2026 Kahire Kitap Fuarının ardından:
Hafıza ile ihtimal aynı çatı altında
“Bu sene fuarda yılın şahsiyeti Necib Mahfuz’du ve fuar sloganı olarak Mahfuz’un 'Bir saat okumayı bırakan, yüzyıllarca geri kalır' cümlesi seçilmişti.”
Mısır’ın başkenti Kahire’de 1969 yılından beri düzenlenen Kahire Uluslararası Kitap Fuarı bu yıl 21 Ocak – 3 Şubat tarihleri arasında yapıldı. 57’ncisi düzenlenen fuar sadece Arap coğrafyasının değil, tüm dünyadan kitapseverlerin, yazarların, yayınevlerinin bir araya geldiği devasa bir kültür platformu haline geldi.
Uzun yıllardır Kahire şehir merkezine yakın bir alanda yapılan fuar birkaç senedir Yeni Kahire denilen –bir tarafı çölü andıran uçsuz bucaksız bir düzlük bir tarafı da TOKİ benzeri ancak daha lüks sitelerin olduğu– bir bölgeye taşınmış. Yani, Kahire şehir merkezinden ortalama 40 dakika uzaklıkta. Fuarın eski yeri hem şehir merkezine daha yakın hem de metro, otobüs, dolmuş gibi çeşitli ulaşım araçlarının olduğu bir yerdeyken şimdi ziyaretçiler sadece belirli saatlerde kalkan oldukça kalabalık otobüs ve dolmuşlarla veya özel araçlarıyla fuar alanına ulaşabiliyorlar.
Geçen yıllarda bunun gibi sebeplerden ziyaretçi sayısında bir düşüş yaşanmış ancak bu yıl 57. yaşını kutlayan fuar tarihinin en yoğun katılımcı sayısı ile kendi rekorunu kırdı. Arap ülkeleri arasında en büyük, dünyanın ise Frankfurt Kitap Fuarından sonra en büyük ikinci fuarı olan Kahire Kitap Fuarı, bu yıl 83 farklı ülkeden gelen 1.457 yayınevi ve toplamda 6.637 katılımcı ile uluslararası yayıncılık arenasında dev bir pazar haline geldiğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

Resmi açıklamalara göre 6.200.849 ziyaretçi, fuarın 21 Ocak’taki açılışından 3 Şubat’a kadar olan sürede fuar alanını gezerek gelmiş geçmiş en yüksek ziyaretçi rekorunu kırdı. Sadece ilk haftada fuarı 3 milyonun üzerinde ziyaretçi dolaştı; 7. günde toplam ziyaretçi sayısı 3.034.030’a ulaştı. Özellikle fuarın üçüncü gününde tam 480.317 kişi fuarı ziyaret etti.
İki hafta süren fuarda 400’e yakın söyleşi, panel vb. etkinlik, 100’den fazla imza günü, 120 farklı türde sanatsal etkinlik ve performans düzenlendi. Aynı zamanda yayıncılık endüstrisinin profesyonellerini bir araya getiren oturum ve panellerle, telif hakları, çeviri, dijital yayıncılık, dağıtım ve sektörel trendler gibi konulara geniş yer verildi.
Birkaç senedir internet üzerinden bilet satışı olduğundan o meşhur uzun kuyruklarda beklemeden fuar alanına giriş yapılabiliyor. Alanda sizi beş büyük salon karşılıyor. Birinci salon sadece Mısırlı yayıncılardan oluşuyor. Bu salon aynı zamanda fuarın en yoğun, en kalabalık salonlarından biri. Mısır’ın büyük-küçük yayınevleri burada satış yapıyor, yeni çıkan kitaplarını tanıtıyor.
Mısır’da kurulmuş, Türkçeden Arapçaya en çok çeviri yayınlayan ve bu sene 50. yılını kutlayan Al Arabi Yayınlarından Ranya Bakr ile fuar hakkında konuştuğumda şunları söyledi:
Fuar alanının değişmesi, şehir merkezinden uzaklaşması önceleri bizi tedirgin etmişti, hatta son beş yılda önceki yıllara göre azalan ziyaretçi sayısı bu konuda maalesef bizi haklı çıkarmıştı. Ancak bu sene 6 milyonu aşan ziyaretçi sayısı bizi şaşırttı, heyecanlandırdı. Böyle uzak bir yere gelenlerin sadece fuar için, kitap için ya da sevdiği bir yazarı görmek için gelmesi kesinlikle çok önemli…
Birinci salonda en çok dikkatimi çeken, bilimkurgu-fantazya kitaplarının sergilendiği dev standlar oldu. Bu sene fuarda en çok satanların, başka dillerden en çok çevrilenlerin bilimkurgu-fantazya olduğunu gördüm. Bunun yanında en az 3 farklı yayınevinde, birbirinden güzel kapak tasarımlarıyla Necib Mahfuz kitapları da dikkat çekiciydi. Bu sene fuarda yılın şahsiyeti Necib Mahfuz’du ve fuar sloganı olarak Mahfuz’un “Bir saat okumayı bırakan, yüzyıllarca geri kalır” cümlesi seçilmişti.

Fuarda, Mahfuz anısına birçok etkinlik düzenlendi. Bunlar arasında Mahfuz’un hayatını anlatan kronolojik bir sergide elyazmaları, ilk baskı kitapları ve nadir fotoğrafları sergilendi. Yine Türkiye’de çok bilinmeyen ama senaryosunu Mahfuz’un yazdığı filmlerle ilgili sergi ve söyleşiler düzenlendi. Yine ilk defa bu sene Mısır Kültür Bakanlığı tarafından başlatılan ve sadece Mısırlı yazarların değil tüm Arap ülkelerinden yazarların katılabileceği Necib Mahfuz Roman Ödülü fuar etkinlikleri kapsamında Tunuslu romancı Nizar Chakroun’a verildi.
İkinci salona geçmeden önce fuarda özel bir bölümde yer alan Ezbekiyye bölümünden de bahsetmek gerekir. Ezbekiyye bölümü ismini Kahire’nin merkezindeki Sur el Ezbekiyye’den alıyor. XIX. yüzyılda Hidiv İsmail döneminde yaptırılan Ezbekiyye, yıllarca kültürel hayatın merkezi olmuş hatta çoğu tiyatro, konser alanı ve matbaa burada kurulmuştur. Şimdilerde ise Kahire’nin en büyük sahaflar çarşısıdır. Fuarda da sadece sahafların olduğu Ezbekiyye isimli bir bölüm bulunuyor.
İkinci büyük salon ise Mısırlı yayıncıların yanı sıra fuara farklı Arap ülkelerinden katılan bağımsız yayıncılara ve diğer uluslararası yayıncılara ayrılmıştı. Ziyaretçilerin bu salonda neredeyse bütün Arap ülkelerinden gelen yayınevlerini ziyaret edebilmesi, sadece Mısır’da değil birbirinden farklı Arap ülkelerinde yayımlanmış kitaplara ulaşması çok önemli. Öyle ki birkaç sene önce fuara ilk gittiğimde beni çok şaşırtan, çoğu kişinin bavullarla fuara gelmesi olmuştu. Belki bizim çok alışık olmadığımız bu görüntü Mısırlılar için çok normal çünkü hem ulaşılabilirlik hem görece indirimli fiyatlar hem de fuarın merkeze uzaklığını düşününce oldukça mantıklı, belki az da olsa umut vaat edici.
Fuarda üçüncü salon çocuk ve gençlik yayınları, eğitici yayınlar ve uygun fiyatlı satış yapan devlet yayınlarına ayrılmış. Yılın şahsiyeti olarak belirlenen Necib Mahfuz’un yanı sıra, çocuk edebiyatı alanında eserler veren yazar ve çizer Muhyiddin el Lebbad çocuk kitapları bölümünün onurlandırılan ismi oldu ve Lebbad anısına etkinlikler düzenlendi.
2010 yılında vefat eden Lebbad, ilk defa Arapça çocuk kitaplarında metin-resim ilişkisini modern bir anlayışla ele alması bakımından önemli bir isim. Çocuk kitaplarına böylesine büyük bir salon ayırmak ve Necib Mahfuz’un yanı sıra Muhyiddin el Lebbad anısına onlarca etkinlik yapmak çok dikkat çekiciydi.
Fuarın 4. salonunda uluslararası yayıncıların akademik, düşünce ve dini yayınları satışa sunulmuştu. 5. salon ise kitap satışının yanında kültürel programların yapıldığı bir etkinlik alanı olarak düzenlenmişti. Bu salonda fuarın onur konuğu ülke olan Romanya pavyonu ve diğer ülke pavyonları yer alıyordu. Romanyalı ve Mısırlı yazarlarla yayıncıları bir araya getiren birçok etkinlik düzenlendi.
Bu yıl kitabın toplumla buluşmasını devlet politikası haline getirdiğini söyleyen Mısır Kültür Bakanlığı “Her Eve Bir Kütüphane” temasıyla bazı kitaplar için özel indirimler uygulamıştı.
6 milyondan fazla ziyaretçi sayısı sadece kültürel değil, aynı zamanda ekonomik bir etki de yarattı. Fuar süresince kitap satışları, telif görüşmeleri, çeviri anlaşmaları ve iş bağlantıları ile sektör içi faaliyetler canlandırıldı, yeni pazar alanları açıldı. Bu noktada Al Araby Yayınları adına Ranya Bakr özellikle Romanya’nın onur konuğu olarak seçilmesinden oldukça memnun olduklarını belirtti:
Açıkçası Romanya edebiyatı ile ilgili çok bilgimiz yoktu. Bu sene Romanya’nın onur konuğu olduğunu öğrendiğimizde araştırma yapmaya başladık. Büyük ve oldukça zengin bir edebiyatla karşılaştık. Ama bu araştırma kolay olmadı, çünkü yabancısı olduğumuz bir edebiyattı ve Romenceden Arapçaya çeviri yapacak çevirmen bulmakta da zorluk çektik. Yeni dönemde Romenceden birçok kitap yayınlamayı planlıyoruz.’
Bugün dünyanın birçok yerinde kitap fuarları daha çok sektör buluşmaları, telif anlaşmaları ve profesyonel ağlarla anılıyor. Mısır’da her geçen gün derinleşen ekonomik krize rağmen Yeni Kahire’de, şehir merkezinden uzakta kurulan devasa fuar alanına türlü zorlukları geride bırakarak gelen 6 milyondan fazla ziyaretçi, Kahire’de fuarı bir “halk buluşması” haline getirdi.
Necib Mahfuz’un yeniden hatırlanması, geçmişle bağ kurma ihtiyacı; en uzun kuyrukların bilimkurgu ve fantazya stantlarında olması, bu yan yanalık belki de çağın ruhunu ele veriyor. Hafıza ile ihtimal aynı çatı altında buluşuyor. Klasik ile popüler, gerçekçilik ile hayal gücü, geçmiş ile gelecek arasında keskin bir ayrım olmaması, belki de 2026 Kahire Kitap Fuarının asıl anlamı burada saklı.
Önceki Yazı
İstanbul’da Bir Göçmen:
Göçmenliğin diyalektiği ve dilin ilk ölümü
“Luan Starova için İstanbul ne bir varış noktasıdır ne de kaybedilmiş bir cennet; daha çok, konuşulması gecikmiş bir zamanın adıdır.”
Sonraki Yazı
Haftanın vitrini – 8
Yeni çıkan, yeni baskısı yapılan, yayınevlerince bize gönderilen, okumak ve üzerine yazmak için ayırdığımız bazı kitaplar: Akdeniz’in Hayal Gücü / Antarktika / Edebiyatta Doğaüstü Korku / Kara Tutması / Kayda Geçen Kayıplar / Kollontay / Kusursuzluk / Olmayacak Şeylerin Romanı / Teknofeodalizm / Yaşama Övgü