Zamanın ruhuna diklenen matrak kocakarı: Margaret Atwood
Salt feminist, sosyalist veya distopik bir edebiyat yapmıyor, ayakları yere çok sağlam basan edebiyatında transhuman hâllerin, spekülatif ya da bilim kurgunun yeri çok geniş...
Salt feminist, sosyalist veya distopik bir edebiyat yapmıyor, ayakları yere çok sağlam basan edebiyatında transhuman hâllerin, spekülatif ya da bilim kurgunun yeri çok geniş...
Yaşanmışlıkları kaydetmek veya yazmak bir “umut hareketidir” diyor Margaret Atwood. Aynı şişelere yerleştirilmiş notları denize bırakmak gibi, tanıkların kayıtlarının herhangi bir yerde biri tarafından okunacağına inanmak gibi...
Margaret Atwood Damızlık Kızın Öyküsü ile kitabın devamı olan The Testemants romanlarına ilham veren gerçek hayattan alınmış olayların peşinde...
Bir erkekle ilişki yürütebilmek için güdülmesi gereken taktikleri düşündüğümüzde, 60’ların dünyasından çok mu farklı bugünler?
Bir nesne olarak kitap reklamıyla mı, yoksa bir politik ideoloji propagandasıyla mı karşı karşıyayız? Bütün bu yaşadıklarımız feminist mi? Lansmandaki kekler glutensiz ve şekersiz mi?
Margaret Atwood: Yazmanın garantisi yoktur. Şayet büsbütün kendinizi bu işe vermeyecekseniz ve bu fedakârlığı yapmayı göze alamıyorsanız, yapmayın
Kadın bedeninin doğurganlığının kontrol altına alınmasının, neslin devamı için cinsiyet baskısının, ötekileştirmenin, hayali ya da gerçek düşmanlar yaratmanın temelinde cinsel enerjinin ve cinsiyetçiliğin harmanlanarak totaliterleşmeyi genişlettiğini çok iyi bilir ve öykülerinde kullanır Margaret Atwood...