• HAKKINDA
  • YAZARLAR
  • YAZILAR
  • İLETİŞİM
  • DENEME
  • DOSYALAR
  • EDİTÖRDEN
  • ELEŞTİRİ
  • ENGLISH
  • HABERLER
  • HER ŞEY
  • İNCELEME
  • KİTAPLAR
  • PORTRE
  • SANAT
  • SİNEMA-TİYATRO-TV
  • SÖYLEŞİ
  • SORUŞTURMA
  • SPOR
  • TADIMLIK
  • TARTIŞMA
  • VİDEOLAR
  • EVVEL ZAMAN
  • VİTRİNDEKİLER

İTALİK ÖNERİLER-2

"Bir yayınevinin gizli yaşamı"

How to Get a Job in Publishing / Adım Adım Yayıncılık / Dümeni Yaratıcılığa Kırmak / Calvino Albümü / Remzi Bengi'ye Saygı / Non-Fiction

İtalo Calvino

SEVENGÜL SÖNMEZ

@e-posta

HER ŞEY

23 Mart 2023

PAYLAŞ

“Kitaplar en alışılmış nesnelerdir (ama olmaları gerektiği oranda değil),

yine de en gizemlilerindendir.”

– Italo Calvino, Calvino Albümü’nden

“Okuyacağınız ya da satın alacağınız kitabı nasıl (neye göre) seçersiniz?” Bu soru derslerimin ilk sorusu oluyor çoğunlukla. Çeşitli yanıtlar gelse de, üzerinde ortaklaşılan en belirgin yanıtlardan biri yazardan sonra “yayınevine göre” oluyor. Çevirmen, editör, tasarım derken... derken seçimlerimizi belirleyen şey çoğunlukla yayınevlerinin yayın politikası, tutumu oluyor. İçeride de çalışsak, dışardan da çalışsak editör olarak bizim metinlere karşı tavrımızı, yazarla, çevirmenle, tasarımcıyla ilişkimizi belirleyen de okurların yanıtı gibi yayınevlerinin çizgisi. O nedenle bu kez biraz da yayınevlerini yakından tanımaya odaklanayım istedim. Bir yayınevinde kim kimdir, yayınevi hangi bölümlerden oluşur, bu bölümlerde çalışanlar birbirleriyle nasıl işbölümü yapar? Ama asıl önemlisi, bir yayınevi okuma kültürüne nasıl katkı sağlar? İtalik Öneriler’de yukarıdaki soruların yanıtlarını bulabileceğiniz kitaplar var bu kez.

 
 
 

How to get a job in publishing

Alison Baverstock, Susannah Bowen, Stece Carey
How to Get a Job in Publishing
Routledge, 236 s.

Kingston Üniversitesi Yaratıcı Yazarlık ve Yayıncılık bölümünün deneyimli hocası, aynı zamanda okuma kültürünü yaygınlaştırma alanında çok önemli projeler geliştiren Alison Baverstock’un Susannah Bowen ve Stece Carey’le yazdığı How to get a job in publishing, yayıncılık mesleklerine dair bir kılavuz niteliği taşıyor. Kitapta editorya, pazarlama ve satıştaki iş alanları ve pozisyonlar detaylıca anlatılıyor. Anlatılan pozisyonlar, görevler, vb. Türkiye’deki meslek tanımlarının çok dışında olmamakla beraber, çeşitlilik açısından İngiltere’de yayıncılıkta uzmanlaşmanın uzun zaman önce önem kazandığını da gösteriyor. Oldukça büyük bir yayın endüstrisine ve okuma kültürü alanında etkin çalışan sivil toplum kuruluşlarına sahip olan İngiltere’de yayıncılık meslekleri standartları uzun zaman önce belirlenmiş ve eğitimler de bu standartlar üzerinden sürdürülüyor. Meslek tanımlarını daha detaylı incelemek isterseniz PTC’nin sitesine bakabilirsiniz...

Sitede ayrıca yayıncılık eğitimlerinin programlarını da bulabilirsiniz.

 
 
 

Adım Adım Yayıncılık

Ahmet Vural
Adım Adım Yayıncılık
Elit Kültür Yayınları
2009, 295 s.

Önsözünde yayıncılıkla ilgili bir eğitim kitabı oluşturmayı hedeflediğini söyleyen Ahmet Vural’ın Adım Adım Yayıncılık adlı çalışması bir meslek lisesi ders kitabı formatında olsa da, yayıncılığa girecekler için detaylıca bilgiler veren, Türkçede yazılmış en önemli kaynaklardan biri. Yazmaktan yayımlamaya giden yolda, bir fikrin kitaplaşması aşamalarının ve yayımlandıktan sonrasındaki süreçlerin çok ayrıntılı anlatıldığı kitapta ayrıca kâğıt, yazı, kitap ve kütüphane tarihine dair bilgiler de veriliyor. Kitabın maliyeti, yayınevinin finansal yapısı, yayıncılık sermayesi, vb. konular da başlangıç düzeyinde ele alınıyor. Sayfa altlarında açıklaması yapılan yayıncılık terimleri de okurlar için oldukça kolaylık sağlıyor. “Yayıncılıkta Lider Olmak”, “Yayıncılık Sorunlarını Aşmak” gibi başlıklar altında bu alandaki deneyimlerini ve çözüm önerilerini paylaşan Ahmet Vural kitabın sonuna sözleşme, maliyet tablosu örnekleriyle yayıncılık ve dağıtım şirketlerine dair istatiksel bilgiler de eklemiş. Bu bilgiler de Türkiye’de yayıncılık sektörünün büyüklüğü konusunda fikir sahibi olmamızı sağlıyor.

 
 
 

Dümeni Yaratıcılığa Kırmak

Ursula K. Le Guin
Dümeni Yaratıcılığa Kırmak:
Hikâye Denizine Yelken Açmak için Bir 21. Yüzyıl Kılavuzu
çev. Damla Göl
Hep Kitap
144 s.

Yaratıcı yazarlık eğitimine oldukça mesafeli duran biri olarak bu konudaki kitaplar da uzun süre ilgimi çekmedi. Yazarların yazma süreçlerinden çok yayımlama çabasıyla ve yayıncılarıyla yazışmalarıyla ilgilendiğim için biraz göz ardı ettiğim bu kitaplara, sevdiğim yazarların yazmaya dair düşüncelerini okumak için merak saldım. Okumaya başladıktan sonra “yaratıcı” olsun olmasın, iyi planlanmış bir yazma eğitiminin editörlerin işini kolaylaştıracağını, dikkat edilecekler, yapılması ve yapılmaması gerekenler türünden uyarıların editörlere bir kontrol listesi sunması açısından çok faydalı olabileceğini fark ettim. Bu gözle yakından ilgilenmeye başladığım bu kitaplar, artık eğitimlerde de sıkça andığım kaynaklar arasında yer alıyor.

Ursula K. Le Guin’in Dümeni Yaratıcılığa Kırmak kitabı yazar adaylarını ve metnin yazımına eşlik eden editörleri geliştireceğini düşündüğüm en iyi kitaplardan biri. Örnekler, ek okumalar ve alıştırmalar biçiminde düzenlenen kitap, “bunu nasıl ifade etsem iyi olur” diye sıkışıp kalan bir editöre yaratıcı çözümler bulmada ve bu çözümleri yazara sunmasında hayli yardımcı olabilir. Çalıştığınız yazarın bakış açısının yeteri kadar gelişmediğini, olayı anlatmakta ya da karakterin bakışını şekillendirmekte yetersiz olduğunu düşünüyorsanız kitabın 78-91. sayfaları arasındaki “Bakış Açısı Değişimine Yönelik Düşünceler” bölümünü okumanızı öneririm. Diğer bölümler de pek çok sorunu nasıl ortaya koyabileceğinizi görmenizi sağlayacak.

 
 
 

Calvino Albümü

Calvino Albümü
hazırlayan: Luca Baranelli, Ernesto Ferrer
çev. Neyyire Gül Işık
YKY
2018, 200 s.

Luca Baranelli ve Ernesto Ferrero tarafından hazırlanan ve Türkçede daha önceden Kalem Sincabı adıyla yayımlanan Calvino Albümü, Italo Calvino’nun “yazarın zihninden kitapçının vitrinine değin yol uzundur, acaba kaç okur onun hangi aşamalardan geçtiğini bilir?” sorusunun peşine takılıp başladığı yayıncılık hayatını çok kıymetli ayrıntılar eşliğinde anlatıyor. Yazarların ve çevirmenlerin kitap tutkunu olarak, yayımlanacak kitapların seçimlerine, yayımlanma biçimlerine katkısını, üzerinde uzun uzun düşünmeyi hak edecek biçimde anlatan Calvino Albümü, bir yazarın yayıncı olarak portresi olarak da okunabilir. Calvino’nun metinleri ve kimi röportajlarından yapılan alıntılarla zenginleşen kitaptaki fotoğraflar ve yazışma örnekleri 20. yüzyılın en önemli yazar ve yayıncılarının nasıl çalıştığını daha iyi anlamamızı da sağlıyor.

1945’te Einaudi Yayınevi’nde reklam metinleri ve yeni çıkan kitaplar için taşra gazetelerinde yayımlanacak tanıtım yazıları yazmaya başlayan Calvino kısa bir süre sonra yayınevine gelen dosyaları değerlendirmeye başlar. Yazar adaylarına gönderdiği, sabırla yazılmış uzun değerlendirme mektupları bir edebiyat dersi gibidir. Bir “kalem sincabı” olarak kalemini genç yazarları eğitmek için kullanır. 10 Ocak 1948’de bu kez de yayınevinin Kültür Haberleri Bülteni için hazırladığı “Bir Yayınevinin Gizli Yaşamı” adlı yazısında Einaudi Yayınevi’nin nasıl bir yer olduğunu uzun uzun anlatır; yazarlara bu yazı aracılığıyla yayınevine gelmeleri çağrısında bulunur.

Yıllar içinde yayıncılık alanında neredeyse her işi yapmış biri olarak danışman yönetici olur ve yayınevine büyük katkılar sunar. Sadece metinler değil, kapaklar ve iç tasarım da Calvino’nun ilgi alanına girer; metinleri resim sanatının ustalarıyla buluşturarak yayınevinin görsel kimliğinin oluşmasında da çok etkili olur. Bir yandan kendi eserlerini yazarken, bir yandan da dünyanın en önemli yazarlarıyla yazışarak yeni kitapların peşine düşer ve dünya edebiyatını İtalyancaya kazandıracak önemli seriler hazırlar. 1971’de tutkuyla sarıldığı “Centopagine” (100 Sayfa) projesi bunlardan biridir örneğin; on beş yıl boyunca bu diziye kitap hazırlar. Bu diziyi hazırlarken klasikleri defalarca okur, bu okumalar Klasikleri Niçin Okumalı? kitabının da kaynağı olur.

Calvino’nun yetmiş yıl önce yaptıklarının, yayınevine kattıklarının dünya edebiyatı açısından ne kadar önemli olduğunu anlayınca, iyi bir yayıncının neler yapabileceğini de bir kez daha görmüş oluyoruz.

 
 
 

Remzi Bengi’ye Saygı

Kitap dünyasında “Remzi Baba” olarak tanınan ve sevilen, elli yılı aşkın süre yayıncılık yapan ve Remzi Kitabevi’nin kurucusu olan Remzi Bengi’ye meslekteki 50. yılını kutlamak için hazırlanmaya başlanan, ancak ölümünden sonra, 1979’da yayımlanabilen Remzi Bengi’ye Saygı, Türkiye yayıncılık tarihi açısından oldukça önemli bir yere sahip bir kitap. Elli yılda 1.000’e yakın kitap yayımlamış bir yayınevinin ve bir süre sonra açılan kitabevinin paydaşları tarafından anlatıldığı bu kitap, Türkiye’de neyin, ne zaman, nasıl yayımlandığını anlamak için olduğu kadar yayıncılığın değişimini anlamak için de okunması gereken kaynaklardan biri.

Fakir Baykurt’un “Bu Kitabın Öyküsü” başlığını taşıyan sunuş yazısı ve kitaptaki diğer yazılar, “Editör Remzi”nin yazarlarla kurduğu ilişkiler, onlara verdiği destek, yayın alanındaki yeniliklere duyduğu merak gibi özellikleriyle Remzi Bengi’nin neden özel ve önemli bir yayıncı olduğunu anlamamızı sağlıyor. Bir yayıncı olarak ekiple çalışmaya özen göstermesi, bir danışman eşliğinde çalışmalarına devam etmesi ve çalışkanlığı da kurduğu yayınevinin bugüne gelmesini sağlayan özelliklerinden.

Kitapta yer alan fotoğraflar, kitap kapakları ve asıl önemlisi kitabın sonuna eklenen “Remzi Kitabevi Bibliyografyası” bu çalışmayı tarihsel açıdan çok daha önemli kılıyor. Yayınevlerinin hızla kapandığı, uzun yıllardır faaliyetini sürdürenlerin de arşivlerinin pek güçlü olmadığı ülkemizde yapılanların kayıt altına alındığı ve tanıklıkların anlatıldığı kitaplara yayıncılık tarihimizi yazmak için ihtiyacımız var. Editör olarak da bu deneyimlerin ve tanıklıkların bize çok şey katacağını düşünüyorum. Bu vesileyle Yalçın Armağan’la Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde yaptığımız Yayıncılık Tarihi Konuşmaları’nı dinlemenizi de öneririm.

 
 
 

Bunlar da var...

  • Bugün artık yayımlanmayan dergiler kervanına katılan Kül Eleştiri Nisan-Mayıs 2005 tarihli 2. sayısında “Tartışılan Kurum: Editörlük”, Haziran-Ağustos 2005 tarihli 3. sayısında da “Tartışılan Kuruluş: Yayınevi” konulu dosyalar hazırlamıştı. Her iki sayı da önemli tartışmalara yer veriyor, üzerinde düşünmeye devam ettiğimiz sorular soruyor. Bulursanız kaçırmayın.
  • Yaratıcı yazarlık kitapları dedim ya... Bir de podcast önerim var: İlk Sayfası. Mirgün Cabas ve Can Kozanoğlu yazarlara nasıl yazdıklarını, editörleriyle nasıl çalıştıklarını soruyor. Benim favori bölümüm Murat Uyurkulak’la yaptıkları sohbet, ama yazma meselesini birinci ağızdan dinlemek için tüm bölümleri dinlemenizi öneririm.
  • BookEnds Literary Agency‘nin kurucusu Jessica Faust’un çalışma arkadaşı James McGowan’la yaptığı söyleşiler yayıncılığın farklı alanlarıyla ilgilenenlere ilginç bilgiler veriyor. Bu yazıda tanıttığım kitapla aynı taşıyan “How to Get a Job in Publishing: The Interview” bölümünde bir yayınevinde çalışmak isteyenlere, işe alım süreçleri hakkında bilgi veriyor. Diğer bölümler de ilginizi çekecektir...
  • Penguin Random House’da işler nasıl yürüyor diye merak ediyorsanız, “Inside Random House: Bringing Our Authors’ Books to Life” videosunu seyretmenizi öneririm. Bir kitaba hayat vermek için çalışan pek çok kişiyi görmek benim için de keyif verici oldu.
  • Videoyu seyredip Penguin Random House’da hangi birim hangi işi yapıyor diye merak ederseniz şu sayfayı ziyaret edebilirsiniz. 
  • Film önerisi bekleyenlere...
  • Yönetmenliğini Olivier Assayas’ın yaptığı orijinal adı Non-Fiction olup Türkçeye Çifte Hayatlar adıyla çevrilen filmde giderek kan kaybeden, bazı yazarlarının dosyalarını reddetmek zorunda kalan bir yayınevinin dijital dünyaya adapte olma süreci anlatılıyor. Ne kadar başarılı olduklarını seyredip görün... Oyuncular: Guillaume Canet, Juliette Binoche, Vincent Macaigne, Nora Hamzawi, Christa Théret, Pascal Greggory. 
 
Yazarın Tüm Yazıları
  • Adım Adım Yayıncılık
  • Calvino Albümü
  • Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
  • How to get a job in publishing
  • Kül Eleştiri
  • non-Fiction
  • Remzi Bengi’ye Saygı

Önceki Yazı

ELEŞTİRİ

Joseph Andras'ın ilk romanı: Yaralı Dostlarımıza

“Adaletin bir değeri kalmadığında

edebiyat tazminat talep eder.”

“Fernand Iveton, 1926’da Cezayir’de doğmuş Fransız komünist ve sömürgecilik karşıtı bir militan. Cezayir Bağımsızlık Savaşı sırasında, bir sabotaj girişimi yüzünden, 11 Şubat 1957 tarihinde giyotinle idam edilen tek Avrupalı: Bütün hikâye bu kadardır, Joseph Andras da bütün olanı biteni bu keskinlik, bu gerçekçilikle anlatır.”

ŞULE S. ÇİLTAŞ

Sonraki Yazı

DENEME

Aubrey Beardsley’in çizgileriyle Oscar Wilde:

Sarı Kitap

“Aubrey Beardsley 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan ruhsal, dehşet verici ve erotik etkiyi vurgulayan dekadan hareketinin bir üyesi olarak ün kazanır. Estetizmle yakınlığı, özellikle ukiyo-e sanat türü olan ve ahşap baskılara yapılan Japon erotik sanatı shunga’lardan etkilenerek yarattığı özgün tarzıyla adından söz ettirir. Eserlerinde devasa cinsel organlar gibi sıradışı vurgular ve erotik estetiğin gücü hâkimdir.”

NEYRAN GÜNÜÇER
  • P24 Logo
  • Hakkında
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Tüm hakları saklıdır.
Designed by Katalist