• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

Haftanın vitrini – 45

Yeni çıkan, yeni baskısı yapılan, yayınevlerince bize gönderilen, okumak ve üzerine yazmak için ayırdığımız bazı kitaplar: Bir İsyanın Geleceği / Bir Semt İki Nesil / Değişen Yasa, Değişmeyen Baskı / Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün / Kuş Dili / Lanny / Memelilerin Yükselişi ve Saltanatı / Modern Türk Vatandaşının İnşası / Sahtekârlıklar, Mitler ve Gizemler / Şiirin Eşya Deposu

K24

@e-posta

VİTRİNDEKİLER

5 Kasım 2024

PAYLAŞ

Julia Kristeva
Bir İsyanın Geleceği
çev. Nilgün Tutal
Alfa Yayıncılık
Ekim 2024
96 s.

Ayaklanmalar, mutsuz gençlik, indirilmiş diktatörler, kan dökülerek bastırılmış umutlar ve özgürlükler… 68 Mayısı isyan etme özgürlüğünü doğurdu. Bir İsyanın Geleceği adlı eserinde Julia Kristeva isyan kavramını sorguluyor, tanımını siyasetin ötesine taşıyor. Psişik, analitik, sanatkâr ve daha birçok yüzüyle isyan sorgulama ve dönüştürme olarak sayısız görünümde karşımıza çıkıyor. Kristeva’ya göre isyan bir yenilenme ve yeniden oluşma süreci. Bu eserde Avrupa ve Amerika özgürlük modellerini karşılaştırdıktan sonra Kristeva, postmodern dünyada her şeyden önce Varlık’ın özündeki özgürlüğe değer vermemiz gerektiğini belirtiyor. Metinlerarasılık, semiyotik ve sembolik arasındaki farklar, dışlama ile dışlanan ve yabancılık temalarını ele alıyor.

Ercan Çankaya
Bir Semt İki Nesil:
Beyoğlu'nda Aylak Küçük Adamlar
İstanbul Planlama Ajansı
136 s.

Bu kitap semtin dönüşümü ve kimlik siyasetinin çekişmelerini Beyoğlu’nda “salınan” öykücüler ve onların karakterlerine bakarak incelikli bir şekilde anlatıyor. Bir taraftan yaşanılan ama kabul görmeyen “eğlence” ve “yozlaşma” imgeleri incelenirken diğer taraftan da yazar nesilleri arasındaki farklılaşmayı edebiyat ve milli siyasetin geniş perspektifi üzerinden gözlemliyoruz. Çalışma Türkiye’nin 1940’larını, yani edebiyat dünyasının siyasi olaylara, devlete ve iktidara yönelik bakışını değiştiren kritik bir dönemi ele alıyor.

Özlem Çaykent

Değişen Yasa, Değişmeyen Baskı:
1980'den Bugüne Terorle Mücadele Mevzuatı
Hakikat Adalet Hafıza Merkezi
Ekim 2024
263 s.

Değişen Yasa, Değişmeyen Baskı: 1980’den Bugüne Terörle Mücadele Mevzuatı, Türkiye’de muhalif seslere yönelen baskının kaynağında yer alan terörle mücadele mevzuatının 1980’den bugüne izini sürüyor. Araştırma, 1991 yılının Nisan ayında yürürlüğe giren Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) hazırlanmasına ve yasalaşmasına giden tarihsel süreci ve siyasi iklimi 12 Eylül askeri darbesini bir milat kabul ederek ele alıyor. “Terörle mücadele mevzuatı” olarak adlandırılan yasaların peşinden gittiğimizbu araştırmada, güvenlikçi politikaların ve sivil alana yönelik baskının icra edilmesi için kullanılan hukuki külliyatın diğer bileşenlerini, örneğin Türk Ceza Kanunu’nun 216. ve 301. maddeleri gibi TMK dışında kalan mevzuatı da bu çerçevede değerlendiriyor.

İnsan Hakları Örgüt ve Savunucularının Desteklenmesi programımızın faaliyetleri kapsamında yürütülen bu araştırmadaki amacımız, Türkiye’nin evrensel hukuk değerlerine, insan haklarına ve özgürlüklere saygılı demokratik bir ülke olmasının önündeki en önemli engellerden biri olan “terör” kavramının Türkiye’deki dönüşümünü incelemek, yargı reformlarının ve yasal değişikliklerin uygulamadaki etkisine bakmak ve meselenin tartışmalı boyutlarını örnekler üzerinden sunmak. 

Murat Gülsoy
Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün
Can Yayınları
Ekim 2024
128 s.

Geleceğin yok olmasıymış kıyamet, bunu anladığım anda geçmişin de yok olduğunu fark ettim. Ne de olsa gelecek geçmişin intikamını alırken onu ayakta tutar. Oysa şimdi zaman akmıyor. Gelecek yok. Düşmanını kaybeden geçmiş de kendiliğinden solup gidiyor.

Zamanın durduğu, hep aynı günde, belki de hep aynı gecede devam eden hayat. Kıyamet sonrası o günde anıların belirsizleştiği, yaşamla ölümün birbirine geçtiği, eşyanın anlamsızlaştığı bir dünya. Umudun belki de sadece zeytin ağacının dalında, zeytin yaprağını çiğneyen bir kadının göbek kordonunda saklandığı bulutsu bir evren.

Türler arasında salınan Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün’de Murat Gülsoy, geçmiş, şimdi ve geleceği insanla insan dışının belirsiz çizgisinde dolaşarak ince ince işliyor.

Enis Batur
Kuş Dili – Müzik Yazıları
Pan Yayıncılık
Ekim 2024
240 s.

Enis Batur, “Hayatımda dinlemenin önemli yeri oldu. Buna karşılık, müzik alanında kesinkes uzmanlık taslamadığım bilinmeli,” diyor kitapta. “Yazdıklarım, ilgi ve merak duyarak seslere kulak kesilmiş bir edebiyat adamının deneyimlerine dayanıyor.”

Bu kitap Enis Batur’un müzik yazılarını bir araya getirip okura sunuyor. Bir şairin müziğe bakışı, edebiyatın ve müziğin birlikte akışı... Okuru günlük hayatın dışına çıkaracak bir yolculuk...

Max Porter
Lanny
çev. Pınar Umman
Monokl Yayınları
Kasım 2024
208 s.

İngiliz taşrasının sakin bir köyünde, doğanın ve insan ruhunun derinliklerine rüya gibi bir yolculuk... Max Porter’ın olağanüstü romanı Lanny, sıradan ve gerçekdışı arasında gidip gelen, benzersiz bir anlatı sunuyor. 
 
Lanny, sıradan bir çocuk değil: Doğanın sesiyle büyüyen, ormanların gizemini içinde taşıyan bir hayalperest. Ancak bu küçük köy, sadece Lanny’nin oyun alanı değil, zira efsanelerden fırlamış gibi görünen kadim bir ruh, köyün her köşesinden fısıldayan seslerin ve unutulmuş sırların taşıyıcısı da burayı mesken edinmiş durumda...  
 
Lanny, çocukluğun gizemli dünyasını, toplulukların görünmeyen bağlarını ve doğanın içindeki karanlık sırları keşfe çıkan, büyülü gerçekçilikle yoğrulmuş etkileyici bir yapıt. Max Porter’ın çağrışımlarla ilerleyen şiirsel diliyle hayat bulan bu roman, okurlarını fantastik bir dünyanın içine çekiyor ve onları gerçeğin ötesinde bir deneyime davet ediyor. 
 
Max Porter, edebiyat dünyasında kısa sürede kendine sağlam bir yer edinmiş, yenilikçi ve çarpıcı üslubuyla tanınan bir yazar. İlk romanı Tüylü Bir Şeydir Şu Yas ile büyük beğeni toplayan Porter, Lanny ile edebi başarısını bir adım daha ileri taşıyor.

Steve Brusatte
Memelilerin Yükselişi ve Saltanatı
çev. Mehmet Doğan
Koç Üniversitesi Yayınları
Eylül 2024
416 s.

Dış görünüşümüz neden böyle? Neden bu şekilde büyüyoruz? Neden sırt ağrısı çekiyoruz? Dişçilere neden kucak dolusu para veriyoruz? Neden Dünya hakkında kafa yorabiliyoruz ve bu düşünceler bizi neden duygulandırıyor?
 
Her şey 325 milyon yıl önce, ufak tefek, pullu yaratıkların bir fırtınada yaşam alanlarından öteye savrulmasıyla başladı. Felaketlerin ve tehlikelerin şekil verdiği vücutları kimi zaman koşucular, kazıcılar, kimi zaman uçucular, yüzücüler çıkardı. Fare boyutunda filler, yürüyen balinalar, dev armadillolar, Amerika savanasında koşturan develer, gergedanlar ve daha niceleri..
 
Dinozorların dev ayakları altında ezilmeden, küresel ısınma dalgalarında kavrulmadan, gerektiğinde sal üzerinde okyanusları aşan, buzullara, çöllere göğüs geren, tam üç kitlesel yokoluş atlatan, yok oldukça küllerinden doğan bu hayvanlarla ne kadar gurur duysak az. Çünkü onların tarihi, bizim tarihimizdir. Bizlerin, yani memelilerin.
 
Paleontolojinin dinamik ismi Steve Brusatte, kıtalar ayrılıp birleşirken iklimlerin cehennemî sıcaklardan buzul evrelere savrulduğu bu dünyada egemenliklerin geçici, yokoluşun kaçınılmaz, uyum gücününse tek çözüm olduğunu gösteriyor. Tuhaf atalarımızın hikâyesi, evrimin kocaman beyinli kitap okurlarına dönüştürdüğü bizlere, bu dayanıklılık destanını sürdürmenin tek bir yolu olduğunu da fısıldıyor: Gezegenle işbirliği!

Özge Baykan Calafato
Modern Türk Vatandaşının İnşası:
Erken Cumhuriyet Döneminde Vernaküler Fotoğraf
Doğan Kitap
Ekim 2024
320 s.

1920’ler ve 1930’larda çekilmiş altmıştan fazla fotoğraftan yola çıkan bu çalışma, şehirli orta sınıfın öz temsillerini mercek altına alıyor. Kitap fotoğrafın cinsiyet, beden, mekânla olduğu kadar dil ve maddesellikle olan ilişkisini de inceleyerek vernaküler fotoğrafın üretimi ve dolaşımının modern Türk vatandaşının inşasına nasıl katkıda bulunduğunu araştırıyor. Erken Cumhuriyet’in modernlik ve sekülerlik vurgusuyla Cumhuriyet kadını ve erkeği ideallerini oluşturmasının izini sürüyor.

Dönemin stüdyo fotoğrafları ve amatör karelerinin sınıfsallığına dikkat çeken Modern Türk Vatandaşının İnşası, erken Cumhuriyet’in hızla değişen siyasi ve sosyal ikliminde üretilen yeni benlik temsillerine dair kıymetli bir eser.

Kenneth L. Feder
Sahtekârlıklar, Mitler ve Fizemler:
Arkeolojide Bilim ve Sözdebilim
çev. Melih Pekdemir
Fol Kitap
Ekim 2024
552 s.

Tanınmış arkeolog ve kuşkucu Kenneth Feder, çoksatanlar arasına giren bu kitabında okuru en kötü şöhretli arkeolojik sahtekârlıklardan, sözdebilimsel teorilerden ve öteden beri anlatılan beylik mitlerden geçmişin gerçek bilimsel gizemlerine kadar uzanan heyecan verici, eğlenceli ve eğitici bir yolculuğa çıkarıyor. Kayıp kıta Atlantis’in akıbetinden antik uzaylı astronotlar hipotezine; Amerika’yı ilk kimin keşfettiğinden Mısır piramitlerini kimin yaptığına; Cardiff Devi’nden Piltdown Adamı’na; Torino Kefeni’nin gerçek olup olmadığından psişik arkeolojiye ve Stonehenge’in amacına kadar uzanan birçok çarpıcı örnek üzerinden insanların hayalgücünü yıllardır tutsak alan, komplo teorilerine ilham veren ve milyonlarca insanın inandığı arkeolojik iddiaları tek tek ele alıyor. Ama bu iddiaları çürütmekle kalmayıp geçmişe arkeolojik, antropolojik, eleştirel ve bilimsel bir gözle nasıl bakılması gerektiğine ilişkin bir ders de veriyor.

İster arkeoloji öğrencisi, ister tarih meraklısı olun veya sadece geçmişin gizemlerine ve çılgınca iddialara ilgi duyuyor olun, Kenneth Feder sizi geçmişe ilişkin bildiğinizi sandığınız şeyleri sorgulamaya ve mitlerin ardındaki gerçek hikâyelere daha derinlemesine nüfuz etmeye teşvik edecek ve size, geçmişe ve geçmişin kalıntılarına bakarken gerçekleri kurgulardan ayırmanıza izin verecek bilimsel bir bakış ve kavramsal araçlar kazandıracak.

Şiirin Eşya Deposu
Murathan Mungan'ın Seçtikleriyle
Metis Yayınları
Kasım 2024
120 s.

Sayısız şiirde adları herhangi bir nedenle anılan sayısız eşya yer alır. Bunlar bazen şiirin temasını, öne çıkarılmak istenen anlamı vurgulamak amacıyla, bazen de yerine göre dönemi, dekoru, atmosferi güçlendirmeye hizmet etmesi niyetiyle anılırlar.

Bu seçki çekirdeğinde açık ya da örtük öykü taşıyan, dolayısıyla da ‘eşyanın tabiatı’ gereği anlatımcı, izlenimci şiirler içeriyor. Farklı kuşaktan şairlerin şiirlerine yer vererek şiir tarihimiz için bir perspektif oluşturmayı amaçladığımı söylemeliyim.

Elbette şiir tarihimizin yapraklarını karıştırdıkça bu ve benzeri pek çok eşyalı şiir örneğine rastlayabilirsiniz. Ben bu eşya deposunun ağzında durup size yalnızca yol göstermiş olayım.

— Murathan Mungan

Kitaptaki şairler: Cahit Sıtkı Tarancı, Behçet Necatigil, Hulki Aktunç, Melih Cevdet Anday, Haydar Ergülen, Orhon Murat Arıburnu, Özdemir Asaf, Necati Cumalı, Sabahattin Kudret Aksal, Oktay Rifat, Nevzat Üstün, Halil İbrahim Bahar, Eyüp Yaşar, Turgay Fişekçi, küçük İskender, Sedat Umran, Roni Margulies, Arif Damar, Can Yücel, A. M. Arolat, Tuğrul Tanyol, Ergin Günçe, Ömer Şişman, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Yıldırım Türker, Sami Baydar, Emre Varışlı, Onur Caymaz, Egemen Berköz, Mehmet Yaşın, Ülkü Tamer, Barış Pirhasan, Enis Batur, Şavkar Altınel, Deniz Durukan, Seyhan Erözçelik, Süreyya Berfe, Ümit Yaşar Oğuzcan, Sina Akyol, İsahag Uygar Eskiciyan, Ahmet Oktay, Cem Uzungüneş, Şeref Bilsel, Tozan Alkan, Seyyidhan Kömürcü, Ahmet Güntan, Liman Mehmetcihat, Fahri Erdinç, Necip Fazıl Kısakürek.

 
Yazarın Tüm Yazıları
  • Bir İsyanın Geleceği
  • Bir Semt İki Nesil
  • Değişen Yasa, Değişmeyen Baskı
  • Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün
  • Kuş Dili
  • Lanny
  • Memelilerin Yükselişi ve Saltanatı
  • Modern Türk Vatandaşının İnşası
  • Sahtekârlıklar, Mitler ve Gizemler
  • Şiirin Eşya Deposu

Önceki Yazı

HER ŞEY

Şehir efsaneleri Galya köylerinde:

Ne Şirinler sosyalistti

ne de Asteriks anti-emperyalist…

“Tarihî gelişmelere bakarak Şirinler'in sosyalizmden değil, daha çok Fransız ulusalcılığından izler taşıdığını söylemek hiç de yanlış olmaz.”

ÜMİT KİREÇÇİ

Sonraki Yazı

ELEŞTİRİ

William Saroyan’ın romanı Rock Wagram:

“Erkek boşa çıkan anlamlardan ibarettir.”

“Romandaki öbür erkek karakterler ve onların Rock’la benzeştikleri kimi noktalar göz önüne alındığında, romanın bizi Rock’ı ve Saroyan’ı içeren, ama onları aşan birtakım erkeklik durumlarıyla karşı karşıya getirdiği görülüyor.”

BEHÇET ÇELİK
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist