HOŞNUTSUZLUĞUMUZUN KIŞI

DOSYA

Ben, bir beyaz güvercin

“Hasan Ali Toptaş’ın yeni romanı” ifadesini görünce kalbimiz aynı heyecanla çarpıyor. Kuşlar Yasına Gider, kışa denk geldiği ve benim zihnim Cennet’in oğluna büründüğü için mi bilmem ama ikisi arasında, eh biraz –belki epey- duygusal bir bağ kurdum ben...

DOSYA

Kar ve mutluluk

Orhan Pamuk'un Kar romanını Türkiye tarihi gerçeği ve bitip tükenmeyen bir metafor olarak yaratıcılıkla kullanılan “kar” imgesinin başka bir yansıması olarak okuyabiliriz...

DOSYA

Kar uykusu

Dünya etrafımda dönüyordu. Sonra bayılmışım. Kar uykusu diyorlar. Arkadaşlar buluyor beni sonra. Ayak parmaklarım donmuş. Kestirdim, ondan böyle...

DOSYA

Modern Türk şiirinde kışın keşfi

Poetik başlangıç, kendisinden sonra ortaya çıkanı, gerek imgesel, gerek tematik ve gerekse nedensellik bakımından kendi içinde taşıyan moment demektir. Modern Türk şiirinde kışı ve onun hallerini Tevfik Fikret keşfetmiştir...

DOSYA

Beyaz Sessizlik: Korku ve kışın öyküsü

Şömine başında anlatılan hayalet öykülerinden, çağdaş korku ve fantastik kurgularına kadar kışın karını, karanlığını ve sessizliğini kendine fon yapan hikâyeler...

DOSYA

Milyon bekerel hüzün, kar ve umut

Charles Dickens’da kar kış, yağmur çamur, sis ve gün ışığı, günün getirisi olmanın ötesinde, fevkalade alametler olarak okurun önüne serilir...

DOSYA

Kış Günlüğü: Buzdan ayna

Auster’ın, anı sıcaklığında eritmeye çalıştığı, donmuş anlarıdır... Kulağımızda bir yazar, buzdan bir aynanın önünde, susmakta ve konuşmakta bütün dillerde: Geriye “daha kaç sabah kaldı?”

DOSYA

Nuri Bilge Ceylan filminde kışın şiiri ve şiirsizliği

Her zaman ilahi, her zaman pîrüpâk ve sağaltıcı değildir kar. Ama her zaman bir hayatiyet hissi yaratır. Karla birlikte bir tür aciliyet gelir. Yaşamak için, düşünmeden, kendiliğinden bir savaşa girmek gerekir

DOSYA

Edebiyatta kış kokusu

Tezer Özlü, Füruzan, Orhan Pamuk, Tolstoy, Thomas Mann ve daha fazlası... Aşkın ve ölümün, arınmanın ve umudun sınırlarında edebiyattaki kar izlerinin peşine düşüyoruz

DOSYA

Kar ve kış hasreti

O yağmaya başlayınca her şey çocukça bir coşkuyla birbirine bağlanıyor... İnsan sonunda çocuk olmak istiyor ve kar kadar çocuk olan bir şey yok dünyada

DOSYA

Edebiyatta kış değil, kışta edebiyat

Söz konusu Kuzey Avrupa ülkeleri olunca kış ister istemez edebiyatın bir yardımcı kahramanı olmaktan çıkıyor ve ana kahramana dönüşüyor

DOSYA

Yüreklerimizde buz çağı

Bir şeyin gerçek olup olmadığı eski önemini yitirdi. Önemli olan kazanmak, öne geçmek, hâkim olmak...

DOSYA

Rus edebiyatında karın tarihi

Su soğuyunca kar oluyor, kar yazılınca da edebiyat. “Başlangıçta kar vardı...” dendiğini hayal etmek zor, ama Rus edebiyatının başlangıcında kar vardı...

DOSYA

Bize kalanlarla birlikte, kıştayız

Kış demek ölüm demek. Kalanın ise cesetleri taşıması demek; çuvalda, battaniyede ve tabutta. Kış demek savaş demek. Kış, kıyamet demek. Kopuyor demek.