• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

Küçük Kara Balık, Türkçede 50 yaşında

“Yeni kuşakların da Küçük Kara Balık’ı sahiplenmesi, okurun talebi ve yazarın telifinin olmaması sayesinde, bugün yetmişten fazla yayınevinin yayın kataloğunda Küçük Kara Balık da yer almaktadır.”

Küçük Kara Balık için Farshid Mesghali'nin yaptığı resimlerden biri.

DOĞAN GÜNDÜZ

@e-posta

HER ŞEY

24 Aralık 2025

PAYLAŞ

1970’li yılların ortalarıdır. Bir gün Gözlem Yayınları’nın kapısı çalar ve gelen Türkçeye çevrilmiş Küçük Kara Balık dosyasını teslim eder.

Hakikaten kapı çaldı ve biri bize Küçük Kara Balık’ı getirdi. O günün illegalite koşullarında demek ki korkuyordu çevirmen, çekiniyordu diyelim; dosyayı kendisi getirmedi, bir başkasıyla gönderdi. İsmini dahi söylemediğinden kendisine ulaşamadık. Bir Şeftali Bin Şeftali ile beraber iki çevirisi var bu arkadaşımızın. Biz baktık ki metin çok güzel, hemen Yunus Saltuk’a verdik resimlemesi için.

Küçük Kara Balık’ın Türkçedeki serüveninin başlangıcını böyle anlatıyor Gözlem Yayınları’nın kurucularından Abdullah Özkan.[1]

Samed Behrengi’nin eseri Küçük Kara Balık ilk kez 1975 yılının mart ayında Gözlem Yayınları tarafından Türkçede yayımlanır. Yayınevi, Küçük Kara Balık ve Bir Şeftali Bin Şeftali için 20 Mart 1975 tarihli Cumhuriyet gazetesine verdiği ilanda kendilerinin çocuk kitaplarına bakışını ve Behrengi’nin eserlerinin hangi kategoride olduğunu da duyurur:

Eğitim sorunlarına değinen kitapların yanı sıra, tam bir başıboşluk içinde olan çocuk kitapları yayınına gerçekçi bir yaklaşım getirmeyi amaçlayan yayınevimiz, bu dizide (Çocuk Kitapları Dizisi) çocuklarımızın küçük dünyalarına aydınlıklar getireceğine inandığı iki kitap sunmaktadır: Küçük Kara Balık, Bir Şeftali Bin Şeftali.

İranlı yazar Samet Behrengi’nin dünyaya diyalektik açıdan bakan bu iki masalını tüm küçüklerin ve büyüklerin severek okuyacağını umuyoruz.”[2]

O sıralarda Cem Yayınevi, Erdal Öz yönetimindeki Arkadaş Kitaplar serisiyle 1975 yılının şubat ayında Nâzım Hikmet’in Sevdalı Bulut kitabıyla çocuk edebiyatına girer.[3] Resimlerini Mehmet Sönmez’in yaptığı, serinin altıncı kitabı Küçük Kara Balık’ın yayın duyurusu, “Samed Behrengi, İran’ın Azerbaycan Türklerinden, devrimci bir yazar. Ülkesindeki baskılı yönetime masallar yazarak başkaldırmış, sonra da öldürülmüş. Ama masalları ezilen halkının dilinde, gönlünde yaşıyor” bilgisiyle 2 Nisan 1975’te Cumhuriyet gazetesinde yer alır.[4]

12 Mart 1971 darbesinden birkaç yıl sonra, yetmişli yılların ortası solun kendini toparladığı, toplumsal mücadelenin, örgütlenmenin yükseldiği yıllardır. Bu yükseliş sol içerikli yayınlara olan talebi de artırır. Özkan bu talebin bir diğer nedeninin de, darbe döneminde sakıncalı olabilir endişesiyle kütüphanelerden kaldırılan kitapların yerine koyulması çabasından kaynaklandığını düşünmektedir.

75-76 zaten Türkiye’de 12 Mart’ta yakılmış kitapların yerine yenilerinin koyulması dönemiydi neredeyse. Sol Yayınları’nın önünde upuzun kuyruklar oluyordu. Çünkü herkes 12 Mart’ta yaktı, yok etti kitaplarını. Bütün kitaplar patlama halinde, çocuk edebiyatı da öyle…[5]

Abdullah Özkan

Daracık suyun içinde gidip gelmekten ibaret bir yaşamı reddederek içinde yaşadığı derenin bittiği yeri merak eden, dünyada neler olup bittiğini, evrende başka türlü yaşamların olup olmadığını öğrenmek için yola çıkan, karşılaştığı zorluklardan yılmayan, balıkların azılı düşmanı Karabatak’ı öldürmek için kendini feda eden Küçük Kara Balık’ın hikâyesi dönemin politik ortamıyla örtüşür. Küçük Kara Balık’ın merakı, birlik ve dayanışmayı önemsemesi, kurulu düzenin değiştirebileceğine inanması, gözünü budaktan sakınmaması, balıkların düşmanı Pelikan ve Karabatak’la mücadele edebilmek için dikenden bir “silah kuşanması” ve idealleri için ölümü göze alması sol kesimin kitabı kucaklamasını sağlamıştır. Kitap özellikle Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği’nin (TÖB-DER) ciddi alımlarıyla bir anda yayılır. Öyle ki, eş-dost buluşmalarında hediye edilen kitaplardan biri haline gelir.

Özkan o dönemde bastıkları çocuk kitaplarına ve politik kitaplara olan yoğun talebi karşılamakta kâğıt yokluğundan ötürü zorlandıklarını da aktarıyor:

Kâğıt bulabilirsek on bin basıyorduk. Bazen kapak kâğıdı bulamadığımız için kasap kâğıdına basıp içine renk basıyorduk. Kitapları doğrudan okullar istiyordu. Mesela üç yüz tane oraya, beş yüz tane buraya. Telgrafla bile kitap isteniyordu. Bir yerdeki TÖB-DER üyeleri birleşiyor, öğretmenlere beş yüz tane istiyor. Biz o beş yüzü gönderiyoruz, onlar kendi aralarında dağıtıyorlar.[6]

Samed Behrengi'nin kimlik belgesi.

Küçük Kara Balık’ın yayımlandığı günlerde, kitabın yazarı olan öğretmen, eleştirmen, öykü yazarı, Azerbaycan-Türk folkloru araştırmacısı Behrengi’nin (1939-1968) yaşamıyla ilgili bilinenler, Türkçeye çevrilen kitaplarının arkasına yazılanlardan çok fazla değildir. Aras Nehri’nde yüzerken boğulduğu söylense de, o dönemde Şahlık rejimini eleştirdiği için istihbarat örgütü SAVAK tarafından öldürüldüğüne inanılmaktadır.

Küçük Kara Balık 1967 yılında İran’da yayımlandığında, Halk Devrim Muhafızları örgütünün gayri resmî manifestosu olarak kabul görür. Hatta Halk Devrim Muhafızları, Marksist-Leninist görüşleri benimseyen Behrengi’yi ölümünün ardından “örgütün şehidi” olarak tanımlar. Oysa bugün yayımlanan tanıklıklar, Behrengi’nin ölümünün doğal olduğu, yüzmek için girdiği nehirde akıntıya kapılarak boğulduğu tezini güçlendirmektedir.[7]

1969 Bolonya Kitap Fuarı İllustrasyon Ödülleri.

Küçük Kara Balık, uluslararası alanda tanınmasına vesile olan ilk ödülünü 1969 yılında Bolonya Uluslararası Çocuk Kitapları Fuarı’nda, Farshid Mesghali’nin yaptığı resimlerle illüstrasyon dalında alır. Aldığı ikinci büyük ödül 1974 yılında, yine illüstrasyon dalında Hans Christian Andersen Ödülü’dür. İlginçtir, bu önemli ödüller resim dalında alınmış olmasına rağmen, uzun yıllar Küçük Kara Balık, Türkçede özgün resimleriyle basılmaz. Bununla birlikte, Mehmet Sönmez’in Cem Yayınevi baskısındaki resimleri, Küçük Kara Balık’la özdeşleşen resimler olur.

Mehmet Sönmez'in çizgileriyle Salyangoz'un kütüphanesi.

Yazar, çevirmen, yayıncı Fatih Erdoğan bu resimlerle ilgili önemli bir ayrıntıya değinir:[8]

Küçük Kara Balık’ı bir edebiyat şaheseri olarak gördüğümü söyleyemem. Kara Balık ırmak boyunca yaptığı yolculuk sırasında salyangozun yaşadığı yere de uğruyordu. Salyangoz bir okurdu; zengin bir kitaplığı vardı. Sönmez bu sayfayı resimlerken epey ayrıntılı çalışmıştı: Kitaplığın dopdolu raflarında sıralanmış kitapların sırtları, hatta sırt yazıları bile –eğer çok çok yakından ve belki büyüteçle bakarsanız görebileceğiniz şekilde– yazılıydı: Marx, Engels, Lenin, vb… Esinti dediğim böyle bir şey, biraz naif, çokça da yersiz…

Küçük Kara Balık’ın Türkçe çocuk edebiyatına etkisi üzerine yazar Süleyman Bulut’un değerlendirmesi de önemlidir:[9]

Behrengi kitapları, yayımlandığı yılların ruhuna çok uyan kitaplardı. Onun için birden dikkat çekti, çok okunur oldu. O yıllar ülkeyi, toplumu, hatta dünyayı değiştirmeye odaklı, “bütün gece boyunca hep başka denizleri düşündüğümüz” yıllardı. Atılım yapan çocuk edebiyatı da çok ağırlıklı olarak bu çizgiyi benimsiyor, ortaya koyduğu ürünlerde başka pencerelerden, başka dünyaları görme ve gösterme isteğini hiç gizlemiyordu. Bunun edebi bir anlatımla yapılması gerektiğinin üzerinde pek durulmuyordu, o ayrı bir mesele…

Küçük Kara Balık olsun, Behrengi’nin diğer eserleri olsun, dünyamızda yeni dünyalar arayan, politik yanı da belirgin çalışmalardı. Ve Behrengi bunu politik, toplumsal değişim vurgusunu masal türü içinde edebi bir kurgu, karakter ve anlatımla başarılı bir şekilde yazmayı başarıyordu. Behrengi tam zamanında çevrilmişti, zamanın ruhuna uygun yeni bir ses getirdi, büyük bir etki yarattı.

Farshid Mesghali'nin Küçük Kara Balık için yaptığı resimlerden.

Yazar Aytül Akal, “Küçük Kara Balık’taki özgürlüğe olan özlemi ve hayaline kavuşmak için vazgeçmeden inatla yapılan mücadeleyi” önemser. Akal’a göre, “Behrengi’nin o dönemde insanlara cesaret veren ve özgürlük arayışlarına yol gösteren kitapları, yılgın, umutsuz insanlara umut ışığı olmuştur”.[10]

Şair, yazar, araştırmacı Mustafa Ruhi Şirin, Çocuk, Çocukluk ve Çocuk Edebiyatı kitabında “Samed Behrengi, özgürlüklerin sınırlandığı ortamlarda, çocuk evreninde büyüklerin dünyasını anlatırken, masallarını hem çocukların hem de yetişkinlerin okumasını hedeflemişti” değerlendirmesini yapar.[11]

Küçük Kara Balık’ın çeşitli çevirilerindeki giriş cümlesi, “Mevsimlerden kışmış. Bir gece…”, “Kış mevsiminin kırkıncı gecesiydi” ya da “Kış ortasında bir akşam vaktiydi” şeklindedir. Oysa burada sözü edilen gece sıradan bir gece değil, Fars ve Orta Asya kültüründe özel bir yeri olan Şeb-i Yelda gecesidir.[12] Yılın en uzun gecesi olan yelda gecesi (21 Aralık) aydınlığın doğduğu gece olarak da yorumlanır.[13] Bu gecede aileler ve dostlar toplanır, şiirler, hikâyeler okunur, masallar anlatılır. Balık Nine de işte bu özel gecede geleneklere uygun bir şekilde torunlarını etrafına toplar ve Küçük Kara Balık’ın masalını anlatır. Bu masalı dinledikten sonra gözünü uyku tutmayan küçük kırmızı balığı karşılayan sabah, en uzun karanlık geceden sonra gelen aydınlığın doğacağı sabahtır.

12 Eylül 1980 darbesinin baskıcı koşullarının devam ettiği 1982 yılında, belki tam da güzel günlere olan umudu çoğalttığı için, 29 çocuk kitabının 18 yaşından küçüklere satışı yasaklanır. Oda Yayınları, Arkadaş Yayınları ve Gözlem Yayınları tarafından basılmış bu kitapların içinde Küçük Kara Balık dahil, Behrengi’nin toplam 13 kitabı vardır.[14]

Yıllar geçtikçe Küçük Kara Balık okuyucularının sayısı daha da artar. Yeni kuşaklar da Küçük Kara Balık’ı sahiplenir. Bu sahiplenme, okurun talebi ve yazarın telifinin olmaması sayesinde, bugün yetmişten fazla yayınevinin yayın kataloğunda Küçük Kara Balık da yer almaktadır.

Notos dergisinin Şubat-Mart 2019 sayısında (74. sayı) yayımlanan “En Önemli 100 Çocuk Kitabı Soruşturması” sonuçları, Küçük Kara Balık’ın yıllar geçtikçe okurların gönlünde nasıl eşsiz bir yer edindiğinin de göstergesidir. 307 yazar, şair, çevirmen, editör ve eğitimcinin katıldığı bu soruşturmada, ilk üç sırada Küçük Prens, Küçük Kara Balık ve Alice Harikalar Diyarında genel bir onayla öne çıkmıştır. Bu listenin 32. sırasında da yine Behrengi’nin Bir Şeftali Bin Şeftali kitabı yer alır.

İtalo Calvino, Pinokyo’nun yayımlanmasının yüzüncü yılında yazdığı “Pinokyo: Yüz Yaşındaki Delikanlı” başlıklı yazısının sonunda, eserde eksiği duyulan tek şeyin yazar Carlo Collodi’nin kendisi olduğunu, sanki kitabın kendiliğinden ortaya çıkıverdiğini, kahramanların yazarlarını da aşarak kendi varlıklarını ve gereksinimlerini özgürce sürdürebilmelerinin klasikler içinde birçok yapıtın bile ulaşamayacağı bir özellik olduğunu vurgular ve sorar: Carlo Collodi gerçekten yaşadı mı?[15]

Türkçede elli yaşına basan Küçük Kara Balık için de benzer bir soruyu sormak mümkün. Samed Behrengi gerçekten yaşadı mı? Yaşamı, hayat görüşü ve Küçük Kara Balık arasındaki bağ o kadar güçlü ki, şimdilik aksini söylemek zor.

 

 

NOTLAR

[1] Doğan Gündüz’ün Abdullah Özkan ile yaptığı söyleşiden, İstanbul, 10.11.2025. Yayınevinin diğer kurucusu Marianna Yerasimos’dur.

[2] Gözlem Yayınları ilanı, Cumhuriyet, 20 Mart 1975, s. 5.

[3] Ayşe Sarısayın, Erdal Öz, Unutulmaz Bir Atlı, Can Yayınları, İstanbul, Nisan 2009 (1. baskı), s. 201.

[4] Arkadaş Kitaplar ilanı, Cumhuriyet, 2 Nisan 1975, s. 2.

[5] Doğan Gündüz’ün Abdullah Özkan ile yaptığı söyleşiden, İstanbul, 10.11.2025.

[6] Doğan Gündüz’ün Abdullah Özkan ile yaptığı söyleşiden, İstanbul, 10.11.2025.

[7] Wikipedia Samed Behrengi maddesi (Erişim tarihi: 19.12.2025)

[8] Fatih Erdoğan, Doğan Gündüz ile yazışma, 5 Kasım 2025.

[9] Süleyman Bulut, Doğan Gündüz ile yazışma. 6 Kasım 2025.

[10] Aytül Akal, Doğan Gündüz ile yazışma, 5 Kasım 2025.

[11] Mustafa Ruhi Şirin, Çocuk, Çocukluk ve Çocuk Edebiyatı, Uçan At Yayınları, Yayın No: 66, Çocuk Kültürü Dizisi:4, Çocuk Edebiyatı Kültürü: 1, İstanbul, 2019 (2. basım), s. 144.

[12] Türkçe çevirilerdeki bu eksikliği ve Behrengi’nin ölüm şekli hakkındaki yeni tanıklıkları benimle paylaşan yazar, çevirmen Saber Moghaddami’ye müteşekkirim.

[13] "İran'ın en uzun gece geleneği Şeb-i Yelda nedir? Şeb-i Yelda günü neler yapılır?", NTV.com.tr  (Erişim tarihi: 19.12.2025)

[14] 29 çocuk kitabının 18 yaşından küçüklere satışı yasaklandı, Cumhuriyet, 26 Mart 1982, s. 12.

[15] İtalo Calvino, “Pinokyo: 100 Yaşındaki Delikanlı”, Unesco’dan Görüş, Haziran 1982, Sayı 6, s. 35.

Yazarın Tüm Yazıları
  • Abdullah Özkan
  • Küçük Kara Balık
  • Samed Behrengi

Önceki Yazı

SANAT

Evde Tek Başına’da Norman Rockwell etkileri

“Sanki Rockwell’in resimlerindeymişiz hissini veren Evde Tek Başına, sanatçının çok yönlü kişiliğini ve hafızalara bıraktığı nostaljik Amerikan kültürünü bir kez daha bize hatırlatır.”

CANAN ARSLANTUNALI

Sonraki Yazı

VİTRİNDEKİLER

Haftanın vitrini – 52

Yeni çıkan, yeni baskısı yapılan, yayınevlerince bize gönderilen, okumak ve üzerine yazmak için ayırdığımız bazı kitaplar: Amerika’yı Anlatmak / Başkaldırı Sanatı Olarak Şiir / Benim Babam Darbeci / Egemenin Mührü / Görünmeyen Machiavelli / Kötü Arkadaş / Üniversite, Sosyoloji, Toplum / William’ın Karısı / Yamalı Peyzaj / Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya

K24
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist