Vitrindekiler – 9
Yeni çıkan, yeni baskısı yapılan, bize gönderilen, dikkatimizi çeken; okumak ve üzerine yazı yazmak için ayırdığımız bazı kitaplar...
Ahmed Şevket
Aşçı Mektebi
– İstanbul'un birinci sınıf aşçıbaşılarının muavenetiyle, 1920
hazırlayan: Priscilla Mary Işın
Kitap Yayınevi
2021
344 s.

René Girard
Clausewitz’i Tamamlamak
çev. Lale Özcan
Alakarga Sanat yayınları
2021
336 s.
Murat Uyurkulak
Hoca, Baba, Amca, Ben
Can Yayınları
2021
160 s.

Stephen Leacock
Ivır Zıvır Öyküler
çev. Aslı Günay
Dedalus Kitap
2021
122 s.
Noriko Nakayama
Köy kadını, Modernite ve İslam:
Bir Antropoloğun Gözünden 1990'ların Türkiyesi
çev. Tolga Özşen
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
2021
208 s.
Katkıda bulunanlar: Sennur Akansel, Yavuz Angınbaş, Tuğçe Ayteş, Havva Alkan Bala, Murat Batmankaya, Esin Benian, Serhan Ceyhan, Metin Çavuş, Perran Dinçer, Fehmi Erbaş, Nevnihal Erdoğan, Raşit Gökçeli, Sedef Gönenç, Nagehan Açımuz İşbakan, M. Ayşe Kalay, Cihan Fikri Kalay, Emre Karacaoğlu, Burçe Karadağ, Senay Karadağ, Semiha Kartal, Hayri Kaan Köksal, Emine Köseoğlu, Demet Mutman, Pınar Kısa Ovalı, Türkiz Özbursalı, Gökçe Özdem, Cansu Özge Özmen, Bilge Ataç Özsoy, E. Gülay Er Pasin , Ertuğrul Pek, Sema Sandalcı, Sema Soygeniş, Simlâ Sunay, Selma Kayhan Tunalı, Bülent Uçar, Aynur Yerebasmaz, Ersan Yıldız, Selin Yıldız
YEM Yayın
2021
432 s.
Tarihöncesinden Bugüne Akdeniz Dünyası Ve Doğa – Kriz Çağına Nasıl Geldik?
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
2021
412 s.
328 s.
Önceki Yazı
Rancière ve komünizmin edimsel olamayışı
"Rancière’in dissensus dediği şey, arka planda devamlı var olan fiiliyatın, yeni bir anlamla ortaya serilerek müşterek anlamlandırmayı darmadağın etmesidir. Politik öznelerin kamusal haklarına meşruiyet sağlayan şey, yine onların tüm kamusal haklarını askıya alan hakların kendisidir. Rancièreci dissensus tam olarak bu toplumsal kısa devredir."
Sonraki Yazı
Min Nevâdiri’l-Kütüb – 13 / Bitmez şu İstanbul’un sorunları...
"Bugünün dertleriyle yüz yıl öncesinin dertleri bir değildir, ama dert hep vardı, hep olacak. Bugün köprü trafiğinde takılıp kalanlar, örneğin bir zamanlar iki üç senede bir İstanbul’u kasıp kavuran veba salgınlarını hatırlayıp avutabilirler kendilerini."







