• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

“Murat Beşer ile Nesrin Sipahi’nin unutulmaz müzik yolculuğu”

“Kitap teklifine evet yanıtı iki yıl sonra geldi, çünkü ilk sorduğumda 'Benim anlatılacak neyim var ki?' demişti. Ancak anlattıkça ortaya çıktı ki, Nesrin Hanım’ın anlatacak çok şeyi vardı.”

Nesrin Sipahi, Murat Beşer

ESİN HAMAMCI

@e-posta

SÖYLEŞİ

20 Mart 2025

PAYLAŞ

Türk müziğinin en güçlü ve zarif seslerinden biri olan Nesrin Sipahi sadece radyolarda ve sahnelerde değil, plak dünyasında da önemli bir iz bıraktı. Murat Beşer’in kaleme aldığı Nesrin Sipahi: Sahnelerin, Radyoların, Plakların Hanımefendisi kitabı, sanatçının çocukluğundan başlayarak müzik yolculuğunu, unutulmaz sahne anılarını ve dönemin kültürel atmosferini gözler önüne seriyor. Beşer’le kitabın yazım sürecini, Sipahi’nin sanatını ve onu bu kadar özel kılan unsurları konuştuk.

Murat Beşer
Nesrin Sipahi: Sahnelerin, Radyoların, Plakların Hanımefendisi 
İletişim Yayınları
Şubat 2025
184 s.

Kitabın  hikâyesi, “Giriş” kısmında da belirttiğiniz gibi, Orhan Kahyaoğlu’ndan gelen bir telefonla başlıyor. Serüven nasıl başlıyor?

Evet, fiziken hadise Orhan Kahyaoğlu’ndan gelen bir telefon sonucu yaşadığımız tesadüfle başlıyor. Ancak evveliyatında yıllarca ruhumuzu beslemiş bir sese karşı duyulan manevi bir vefa borcu yatıyor. Nesrin Hanım çocukluk günlerimde babamın radyosundan küçücük odamıza yayılan sesler arasında en fazla hafızamda kalanlardan biriydi. Ayrıca babamın da en sevdiği solistlerdendi. Gönlümün ıssız köşesinde saklı kalmış bu ses, kendisiyle 2016 yılında o telefon sonucu davet edildiğim bir televizyon programının kulisinde karşı karşıya geldiğimizde yankılandı. Tereddüt etmeden kitap teklifinde bulundum. Evet yanıtı iki yıl sonra geldi, çünkü ilk sorduğumda “Benim anlatılacak neyim var ki?” demişti. Ancak anlattıkça ortaya çıktı ki, Nesrin Hanım’ın anlatacak çok şeyi vardı. Hattı zatında, anlatmadığı çok şeyin olduğundan da eminim.

Nesrin Hanım’la kitap için nasıl bir çalışma yürüttünüz? Kitapta fotoğraflar, önemli arşiv materyalleri de kullanılıyor. Karşılıklı diyaloglarınızın dışında hangi arşiv çalışmalarını yürüttünüz?

Nesrin Hanım’dan iki yıl sonra “evet” yanıtını alınca, evime yürüme mesafesinde 20 dakika süren uzaklıkta bulunan evine düzenli ziyaretlere başladım. Arada bir aksasa da, bir buçuk yıla yakın, haftada bir gün, çarşambaları öğleden sonra, yaklaşık bir-iki saatlik ziyaretim oluyordu. Bu ziyaretlerde Nesrin Hanım’ın arada bir yaptığı börekler eşliğinde çayımızı içerken laflıyor, sonrasında salondaki büyük masanın üzerinde notlarımı alıyordum. Arada bir de Nesrin Hanım’ın birlikte yaşadığı oğlu Candemir’in evin arka odalarından ya da deposundan getirdiği torbalara ve küçük valizlere konmuş hatıratlara bakıyordum. Kitaba konmak üzere işimize yarayacak olanları taramak üzere emanet alıyordum. Bu sohbetlere Candemir’in de anlattıklarıyla katkıları oluyordu. O evden aldığım malzemelere dışarıdan dahil ettiklerimi de eklediğimde elimde hatırı sayılır bir belge birikmişti. Yanı sıra, görüştüğüm insanların tanıklıklarını aktarmalarının da çok faydasını gördüm.

Murat Beşer,
Nesrin
Sipahi

Yeşilköy’de başlayan çocukluğundan sahneye uzanan büyük bir başarı hikâyesi anlatılıyor. Bu yolculukta en belirleyici dönüm noktaları sizce nelerdi? İlk konseri neredeydi, hangi mekânlarda çıkıyor, dinleyici kitlesi kimlerdi?

Nesrin Hanım’ın hayat hikâyesinde birkaç kırılma noktası var. İlki bitişik komşuları Madam Nouvart tarafından sesinin güzel oluşunun fark edilmesinin ardından, babasının talihsiz bir hadise sonucu direncinin kırılması ve konservatuara girmesine razı oluşu. Hem Ankara hem de İstanbul Radyosu’ndaki hocalarının desteği, ardından evlenerek eşinin mihmandarlığında gazino sahnelerine ayak basması ve Odeon gibi bir plak şirketine plaklar doldurması. Bunlar başlıcaları. Nesrin Hanım’a ilk gazino teklifi Ankara Göl Gazinosu’nun sahibi Selahattin Utin tarafından geliyor. Daha önce radyo zamanlarında birkaç tecrübesinin bulunması bir yana, ilk kez burada assolist olarak sahneye çıkmıştı. O yıllarda gazinoların dinleyici kitlesi tek çeşit değildi; zengininden fakirine, toplumun her kesiminden insanın eğlence alanıydı. Nesrin Hanım’ın sevenleri de onun repertuar çeşitliliği nedeniyle her kesimden insandan oluşuyordu.

Yurtdışı sahnelerinde de epey ilgi görüyor. Kitapta bununla ilgili bölümde bir bölüm de var. İlk yurtdışı turnesi 1964’te başlıyor. Ramazan ayında İsrail’e gitmesiyle başlayan süreçte yurtdışı turnelerinde nasıl ilgi görüyor?

Nesrin Hanım ve eşi Aldemir Bey yurtdışı turneler konusunda hayli seçici davranmasına rağmen çok geziyorlar. Öncelikli olarak bu turnelerden elde etmeye çalıştıkları şey maddi menfaat olmuyor. Ülkelerini temsiliyet konusu bilhassa Aldemir Bey’in dünya görüşü münasebetiyle önemli rol oynuyor. Bu turnelerin bir kısmında para kazanmış olsalar bile, aralarında ülke temsiliyeti ya da yardım amaçlı olanlar da bulunuyor. Her yurtdışı turnesinde çok ilgi görüyor, bazıların ek konserler konuyor. Nesrin Hanım bu turnelerdeki konserlerin pek çoğunda kendini adeta memleketinde hissettiğini söylemişti.

Nesrin Sipahi, 2023'te. FB TV.

Hem radyoda hem sahnede hem de plak dünyasında gerçek bir yıldız olarak anılıyor. Türk müziğinin zarif sesi Nesrin Sipahi’yi bu kadar özel kılan en önemli özellikleri nelerdi? Örneğin müzik kariyerinde onu farklı kılan en önemli unsurlar nelerdi? Ses rengi, yorumu ya da sahne duruşu açısından nasıl bir ekol temsil ediyordu?

Bu konuda çok fazla şey söylenebilir ama birkaçını saymak gerekirse: Gerek radyoda gerek plaklarda gerekse de sahnelerdeki icrası kusursuzdu. Sırtını saza yaslamadan okur, sesinin gücüyle yükselir ve okuduğu her şarkıya içeriğine uygun bir ruh katardı. Yaptığı her harekette o kadar kendinden emindi ki, hocaları bunları onun bilgisinin ve estetik gücünün ürünü olarak takdir ederlerdi. Bir diğer önemli özelliği ise halk müziği olsun, sanat müziği olsun, Batı müziği ya da pop müzik olsun, ayrım yapmaksızın hepsini benzer bir güzellikte başarıyla icra ederdi. Sahnesi ayrı bir güzellikte ve plaktan okunmuşçasına güçlüydü. Seyircisiyle kurduğu iletişim de sıcak ve sağlamdı. Bazen diyaloğa girer ama yüz göz olmaz, hatta gerektiğinde tatlı-sert yüzünü göstermekten de kaçınmazdı. Yaydığı pozitif enerji vasıtasıyla seyircisini ilk dakikalardan itibaren konserin içine çeker, bitene kadar da avcunun içinde tutardı.

Kitabınızda sanatçının bilinmeyen yönlerine de yer veriyorsunuz. Okurları en çok şaşırtacak detaylardan biri sizce ne olacak? Örneğin Safiye Ayla ve Neşe Karaböcek’le hakkında çıkan bazı asparagas haberler var, ancak durum tam tersi…

Nesrin Hanım’ı yaşam biçimi konusunda diğer büyük isimlerden ayıran en önemli özelliklerden biri de dedikodu, şaibe, sansasyon ya da televolelere malzeme olacak bir dünyasının olmayışı. O hem büyük bir assolist hem de evinin kadını ve çocuklarının annesi olmayı bir arada yürütebilmiş nadir isimlerden biriydi. Sözünü ettiğiniz Safiye Ayla ya da Neşe Karaböcek ile ilgili basında çıkmış haberler ise, zamanın “acar” gazetecileri tarafından tiraj uğruna yapılmış binlerce işten biriydi. Bunun dışında Nesrin Hanım’ın yaşamı konusunda şaşırtıcı pek çok bilgi var aslında. Bunlar da kitapta mevcut. Ama bir örnek istiyorsanız şunu söyleyebilirim. Nesrin Hanım’ın ailesi tarafından henüz reşit olmadan, kendinden yaşça hayli büyük ve başka bir şehirde ikamet eden biriyle evlendirilmeye kalkışılmasına çok şaşırmış, bir o kadar da üzülmüştüm. Neyse ki, aile olay gerçekleşmeden yaptığı hatanın farkına vararak bu niyetinden ivedilikle vazgeçmişti. Bu hadise sohbetin başında söylediğim şeye sebebiyet vermiş, muhafazakâr baba, yaptığı bu hataya üzülerek Nesrin Hanım üzerindeki baskıyı hafifletmişti.

Sipahi’nin müziğiyle sadece dönemin dinleyicilerini değil, gelecek kuşakları da etkilediğini düşünüyor musunuz? Onun müziği yeni nesiller için nasıl bir ilham kaynağı olabilir?

Nesrin Hanım radyodan televizyona, sahnelerden plaklara hem çok yönlü hem de poptan alaturkaya birden fazla türde birden fazla kuşağa hitap etmiş bir ses sanatçısı. Dolayısıyla sanatının ve bilhassa yaşam biçiminin içinde ilham ve örnek alınacak çok fazla unsur bulunuyor. Yeni kuşaklar şayet ilham alacaklarsa, Nesrin Hanım’ın çalışkanlığı, disiplini ve işine duyduğu saygı iyi bir örnek.

Kitap sadece bir sanatçının biyografisi olmanın ötesinde, aynı zamanda bir dönemin kültürel portresi olarak da okunabilir mi? Kitabın bu yönü üzerine neler söylersiniz?

Nesrin Sipahi üzerine olan bu kitap Cumhuriyet tarihimizin yaklaşık 60 yıllık bir zaman dilimi içinde geçiyor. Nesrin Hanım’ın radyoya girdiği ve ‘90’ların başında jübilesini yaptığı zaman aralığı en mühim olanı. Burada askerî darbelerden tutun da, kültür yaşantımızdaki tüm değişikliklere kadar, altyapı ile üstyapı arasındaki tüm etkileşimi arka planda görmek mümkün. Nesrin Hanım’ın hayatı ve sanatı da bu değişikliklerden ve toplumsallıktan nasibini alıyor kaçınılmaz olarak. Hayatının tüm kırılma noktalarında toplumsal-kültürel değişimlerin nasıl rol oynadığını gözlemlemek mümkün. Zaten ‘90’lardaki vedasının da en önemli nedeni yozlaşma ve toplumsal çürümedir. Bu manada kitap yer yer sadece bir hayat hikâyesi olmasının ötesine çıkıyor, yaşanan dönemin havasını, suyunu, ruhunu ve kültürünü de koklatıyor. Nesrin Hanım’ın yaşantısında rol oynamış simalar hakkında da ufak bilgiler veriyor.

 
Yazarın Tüm Yazıları
  • murat beşer
  • Nesrin Sipahi
  • Nesrin Sipahi: Sahnelerin, Radyoların, Plakların Hanımefendisi

Önceki Yazı

SÖYLEŞİ

Orhan Alkaya ile söyleşi:

12 “pâre” şiir resitali

“İlkin 'ne yazmak' meselesiyle çıraklık edersin; sonra 'nasıl yazmak'a yoğunlaşır, usta olursun; nihayetinde ise, ilk günkü tadını saklayarak 'ne yazmak' meselesine geri döner, usta bir çırak olursun...”

ENGİN TURGUT

Sonraki Yazı

ELEŞTİRİ

Nesrin Sipahi biyografisi neyi söylemiyor?

“Daima parıltılı, yaşantısı hiç sekteye uğramamış, pişmanlığı olmamış, kafası karışmamış, iniş çıkış yaşamamış gibi görünen yaşamlar neyi kendilerinden saklıyorlar acaba?”

FERYAL SAYGILIGİL
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist