Cary Fagan’dan çocuklara özgün bir yapıt daha:

Dünya Sular Altında

Dünya Sular Altında

CARY FAGAN

Tudem Yayınları
Nisan 2025
112 sayfa

Çizer: Jon McNaught
çev. İpek Güneş Çıgay

10 Temmuz 2025

"Açıkça dile getirmese de, küresel bir iklim krizinin yol açabileceği distopik evrene göndermeler de yapan Dünya Sular Altında, ana karakterin bilinçaltını keyifli bir sakinlikle irdelemesi, olası bir felakete ilişkin ipuçları vermesi ve tıpkı Rafe’nin odası gibi katı gerçeklerden kopmuş bir anlatı tekniği içermesi nedeniyle Cary Fagan’ın özgün yapıtlarının arasına rahatlıkla giriyor."

MEHMET ATİLLA

Hem yetişkinler hem de çocuklar için yapıtlar üreten ve birçok ödüle değer bulunan Kanadalı yazar Cary Fagan’ın en önemli özelliği sürekli bir arayış içinde olması. Çocuk edebiyatında iyice öne çıkan bu tavrı nedeniyle, yayımladığı her kitap kendine özgü bir atmosfer barındırıyor. Bu atmosferin içeriği kimi zaman gerçekçi, kimi zaman absürt olsa da, yazarın son derece yalın ve anlaşılır dili sayesinde hemen her yapıtı çocukların ilgisini çekmeyi başarıyor. Yazarlığın yanı sıra Toronto Üniversitesi’nde çocuk edebiyatı alanında seminerler veren Fagan’ın sahip olduğu kuramsal birikimin de bu başarıda payı olduğu yadsınamaz. Kitaplarının bugüne değin aralarında Türkçenin de olduğu on altı dile çevrilmiş olması ise ayrı bir gösterge.

Yazarın Tudem Yayınları tarafından Dünya Sular Altında başlığıyla ve İpek Güneş Çıgay çevirisiyle yayımlanan romanı da birbirinden farklı izlekleri “masal ya da rüya anlatısı” denebilecek bir teknikle birleştirmesiyle dikkat çekiyor öncelikle. Romanın ana gerilimi, Rafe adlı çocuğun bir sabah uyandığında odasının şişme bot sallantısına benzer şekilde hareket ettiğini fark etmesiyle başlıyor çünkü. İlk şaşkınlığın ardından Rafe odasının bir kutuyu andıracak şekilde evlerinden ayrıldığını ve okyanusta yüzmekte olduğunu anlar. Görünürde en küçük bir kara parçası bile yoktur. Üstelik Rafe anne babasına ve diğer insanlara ne olduğunu bilmemektedir. Son derece tuhaf bir durum. Neyse ki, çok geçmeden odanın çatısında köpeğinin sesini duyar ve kendisine eşlik edecek bir “dost”a kavuşur. Böylelikle hiç olmazsa bir moral kaynağının, bir “ses”in yardımı devreye girmiş olur.

Romanın bundan sonrası bir yanıyla hayatta kalma savaşımı, bir yanıyla ekolojik sorgulama, bir yanıyla da iç hesaplaşma üzerinden yürür. Uçsuz bucaksız sularda akıntıya kapılan odanın yoluna çıkan canlı ya da cansız kimi yan karakterler, romanın olay örgüsünü oluşturmakla kalmayıp aynı zamanda Rafe’nin korku, umut, sevinç, şaşkınlık, beklenti gibi duygularının temsilcisi olarak işlev görürler. Bu işlev sayesinde daha romanın ilk sayfalarında metni alegorik bir yapıya büründüren Cary Fagan kurguyu gerçekçi mantığın cenderesinden bir anda çıkarır ve çocukların hayal dünyasına sığınmayı yeğler. Odanın karşılaştığı kişi ya da nesneler günlük yaşamın sürükleyeceği sıradanlıkta değildir çünkü. Her biri ayrı sürpriz taşıyan cinstendir. Bu bakımdan değerlendirildiğinde Dünya Sular Altında’nın okullardaki okuma etkinliklerinde öğrencilerin farklı yorumlarına ve yaklaşımlarına izin verecek bir esnekliği olduğunu özellikle vurgulamak gerekiyor.

Yazar romanın ana gövdesine bağlanan yan serüvenleri ayrı bölümler halinde kurguladığı için Rafe’nin bilinmezliklere yönelen yolculuğunun her evresi kendine özgü bir öykü sanki. Bu da ayrı bir okuma kolaylığı oluşturuyor doğrusu. Öte yandan, normal yaşamında ödevlerle ve okuma eylemiyle çok da barışık olmayan Rafe’nin odasında bulduğu Tavşanla Konuşmalar adlı kitapla kurduğu ilişkinin de metne ayrı bir yaratıcılık ve haz kattığını eklemekte yarar var. Kitabın hem kapağında hem de iç sayfalarında yer alan resimlerin çizeri Jon McNaught’un yalnızca mavi, siyah ve beyaz renkleri kullanarak oluşturduğu desenlerin katkısını da yabana atmamak gerek.

Açıkça dile getirmese de, küresel bir iklim krizinin yol açabileceği distopik evrene göndermeler de yapan Dünya Sular Altında, ana karakterin bilinçaltını keyifli bir sakinlikle irdelemesi, olası bir felakete ilişkin ipuçları vermesi ve tıpkı Rafe’nin odası gibi katı gerçeklerden kopmuş bir anlatı tekniği içermesi nedeniyle Cary Fagan’ın özgün yapıtlarının arasına rahatlıkla giriyor.