı. Dirimart’ın standındaki sergi, Bedri Rahmi’nin geleneksel Türk motiflerini modernist bir yaklaşımla yorumladığı, figüratif çizimden uzaklaştığı 1950’li yıllarda yarattığı ve talan edilen panolara da uyguladığı eserlerden oluşuyordu.

Girişte Celine Conderelli'nin perde yerleştirmesi.

Bu yıl Art Brussels’da 800 civarında sanatçının işlerine yer verildi ve 25 bine yakın kişi tarafından gezildi. Celine Conderelli’nin girişe konulan mekâna özgü dev perde yerleştirmesi, fuar alanını önümüzde bir sahne gibi açıyordu. Fakat bu sahne son birkaç yıldır bir parça endişeli. Fuarda sohbet ettiğim üç galerici de satışlardaki düşüşten, galerilerin durumunun zorlaştığından yakınıyordu. 2019’da global olarak yılda 408 sanat fuarı düzenlenirken şu andaki rakam 377.  Pandemiden sonra bazı fuarlar toparlanmakta zorlandı, bazıları ya kapandı ya da geçici olarak iptal edildi. Bu arada koleksiyonerler de sanat fuarlarına katılma konusunda artık daha seçiciler, VIP koleksiyonerlerin gittiği fuar sayısı son dört yılda yarı yarıya düştü.

Adam
Lupton,
Like Hands
Over Me

Galeriler yeni koleksiyonerler bulmaya, fuarlar yeni stratejilerle koleksiyonerleri cezbetmeye çalışıyorlar. Bu yıl Art Brussels’in sanat kurumlarıyla işbirliğini güçlendirdiği dikkat çekiyordu. 2026’da renovasyonu tamamlanarak açılması planlanan KANAL-Centre Pompidou’nun katılımıyla geliştirilen The Screen video sanatı programı bu yılki en önemli inisiyatiflerden biriydi. Katılımcı galerilerden seçilen altı sanatçının “belgesel ve deneysel” projeleri, yeni oluşturulan büyük ekranlı izleme alanında birbiri ardına gösterildi. Bir başka yenilik, küratörlüğünü Brüksel Belediyesi kamusal sanat uzmanı Carine Fol’ün üstlendiği Anıtsal Sanat projesinin daha da genişletilmesiydi. “Sanatın egemen güçlere karşı hümanist bir karşı koyuş” olduğunu vurgulayan 13 eser gerçek ve mecazi anlamda fuarın sınırlarını zorluyordu. Bu arada 1960’larda esnek malzemelerle yaptığı yenilikçi anıtsal eserleriyle geleneksel heykel kavramına meydan okuyan, fakat öldükten sonra unutulan sanatçı kadınlar arasına katılan Polonya asılı Belçikalı sanatçı Tapta’nın (Maria Wierusz-Kowalski) fuarda onurlandırılması sevindiriciydi. Tarihte hak ettiği yeri bulamamış ya da önemli olduğu için hatırlanması gereken sanatçılara yer veren 68 Forward bölümü ve güçlü Solo sergiler, bu sene fuarı gezenlerin en çok ilgisini çeken alanlar oldu.

Solo bölümde birincilik alan stand.

Çocuk kanser araştırmalarına fon sağlayan Cancer Kick Collection inisiyatifinin bu yılki küratörü, Brüksel’in önemli sanat merkezi Bozar'ın sergiler direktörü Zoe Gray’di. Fuarda gösterilen sanatçıların kartpostal boyutunda orijinal çizimlerini bağışlayarak katıldıkları –kimlikleri alıcılara ancak satıştan sonra açıklanıyor–  inisiyatif 100 bin euroyla rekor kırdı. Müze koleksiyonlarını desteklemeye odaklı Discovery Acquisition Ödülü’nü alan Thomas Verstraeten’in Urbi et Orbi (2024) adlı video/maket çalışması Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi’ne gitti. Ödülü veren jüri, fuarın ticari ortamında performansa dayalı bir eser gösterme riskini alan Fred&Ferry galerisinin kararlılığını da ayrıca kutladı.

Anıtsal işlerden biri.

Büyük galerilerle daha deneysel çalışmalara yer veren genç galerilerin olduğu bölümleri birbirine bağlayan koridorda, Juan d’Oultremont’un yıllar boyunca biriktirdiği 10 bini aşkın sergi davetiyesinin ULB Üniversitesi desteğiyle arşivlenmesiyle ortaya çıkan Carton Plein enstalasyonu, Belçika çağdaş sanatının bir haritasını oluşturuyordu. Farklı dönemlerin grafik tasarım trendlerine, küratöryal yaklaşımlara ve sanatçıların evrimine dair fikir vermesi açısından ilginçti.

Solo sergi ödülünü Mendes Wood DM standındaki sergisiyle kazanan Julien Creuzet, geçen yıl Venedik Bienalinde Fransa’yı temsil etmiş, iki yıl önce de Art Basel’da ödül almıştı. Invited bölümünde en iyi stand ödülüne layık görülen Londra galerisi Night Café, hazırladığı grup sunumuyla eserlerin önünden hızla geçilen sanat tüketimine meydan okuyarak izleyiciyi yavaşlamaya davet ediyordu.

Michael Adair

Art Brussels’in açılışından iki hafta önce yayımlanan Art Basel & UBS sanat piyasası raporu, 2024 yılına dair karanlık bir tablo çiziyordu: Ekonomik ve politik çalkantılar yüzünden satışlarda yüzde 12’lik bir düşüş yaşanmıştı, pandemi öncesi dönemin izleyici rakamlarına ulaşamayan müzeler ve yeterince satış yapamayan galeriler işletim giderlerinin ağırlığı altında zorlanıyorlardı. Müzayedeler ve milyonluk satışlar gerçekleştiren galeriler en büyük darbeyi yemişti. Böyle bir ortamda galeriler de artık katıldıkları fuarlarda dikkatli davranıyorlar, sadece yerel ya da iyi satış yaptıkları fuarlara katılmayı tercih ediyorlar. Koleksiyonerler ekonomik belirsizlik yüzünden büyük alımlar yapmaktan çekiniyorlar. Şu sıralarda en büyük hareketlilik, yükselen genç sanatçıların makul fiyatlı işlerinde yaşanıyor. 2024’te dibe vuran sanat piyasasında büyük bir yükseliş olacağına dair bir müjde henüz ufukta görünmüyor ama bu yılın daha iyi olacağına dair ihtiyatlı bir iyimserlik var. Zorba liderlerin, kötüye giden ekonominin, savaş ve kutuplaşmaların kıskacında bir dünyada, bu kadar bir iyimserlik bile güzel değil mi?

 
Yazarın Tüm Yazıları
  • Art Brussels
  • Art Brussels güncel sanat fuarı
  • Bedri Rahmi Eyüboğlu

Önceki Yazı

ELEŞTİRİ

Nakaratlar: Dünyayı sayıklamak

ya da şizoanalitik kartografi

“Nakaratlar  daha ziyade bir tür televizyon şebekesi ya da internet gibi iş görüyor: İki adet nakarat bloğundan oluşuyor ve bu bloklar kendi içinde çeşitlemeler içeren paragraflardan oluşan bir yapıya sahip, yani kitabın başı ve sonundansa, giriş ve çıkışları var – bir tür yazınsal cereyan.”

HASAN CEM ÇAL

Sonraki Yazı

SÖYLEŞİ

Onur Köybaşı ile Süperstar üzerine:

“Şiirde farklı olana dikkat çeken her şair kuir’dir.”

Son kitabı Süperstar, 2024 yılı sonunda 160. Kilometre tarafından yayımlanan şair Onur Köybaşı’yla yeni kitabı, şiir serüveni ve kuir şiir üzerine konuştuk...

AYŞE GÖRKEM KOZANOĞLU
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist