Okumaz Yazmaz:  Göçmenliğin çaresizliği

Okumaz Yazmaz

ÁGOTA KRİSTÓF

Can Yayınları
Kasım 2023
48 sayfa

çev. Feyza Zaim

23 Kasım 2023

ZEYNEP RADE

Başlangıçta yalnızca tek bir dil vardı…

Ágota Kristóf’un orijinal adı L’Analphabète olan bu incecik kitabı on yıl kadar önce Cenevre’de elime geçmişti. O dönem Fransızcam henüz emekliyordu. Kitabı raftan aldım ve ayaküstü sayfaları çevirmeye başladım. Göçmenliğimin ilk yıllarında (anlayabildiğim) kelimelerin aşinalığı beni sersemletmişti. Satırları çaresizliği vurguluyordu. Yabancılığı, ayrıklığı, giderek kaybolan aidiyet duygusunu ve kaybolan anadilini anlatıyordu… Evet, göçmenlik çaresizlikti.

Okumaz Yazmaz incecik bir kitap, ama ben bir sözlük aracılığıyla belki on günde bitirebildim.Çünkü benim de aynı kitapta anlatılan gibi, zavallı bir dilsizliğim vardı. Kırk sayfalık metnin bu kadar uzun sürmesinin tek sebebi sadece Fransızcamın başlangıç seviyesi değildi. Paragraf aralarında durmak, nabzımı ve nefesimi düzenlemek zorunda kalıyordum: İkimiz de göçmendik, anneydik. Kalem oynatmaya oyun yazarak başlamıştık ve kendimizi dilini bilmediğimiz bir ülkede bulmuştuk… Macarca da Türkçe gibi fonetik bir dildi, Fransızca ise bunun tam tersi ve aşırı zengin bir lisandı ve okur yazar olmak için bu lisanı layıkıyla öğrenmek zorundaydık.

Okumaz Yazmaz’ı bitirdikten sonra tüm kitaplarını aldım. Çoğunun İngilizce çevirisi vardı. Olmayanları Fransızca sözlük aracılığıyla, satır satır anlamaya çalıştım; Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan, Dün, oyunları, şiirleri…

Okumaz Yazmaz otobiyografik bir anlatı. Diğer metinlerinde olduğu gibi yazar bunda da kısa kelimelerini bir şair isabetiyle saplıyor okura. Mizahı ve berraklığı satırların yakıcılığını seyreltmiyor.

Kitap Kristóf’un okul öncesi çağından başlıyor. Lise yaşamı, yazıya girişi ve henüz yirmi bir yaşındayken bir gece yarısı Stalin diktasından kaçmak zorunda kalmasıyla devam ediyor. Ailesiyle Macaristan’da kalırsa başına ne geleceğini bilmiyor zira.

Birkaçı çocuk, on kişilik bir grubuz. Küçük kızım babasının kucağında uyuyor, ben iki çanta taşıyorum. Birinde biberonlar, kundak bezleri, bebek için yedek kıyafetler, diğerinde sözlükler var. Joseph’in peşi sıra yaklaşık bir saat, sessizlik içinde yürüyoruz. Neredeyse zifiri karanlık. Aydınlatma fişekleri ve projektörler zaman zaman her yanı aydınlatıyor, patlama sesleri, silah sesleri duyuluyor, sonra sessizlik geri geliyor ve her taraf yeniden karanlığa bürünüyor.

Joseph ormanın kıyısında duruyor ve şöyle diyor:

“Avusturya’dasınız. Bundan sonrası size kalmış. Dümdüz ilerleyin. Köy uzak değil.”

Joseph’e sarılıyorum. Üzerimizdeki paranın tamamını ona veriyoruz, nasıl olsa Avusturya’da geçmeyecek. (s. 27)

Ágota Kristóf

Kristóf sonunda İsviçre devleti tarafından Fransız kantonu-Neuchâtel kentinde ufak bir eve yerleştiriliyor. Sonrası fabrikada işçilik ve okur yazarlığı baştan kazanma derdi…

Bu dili ben seçmedim.

Fransızca yazmak, mecburum buna. Bu bir tür meydan okuma.

Okuma yazma bilmeyen birinin meydan okuması. (s.40)

Macaristan’da, annesinin mutfağından yan binada ders veren babasını seyreden, dört yaşında okuma yazma öğrenen küçük kız büyümüş, yetmiş yaşına merdiven dayamıştır artık.  İşte onun yaşamının on bir ânına ilişkin on bir bölüm yazmış Kristóf. Yaşının bilgeliğiyle göçün, dil ve kimlik kaybının travmasını damıta damıta 40 sayfaya indirmiş. Adına da ümmi anlamına gelen “okumaz yazmaz” demiş. Evet, yalnızca 40 sayfalık bir otobiyografi onunki. İlk yarıda maddenin, ikinci yarıda dilin yoksunluğunu anlatmış. Elli yılını kendini baştan inşa mücadelesine vermiş bir yazar ve şair o.

Dün her şeyi anlarken bugün ne okuyabiliyorum ne yazabiliyorum diye soran bir şair.

Okumaz Yazmaz’ı sayfalarca anlatabilirim, çünkü benim başucu kitabım oldu. Ne var ki daha fazla spoiler vermemeli.

Son olarak yazarın bir diğer kitabının da basım müjdesini vermek isterim: Can Yayınları orijinal adı C’est Égale olan, yirmi beş kısa öyküden oluşan kitabını Önemi Yok adıyla bastı. Türkçesi yine Feyza Zaim’in ahenkli elinden…

Umarım Ágota Kristóf’un oyunlarına da yakın bir gelecekte kavuşuruz.