Derinin Altında sakat bölgeler var!

Derinin Altında

MICHEL FABER

İthaki Yayınları
Şubat 2024
288 sayfa

çev. Ayça Çınaroğlu

4 Nisan 2024

Hollandalı ödüllü yazar Michel Faber’in yazdığı Derinin Altında, bazı “özel” deneyler için yakışıklı, gücü kuvveti yerinde otostopçu erkekler avlayan Isserley adındaki genç bir kadının bu görevi vesilesiyle okuru çivisi çıkmış modern dünyanın “sakat” bölgelerin sınırlarında dolaştırıyor.

BURAK SOYER

Michel Faber 13 Nisan 1960’da Hollanda’nın Lahey şehrinde doğmuş. 1967 yılında ailesiyle beraber Avustralya’ya göç etmiş. İlk ve ortaöğretimini Melbourne’un Boronia ve Bayswater banliyölerinde tamamlamış. Melbourne Üniversitesi’nde Hollandaca, felsefe, retorik, İngiliz Dili ve İngiliz Edebiyatı dersleri almış. 1980 yılında üniversiteden mezun olan Faber, Sydney’de temizlikçilik yapmış, gündelik işlerde çalışmış. Daha sonra hemşirelik eğitimi alarak iki hastanede hemşire olarak görev yapmış. 1993 yılında halen yaşamaya devam ettikleri İskoçya’ya göç etmiş. 2000 yılında kendisine Whitbread Ödülü kazandıran Derinin Altında romanını yazmış. Faber’in en bilinen eseri olan Derinin Altında, aradan geçen çeyrek asırlık zaman diliminin ardından İthaki Yayınları’ndan Ayça Çınaroğlu çevirisiyle Türkçede. Derinin Altında, ilginç bir hikâye anlatıyor bize: Isserley adındaki genç bir kadın güçlü, sağlam, yakışıklı erkek otostopçuları arabasına alarak onlara onlarca hikâye anlatıyor, bir o kadarını da onlardar dinliyor, sonunda da bazılarını bazı deneylerde kullanmak üzere yanında götürüyor… Roman, Isserley’nin bu yolculukları vesilesiyle okuru çivisi çıkmış modern dünyanın “sakat” bölgelerinin sınırlarında dolaştırıyor.

Derinin Altında, Jonathan Glazer tarafından sinemaya uyarlandı; Isserley rolünde Scarlett Johansson oynadı.

Isserley bir manken kadar olmasa da birçok erkeğin aklını başından alabilecek bir güzelliğe sahip. Kısa boylu ve çelimsiz bir kadın olmasına rağmen “uzuvları” sayesinde karşılaştığı erkeklerin dikkatini hemen çekebilecek özellikleri var. Ayrıca görevi gereği kendini erkeklerin aklını alabilecek şekilde göstermesini de gayet iyi biliyor. Isserley’nin görevi otostopçu avlamak. Bu konuda çok seçici. Başparmağını kaldırmış birini metrelerce öteden görüp radarına alarak otostopçuyu Toyota’sının içinden incelemeye başlıyor. Yuvarlak omuzlar, gergin kollar, düz bir karın, geniş bir sırt Isserley’nin bir otostopçuyu arabasına alması için gereken asgari koşullar. Erkek bir otostopçu bu özelliklere sahipse, Isserley onları arabasına alıp gidecekleri en yakın yere kadar götürüyor. Bazılarını indirip yeni “av”lar içine yoluna devam ediyor. Bazıları ise Isserley’nin arabasının yolcu koltuğuna kurulmuş zehirli bir bitki olan ikpatua iğnelerine maruz kalarak arabanın içinde son nefesini veriyor. Isserley’nin işi bu çünkü. Yaşadığı Ablach çiftliğine vodsel denen bu canlılardan götürüyor. Çiftlikte bu “yaratıklar”la birtakım deneyler yapılıyor. Bunların ne olduğu konusu biraz müphem. Ancak yeni organizmalar geliştirmekle alakalı olduğunu söyleyebiliriz.

Başarılı geçen her “av” akşamından sonra Isserley geçmişini, şu anda neyi neden yaptığını daha da derinlere inerek sorgulamaya başlıyor. Diplere doğru ilerledikçe otostopçu avlayıp çiftliğe getirme işinden rahatsızlık duyuyor. Kendi genetik organizmasıyla nasıl oynandıysa, aynı tarifeyi vodsel’lere de uygulayan Ablach çiftliğinin niyeti Isserley’nin kafasını bulandırarak ilk başta ahlak meselesiyle onu karşı karşıya getiriyor. Zira genç kadın, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi görev belleyerek bizzat aracı oluyor ve kendine yapılanların başkalarına da yapılmasında birinci dereceden rol oynuyor. Bu durumun onun üzerinde yarattığı stres günden güne büyüyor ve sonunda Isserley bir “insan” olduğu gerçeğiyle hayati bir yüzleşmeye girişiyor.

Michel Faber

Michel Faber, Derinin Altında romanında Isserley karakteriyle kitabın ismiyle müsemma bir dünya yaratıyor. Bu müsemmalık durumu, derisiyle oynanmış Isserley’nin, başka hayatların derisiyle oynanmasına izin vermesiyle yavaş yavaş kendi derisinin altındakilerin ortaya çıkarmasından ileri geliyor. Isserley’nin yaşadıkları bir bakıma bir süreç aslında ve içinde modern çağın ipini ellerinde tutanlar için her yolun mubah olmasını kapsıyor. Bir yerden sonra ise Isserley özelinde patlak veren bu durum cinsel kimlik, göç, merhamet, ekoloji gibi yine çağımızın hastalıklı hallerini açığa çıkarıyor. Michel Faber’in tüm bunları büyük bir sabırla, satır aralarına yerleştirdiği çıkarımlarla okura hafif hafif hissettirmesi de onun yazarlığındaki ustalığından kaynaklanıyor. Derinin Altında, içinde yaşadığımız absürd çağa aynı şekilde geri dönüş yapan gerçek bir 21. yüzyıl romanı…